“Türkiye kadar insanını israf eden başka bir ülke yok!” Sosyal medyada infial yaratan bir sokak röportajı, modern dünyanın en büyük teknolojik devrimlerinden biri olan 5G’nin arkasındaki Türk dehasını yeniden gündeme taşıdı.
Bilkent Üniversitesi’nden Profesör Erdal Arıkan, geliştirdiği ‘kutupsal kodlama’ sistemiyle Çinli teknoloji devi Huawei’ye milyar dolarlar kazandırırken, dünya bilim camiasının en prestijli ödüllerini topladı. Peki, 1 Nisan 2026’da Türkiye’nin de resmen geçiş yapacağı 5G teknolojisinin gerçek mimarı Erdal Arıkan kimdir? İşte bir dehanın hüzünlü, gururlu ve bir o kadar da düşündürücü başarı hikayesi…
ERDAL ARIKAN KİMDİR?
En yalın haliyle Erdal Arıkan, Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümünde görev yapan, 2013 yılında bilgi teorisinde kutupsal kodlamayı geliştirmesinden ve katkılarından dolayı IEEE WRG Baker Ödülünü ve 2018’de ise alanının en prestijli ödülünü olan Shannon Ödülü’nü alan bir bilim insanı.
Ancak bu yalın tanımın arkasında hoş ve aslında Türkiye için hüzünlü de bir hikaye var. Sosyal medyada paylaşılan bir sokak röportajında Erdal Arıkan, 5G’yi icat eden kişi olarak ifade ediliyordu. Bu iddia ise MIT’de çalışmış başka bir Türk profesör tarafından paylaşılıyordu. Bu bilgiden sonra Erdal Arıkan’ın kim olduğunu ve 5G özelindeki çalışmalarını araştırdım. İşin ucu 2018 yılında bir Huawei videosuna çıktı.
“39 senedir ABD’de yaşayan profesör
“Türkiye kadar insanlarını israf eden bir ülke dünyada yok. Hani burada diyorlar ya ‘çıkar telefonunu’ diye, dünyadaki en ileri telefon şu anda 5G. Bütün her yerde 5G var; ABD’de, Çin’de, Avrupa’da… Peki, 5G’yi kim icat etti? 5G’yi icat eden Erdal Arıkan, Bilkent Üniversitesi’nde profesör. Benim ev arkadaşımdı ABD’de MIT’den. 5G’yi Türkiye’de buldu, sonra Çin makaleyi buldu, 600 milyon dolar para yatırdı onun makalesine.
Çin o işten yarım trilyon dolar para kazandı. Görüyor musun? Adam Ankara’da oturuyor, 5G’yi icat ediyor ve Türkiye’nin bundan haberi yok. Çin, Erdal’ın makalesini buluyor, 600 milyon dolar yatırıyor, 500 milyar dolar para kazanıyor 10 senede. Türkiye’de ne pırlantalar var biliyor musun? Devlet başkanından sokaktaki halka kadar kimsenin haberi yok. Partili değilse adamı Bilim Kurulu’na falan bile koymazlar. Dünyanın en iyi ekonomistlerinden 3 tanesi Türk. 2 tanesi Harvard’da, 1 tanesi MIT’de profesör. Türkiye’de kimsenin haberi yoktur bu adamlardan.”
Türkiye, Erdal Arıkan Gibi Değerli Bilim İnsanlarını Değerlendirmekte ve Tanıtmakta Yetersiz
Sokak röportajında konuşan kişi, Türkiye’nin bu tür değerli bilim insanlarını tanımakta ve değerlendirmekte yetersiz kaldığını belirterek, ülkenin potansiyelini tam anlamıyla kullanamadığını vurguladı. “Dünyanın en iyi ekonomistlerinden üçü Türk. İkisi Harvard’da, biri MIT’de profesör. Ama Türkiye’de kimsenin haberi yok,” diyerek Türkiye’nin bilimsel potansiyelini israf ettiğini söyledi. Buna katılmamak elde değil. Bu ülkede ne yazık ki papaz eriğini imam eriğine çevirme projesi 5G’yi bulan Türk bilim insanından daha çok biliniyor.

Erdal Arıkan, sadece bir akademisyen değil, aynı zamanda Türkiye’nin bilim dünyasına sunduğu büyük bir değer. Ancak, Türkiye’nin bu tür değerleri yeterince tanımaması ve değerlendirmemesi, ülkenin bilim ve teknoloji alanındaki potansiyelini tam anlamıyla kullanamamasına neden oluyor. Arıkan’ın hikayesi, Türkiye’nin sahip olduğu bilimsel potansiyeli ve bu potansiyelin nasıl değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Sonuç olarak, sokak röportajında dile getirilen iddialar, Türkiye’nin bilimsel potansiyelini ve bu potansiyelin nasıl değerlendirildiğini yeniden düşünmemizi sağlıyor. Erdal Arıkan’ın hikayesi, Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanında ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Ancak, bu potansiyelin tam anlamıyla kullanılabilmesi için, ülkenin bilim insanlarına ve onların buluşlarına daha fazla değer vermesi gerekiyor. Türkiye, kendi pırlantalarını tanımalı ve değerlendirmeli ki, bilim ve teknoloji alanında hak ettiği yere gelebilsin.

Tüekiye, beşinci nesil mobil şebekeye ne zaman geçiyor?
Türkiye 1 Nisanda dijitalde tarihi bir eşiğe imza atacak. Türkiye’nin dijital altyapısını küresel standartların ötesine taşıyacak olan 5G, 1 Nisan 2026’dan itibaren hayatın her kesiminde daha akıllı, hızlı ve verimli bir yaşamın kapılarını aralayacak. Saniyeler içerisinde işlemlerin tamamlanacağı beşinci nesil mobil şebeke ile dijital dönüşümde yeni bir yolculuğa hazırlanıyoruz.
İnternet hızını en az 10 katına çıkaracak olan 5G sadece cep telefonlarını değil; uzaktan robotik ameliyatları, kazaları önleyen otonom araçları, akıllı tarım ve 3 boyutlu eğitimi de kapsayan bu yeni nesil altyapı, sıfıra yakın gecikme süresiyle günlük yaşamın ritmini tamamen değiştirecek.
Kaynak: Haber Merkezi