Enerji Ekosisteminde Yeni Nesil Organize Sanayi Bölgeleri

Sanayi Devrimi sonrası hızla sanayileşen, değişen ve gelişen dünyada, sanayi faaliyetlerinin planlı ve düzenli yürütülmesi amacıyla Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) kavramı ortaya çıkmıştır. Bu kavramın ortaya çıkmasında sanayi tesislerin kent dışında kümelenmesi (kontrolsüz kentleşmenin engellenmesi), altyapı hizmetlerinin ortak kullanılması (su, enerji, ulaşım vb.) ve çevresel etkilerinin daha rahat gözlenebilir olması etken olmuştur.

Veli Aydın

Bu anlamda ilk modern organize sanayi bölgeleri bu etkenler ışığında sanayi devrimine öncülük eden ülkelerde; İngiltere’de Manchester ve çevresinde tekstil sanayi tesisleri ile gelişirken, Birmingham’da metal ve makine üretimine dayalı planlı sanayi alanları gelişmiştir. Almanya’da ise Ruhr Havzası kömür ve çelik sektörü ağırlıklı yapısı ile planlı ve büyük ölçekli modern bir sanayi bölgesi olarak ortaya çıkmıştır. Son olarak farklı bir kıtadan örnek vermek gerekir ise Amerika Birleşik Devletleri’nde Chicago ve Detroit ön plana çıkmaktadır. Chicago’da demiryolu (ulaşım) merkezli büyük ölçekli sanayi bölgeleri gelişirken, Detroit otomotiv sanayisi ile ihtisaslaşmış sanayi bölgesi kavramının ilk örneği olmuştur.

            Ülkemizde ise Cumhuriyetin ilk yılları ile başlayan sanayi hamlesinin 1960 yılından itibaren daha planlı hale gelmesi ile sanayinin belli alanlarda toplanması ve altyapı maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla daha düzenli sanayi alanları oluşturmuştur. Bu bağlamda Avrupa ve ABD’de sanayi bölgeleri hızla sanayileşmenin bir ürünü olarak ortaya çıkarken, Ülkemizde Organize Sanayi Bölgeleri kavramı bilinçli bir kalkınmanın en güçlü öğesi olarak ortaya çıkmıştır.

            1962 yılında tekstil sanayi ağırlıklı ilk Organize Sanayi Bölgesinin Bursa’da kurulması ile başlayan süreçte, hızla büyükşehirlere yayılım gösteren OSB’ler sanayi yatırımlarının ana lokasyonu haline gelmiştir. 2000 yılında 4562 sayılı OSB Kanunun Kabul edilmesi ile hukuki çerçevesi netleşmiş standartlara uygun bir şekilde kurulması ve işletilmesinin önü açılmıştır. Sonraki yıllarda ise teşvik ve altyapı yatırımları ile OSB sayısı hızla yükselirken ihtisas OSB’ler dönemi başlamıştır. Yeni dönemde ise kurulan Teknoparkların OSB’lere entegrasyonu ile katma değerli üretime önem verilmesinin yanı sıra yenilebilir enerji ve enerji verimliliği ile karbon salınımı azaltılmış döngüsel ekonomiye katkı sağlayan yeni nesil Yeşil OSB olgusu ortaya çıkmıştır.

            Yenil nesil OSB’ler olarak tanımlanan Yeşil OSB’ler, yaşanan küresel rekabette dijitalleşme ve enerjide dönüşüm parametreleri ile kendisini daha güçlü hissettiren iklim krizinin gölgesinde klasik OSB tanımının değişmesine neden olmuştur. Bu yeni ekosistem yalnızca üretim alanı olmakla kalmayıp sürdürülebilir akıllı ve döngüsel ekonominin merkezi konumundadır. Merkezin çevresini ise dijital akıllı altyapı sistemleri, yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi ve yeşil dönüşüm, sanayi – üniversite – kamu iş birliği (Ar-ge ve inovasyon) ile son olarak sosyal yaşam odaklı yaklaşım oluşturmaktadır.

