WSJ analizinde, Türkiye’nin 2002 yılında katıldığı F-35 Müşterek Taarruz Uçağı programından çıkarılmasının temel nedeninin Rus yapımı S-400 hava savunma sisteminin satın alınması olduğu hatırlatıldı.
Ankara’nın bu kararla birlikte, F-35’in geliştirme ve bakım süreçlerindeki sanayi sözleşmelerini de kaybettiği vurgulandı.
Gazete, Türkiye’nin S-400 sistemlerini aktive etmeyip depoda tutmayı kabul etmesine rağmen sürecin geri döndürülemediğini belirtti.
F-35’lerin Türkiye’ye satılması halinde İsrail’in askeri açıdan dezavantaj yaşayacağı yönündeki görüşlerin ise gerçekçi olmadığı ifade edildi.
İsrail’in, ABD savunma projelerinde aviyonik erişim, silah entegrasyonu ve finansman açısından ayrıcalıklı konumunu koruduğuna dikkat çekildi.
Analizde, Türkiye’nin bir yandan Eurofighter Typhoon alımını gündeme alırken diğer yandan F-35’e yeniden dönme girişimlerinin, savunma tedarik sistemindeki yapısal sorunların sonucu olduğu değerlendirildi.
Böyle bir senaryonun, sanayi kazanımı olmadan birden fazla savaş uçağı tipinin aynı anda işletilmesine ve savunma bütçeleri üzerinde ek yük oluşmasına yol açabileceği kaydedildi.
WSJ’ye göre Türkiye açısından temel mesele, yakın bir savaş ihtimali değil; geçmişte yapılan stratejik tercihler nedeniyle ortaya çıkan askeri ve ekonomik maliyetlerin yönetilmesi.
Kaynak: Ekonomim