Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat
2025 yılı Ocak-Kasım döneminde ihracatımız, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %3,7 oranında artışla (8,8 milyar dolar artış) 247,2 milyar dolar olmuştur. Bu artış, küresel talepteki dalgalanmalara rağmen ihracatçılarımızın pazarlardaki direncini ve üretim kapasitemizin gücünü yansıtmaktadır. 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde ithalatımız ise bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %5,7 oranında artışla (17,9 milyar dolar artış) 329,7 milyar dolar olmuştur. Söz konusu ithalat artışı, büyük ölçüde küresel emtia fiyatlarındaki yükseliş, iç talep dinamikleri ve üretim faaliyetlerindeki genişlemeyle ilişkilidir.
Ülke olarak stratejik alanlarda dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik politikalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. OECD Ticarette Katma Değer (TiVA) veri tabanı, Türkiye’nin ihracatındaki yabancı katma değer payının uzun yıllardır uluslararası ortalamaların altında seyrettiğini ortaya koymaktadır. Savunma sanayinde ulaşılan yüksek yerlilik oranı bu yaklaşımın somut bir örneğidir.Söz konusu oran son yıllarda hızla artırarak en son 2024 yılında %81’ler seviyesine yükselmiştir.
Öte yandan, Türkiye’nin ihracat performansının arkasında güçlü bir üretim altyapısı bulunmaktadır. Otomotiv sektöründe 2 milyona yakın üretim kapasitesi, yıllık 1,5 milyon araç üretimi ve 37 milyar doları aşan ihracatla Türkiye; Avrupa’nın dördüncü, dünyanın on ikinci en büyük üretim üssü konumundadır. Yerli ve milli markamız TOGG’un yeni modelleriyle Avrupa pazarında yer alması, mühendislik ve tasarım gücümüzü göstermektedir. 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde otomotiv sektörü ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %13,4 oranında artarak 33,2 milyar dolara yükselmiştir.
Makineler ve elektrikli makineler sektörü ihracatımız 2025 yılının ilk 11 ayında geçen yılın aynı dönemine göre %3 oranında artarak 39,4 milyar dolara yükselmiştir. Bu artış, sanayimizin ara malı ve yatırım malları üretimindeki yetkinliğini güçlendirerek, ihracatımızın niteliğini yukarı taşımaktadır.
Bilindiği üzere, ülkemiz son yıllarda savunma sanayinde yalnızca bölgesinde değil, küresel ölçekte de adından bahsettiren bir ülke haline gelmiştir. Savunma sanayimiz dost ve müttefik ülkelerin ihtiyaçlarını karşılamanın ve küresel barışa katkı vermenin yanı sıra ihracat ve istihdam alanlarında da ülkemize katkı sağlayan sektörlerin başında gelmektedir. 2002 yılında yalnızca 248 milyon dolar düzeyinde olan savunma ve havacılık sanayi ihracatımız 2024 yılı sonunda 28 kat büyüyerek 7,2 milyar dolar gibi rekor bir seviyeye ulaşmıştır. 2025 yılı TİM verileri incelendiğinde ise Ocak-Kasım döneminde savunma ve havacılık sanayi ihracatımızın önceki yılın aynı dönemine göre %29,8 artış göstererek 7,4 milyar doları aştığı görülmektedir.
Savunma ve havacılık sanayimizin başarılarından çok sayıda uluslararası kurum ve kuruluş da övgüyle bahsetmektedir. Defence News tarafından her yıl yayımlanan, en saygın savunma sanayi listelerinden biri olarak kabul edilen ve dünyanın en büyük 100 savunma sanayi firmasının ilan edildiği listede 2025 yılında 5 firmamız yer almayı başarmıştır.
Dünyada artan rekabet ve pek çok alanda ortaya çıkan teknolojik dönüşüm ihtiyacıyla ilgili olarak ülkemiz, ekonomimizin teknoloji düzeyini yükseltmek için büyük gayret sarf etmektedir. Ülkemizde başlatılan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi (HAMLE) Programı, TCMB tarafından sağlanan Yatırım Taahhütlü Avans Kredileri (YTAK), HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı gibi mekanizmalar, bu dönüşüm sürecinin temel yapı taşları arasında yer almaktadır.
Ticaret Bakanlığı olarak mevcut teknoloji düzeyimizi daha da yükseltmek için sürekli yeni program ve projeler geliştiriyoruz. Bu çerçevede, Ar-Ge ve inovasyona ağırlık veren yüksek teknolojili üretim ile katma değerli ihracatımızı artırmak için tasarım, markalaşma, Turquality, Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (Ur-Ge) projelerine yönelik desteklerimiz kesintisiz sürüyor. Ayrıca, Küresel Tedarik Zinciri Yetkinlik Proje Desteği, Avrupa Yeşil Mutabakata Uyum Projesi Desteği (Responsible® Programı), fuar, pazara giriş ve ihracatın tabana yayılmasına yönelik desteklerimiz ile e-ihracat gibi ihracatın dijitalleşmesi araçlarımızla başta KOBİ’lerimiz olmak üzere, tüm ihracatçılarımıza yeni ufuklar açıyoruz.
Söz konusu programların ve projelerin bir sonucu olarak, 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız, 2024 yılının aynı dönemine kıyasla, %9,6 oranında artarak 100,3 milyar dolara ulaşmıştır ve toplam imalat sanayi ihracatı içindeki payı %43’e çıkmıştır. Bu gayretlerimizle ülkemizin ihracatındaki gerek orta-yüksek gerekse yüksek teknoloji payı önümüzdeki dönemde daha da artacaktır.
Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, daha yüksek katma değerli üretim, daha güçlü ihracat ve daha sürdürülebilir bir ekonomik yapı hedefiyle yolumuza devam edeceğiz. İş dünyamızın dinamizmi, azmi ve cesaretiyle Türkiye, küresel ticaretteki güçlü konumunu daha da pekiştirmeye kararlıdır.
Kaynak: Sanayi Gazetesi