            Tüm bu merkez ve çevreye biraz daha geniş açı ile baktığımızda artık yeni nesil OSB’lerde yapay zekâ destekli yönetimi, sensör tabanlı izlemeleri ve buna bağlı olarak büyük veri analitiğini gözlemlemekteyiz. Bu sayede su kullanımı, enerji tüketimi, lojistik ve atık yönetimi anlık olarak izlenebilmektedir. Çevresel boyutun temelinde ise bu ekosistemde karbon salınımını azaltılması hedefi yer almaktadır. Bu temelden dolayı fosil yakıtların azaltılması için rüzgâr enerjisi, çatı ve arazi tipi güneş enerjisi sistemleri, atık su arıtma tesisleri, geri dönüşüm ve sıfır atık uygulamaları ön plana çıkmaktadır.  Üniversite – Sanayi ve Kamu iş birliği noktasında ise artık geleneksel OSB anlayışından farklı olarak Ar-ge ve start up merkezlerini, teknoparkları, teknoloji transfer ofisleri ile uluslararası akredite büyük laboratuarları gözlemlemekteyiz. Ayrıca geçmişten günümüze en önemli değişimlerden biri olan çalışanların yaşam kalitesinin yükselmesi amacıyla yeşil alanların, sağlık ve sosyal donatı alanlarının daha fazla yer görmekteyiz.

            O halde yukarıda geniş açıdan baktığımız yeni nesil Organize Sanayi Bölgelerinde tüm bunlara bağlı olarak enerji talebinin doğru orantılı olarak arttığını analiz etmekteyiz. Bu analizin birincil çıktısı mikro enerji yapıları, yedekli enerji hatları ve yerinde üretim sistemleri (yenilebilir enerji) sayesinde enerji arz güvenliği ve sürekliliğinin sağlanmasıdır. İkincil çıktısına ise talep yönetimi ve enerji verimliliğini diyebiliriz. Yeni nesil Organize Sanayi Bölgelerinde hedef az önce bahsettiğimiz yerinde üretim sistemleri ile üretilen enerjinin daha verimli kullanılması, yani daha düşük enerji tüketimi ile maliyetlerin düşürülmesidir. Bu noktada enerji etütleri, akıllı sayaçlar, enerji yönetim yazılımları ve gerçek zamanlı izleme sistemleri devreye girmektedir. Böylece sanayi kuruluşlarının tüketim profilleri analiz edilerek yüksek saatlerde enerjinin dengelenmesi ve sistem verimliliğinin artırılması hedeflenmektedir. Ayrıca sanayi tesislerinde ortaya çıkan atık ısı, yeni nesil Organize Sanayi Bölgelerinde değerlendirilmesi gereken önemli bir enerji kaynağıdır. Kojenerasyon ve trijenerasyon sistemleri sayesinde elektrik, ısı ve soğutma enerjisi birlikte üretilerek toplam enerji verimliliği %80’in üzerine çıkarılabilmektedir. Bu yaklaşım, özellikle enerji yoğun sektörlerin yer aldığı OSB’lerde büyük avantaj sağlamaktadır. Üçüncül ve en yeni çıktısı ise enerji depolama sistemlerinin geliştirilmesi, son tip batarya teknolojileri ve ısı depolama sistemleri olmaktadır.

            Sonuç olarak, ülkemizde ki gerek klasik Organize Sanayi Bölgelerinde gerekse dönüşüm sürecinde olan veya yeni kurulan yeni nesil Organize Sanayi Bölgeleri için enerji ihtiyacının sürekli ve kesintisiz karşılanması büyük önem arz etmektedir. Bu zorunluluk hali enerji etütü, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, depolama ve akıllı yönetim sistemleriyle desteklendiğinde rekabet unsuru sağlayan stratejik bir konuma gelmektedir.

Kaynak: Sanayi Gazetesi

Yorum Yap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

four × three =