Organize Sanayi Bölgelerinde stratejik planın önemi!

Organize Sanayi Bölgeleri ülkemiz ekonomisi için kritik rol oynayan stratejik öneme sahip yapılardır.

Sosyo-ekonomik gelişim için önemi giderek daha da artmaktadır. Bugün ile gelecek arasında köprü kurarak ve kuruluş misyonlarına uygun olarak faaliyetlerini etkili ve verimli şekilde sürdürmesi konusu üzerinde durulması gerekmektedir. Geleceği yönelik öngörüde bulunmak ve bu doğrultuda adım atmak kolay bir süreç değildir. Bununla birlikte değişimleri yakından takip eden, zamanın ruhunu yakalayan, geleceğin belirsizliğiyle başa çıkabilmek için proaktif şekilde yönetilen kurumlar ve yapılar hem performanslarını yükseltecek hem de marka imajını çok güçlendirecektir. Organize Sanayi Bölgelerinin çok net bir şekilde, neleri yapacağına, nasıl yapacağına, nasıl rekabet stratejileri izleyeceğine ve belirlenmiş stratejik amaçlarına ulaşıp, paydaşlarının refahını nasıl artıracağına yönelik arayışlar içinde olması gerekmektedir. 

Stratejik planlar geleceğin belirsizliğini en aza indirgemek için paydaşlarımızla birlikte oluşturduğumuz yol haritası görevini de üstlenmektedir. Çünkü stratejik plan doğrultusunda hareket etmeyen kurumlar için pazar ve teknoloji çalkantılarının etkisi yıkıcı olacaktır.  Teknoloji ve pazardaki çalkantılar ekonomik, sosyal ve siyasal değişimlerle de yakın bir ilişki içindedir. Örneğin küresel çapta hızla yayılan pandemi, iklim krizi ve teknolojik değişimler, iş dünyasını da etkilemiş ve dönüştürmüştür. Sanayi bölgelerinin de bu değişimden etkilenmesi normal bir gelişmedir. Organize Sanayi Bölgeleri, iş yapış yöntemlerinde yenilikçi iş modellerini tercih edecek bir bakış açısına ve bunu destekleyecek yönetim tarzına sahip olmak durumundadır. Organize Sanayi Bölgeleri yönetimlerinin yakın çevre ve genel çevredeki değişimleri, çalkantıları ve belirsizlikleri yönetilebilir hale getirmek için gerçekçi stratejik planlara ihtiyacı bulunmaktadır.

İyi hazırlanmış bir stratejik planı önemlidir ve kurumlara çeşitli faydaları bulunmaktadır. Stratejik planlar kurumlar için rekabet üstünlüğü elde etme, fırsatların ortaya çıkartılması ve değerlendirilmesi, risklerin kontrolü ve yönetilmesi, koordinasyonun sağlanması ve uygun kararların verilmesi açısından büyük bir önem taşımaktadır. Belirlenmiş doğru stratejiler kurumları pazarda öne geçirerek rekabet avantajı elde etmesini sağlamaktadır. Bu doğru stratejilerin belirlenmesi stratejik bir bilinç ile hazırlanmış stratejik planlarla mümkün olmaktadır.

Stratejik plan kurumla ilgili birçok unsuru takip etme kapsamında kurumlara büyük bir değer kattığı bilinen bir durumdur. Plan sürecinde geçmiş ve günümüze yönelik olarak derinlemesine bir veri toplama çalışması yapılmaktadır. Hem planı hazırlayan ekibin bizzat kendilerinin elde ettiği birincil veriler hem de ikincil veriler bu süreçte toplanmaktadır. Rasyonel karar vermek için karar verilecek amaç ve hedeflere yönelik verilere ulaşılması önem taşımaktadır. Gelecekle ilgili öngörüler içinde bu temel teşkil edecektir. Toplanan birincil ve ikincil verilerin detaylı bir analize tabi tutulması gerekmektedir. Bu noktada da analiz yapmasını bilmek ve analiz sonuçlarını anlamlandırabilmek kararların şekillendirilmesi açısından kritik role sahiptir. Hem kuruma yönelik hem de kurumun çevresine yönelik veriler toplanıp analiz edildikten sonra karar alternatiflerimiz oluşturulmaktadır. Kurum içi verilerin analizi bir noktada iyi olduğumuz yönlerimizi ortaya çıkarmakta ve aynı zamanda iyileştirmeye açık taraflarımızı görmemizi sağlamaktadır. Böylelikle rekabete yönelik olarak kuvvetli taraflarımızı daha etkin bir şekilde kullanabiliriz ve iyileştirmeye açık yönlerimizi de hızlıca geliştirme imkânına sahip oluruz.

Yakın çevremiz, temas halinde olduğumuz ve orada meydana gelen gelişmelerden direkt olarak etkilendiğimiz çevremizdir. Bu çevrede rakiplerimiz, müşterilerimiz, tedarikçilerimiz, bayiler vb. aktörler yer almaktadır. Örneğin rakiplerimizin yönelimlerini, pazara yayılma stratejilerini, geliştirdikleri ürün veya hizmetleri yakından takip etmemiz ve bunlara yönelik bilgileri güncel tutmamız gerekiyor. Çünkü rakiplerimizdeki gelişmeler bizi de etkilemektedir. Bunları diğer yakın çevre aktörleri için de söyleyebiliriz. Yakın müşteri ilişkileri, müşterilerin beklentilerindeki değişimlerin takip edilmesi, bunların karşılanmasına yönelik çabalar ve müşteri geri bildirimlerinin kullanılması stratejik plan sürecinde önemli faydalar sağlamaktadır. Yakın çevremizdeki her bir aktöre yönelik verilerin toplanması rasyonel kararlar vermemize destek sağlayacaktır.

Kurumların dışsal çevresi ise daha makro faktörleri ifade etmektedir. Bunlara örnek olarak ekonomik koşullar, politik koşullar, teknolojik koşullar, sosyo-kültürel koşullar ve hukuki koşulları verebiliriz. Kurumlar buradaki gelişmeleri de yakından takip etmek durumundadır. Çünkü bu çevredeki değişimlerde dolaylı olarak kurumların faaliyetlerini etkileyecektir. İlgili verilerin toplanması ve uygun şekilde analizi de önem taşımaktadır. Bu verilerin analizi kurumlara değerlendirebilecekleri fırsatlar ve karşılaşabilecekleri tehlikeler konusunda önemli bir değerlendirme imkânı sağlayacaktır. Bundan dolayı iyi hazırlanmış stratejik planların önemi daha artmaktadır. Stratejik planlarda vizyon, misyon, temel değerler, stratejik amaçlar, hedefler belirlenmekte ve performans göstergeleri oluşturulmaktadır.

Stratejik planda belirlenen amaç ve hedeflerin gerçekleştirilmesi için alınan kararların uygulama süreçlerine de önem verilmesi gerekmektedir. Çünkü karar alınması aşamasına kadar yapılan çalışmalar ne kadar önemliyse, alınan kararların uygulamaya geçirilmesi de bir o kadar önem taşımaktadır. Kararların oluşturulması büyük ölçüde toplanan verilerin analizi sonucundaki elde etmiş olduğumuz bulgulara göre oluşturulmaktadır. Alınan kararların uygulamaya geçirilmesi ise farklı bir odaklanmayı ve bakış açısını gerektirmektedir. Uygulama kısmı kurum içi dinamiklerle yakın bir ilişki içindedir. Bunun içerisinde yöneticilerin yetkinlikleri, yönetim tarzları, kaynakların yeterli olup olmaması, çalışanların nitelik ve niceliği, kaynakların uygun şekilde tahsisi, kurum kültürü ve yeni kararların benimsenmesi ve direnç gösterilmesi ile ilgili hususları söyleyebiliriz. Kararlar alınırken uygulama aşamasında karşılaşılabilecek problemlerin de önceden belirlenmesi ve buna yönelik çözüm alternatiflerinin düşünülmesi gerekmektedir.

Ülke ekonomisi açısından kritik role sahip olan Organize Sanayi Bölgelerinin yönetiminde, yönetim biliminin öğretilerinden yararlanılması ve bu kapsamda üniversite-sanayi iş birliğine daha fazla önem verilmesi gerekmektedir. Bu noktada Organize Sanayi Bölgelerinin stratejik planlarının önemini tekrar belirtmek gerekiyor. Her şeyden önemlisi de stratejik planların prosedür yerine gelsin şeklinde düşünülerek yapılmasının hiçbir faydası bulunmayacaktır.

Özetle, Organize Sanayi Bölgeleri yönetimlerine GOSB’un 2024-2028 stratejik planını örnek alınacak bir rehber olarak tavsiye edebilirim. GOSB 2024-2028 stratejik planı, stratejik planın ruhuna, metodolojisine uygun ve kurumun durumuna özgün olarak hazırlanmıştır. GOSB’a yönelik planda yer alan stratejik amaçlar, hedefler ve performans göstergeleri de rekabetçiliği ve GOSB’un faaliyet gösterdiği bölgeye yönelik dönüştürücü rolünü de içermektedir.

Kaynak: Sanayi Gazetesi