Hülya Sucu DUYAN
Yeminli Mali Müşavir
Bu bölge ve merkezlerde çalışanların fiilen bölge veya merkezler dışında geçirdikleri süreler için uygulanan gelir vergisi stopajı teşvikinin uygulama süresinin uzatılması, Ar-Ge ve tasarım indirimi ile teknopark kazançlarına ilişkin girişim sermayesi uygulamasında alt sınırın yeniden belirlenmesi ve belirli parasal sınırların aşılması hâlinde Yeminli Mali Müşavir tasdik raporu ibrazı zorunluluğunun getirilmesi, mükellefler açısından yalnızca teknik bir şekil şartı olmaktan çıkmış; doğrudan vergi planlamasını ve bütçeleme süreçlerini etkileyen stratejik bir unsur hâline gelmiştir. Bu yazıda, söz konusu düzenlemelerin kapsamı, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri bakımından tasdik zorunluluğunun sınırları, raporlama süreci ve uygulamada karşılaşılabilecek riskler ele alınacaktır.
- Esnek çalışma sürelerinde stopaj teşviki uygulama süresi uzatıldı
İlk düzenleme, teknoloji geliştirme bölgeleri ile Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde görev yapan personelin fiilen bölge veya merkezler dışında geçirdikleri süreler için uygulanan gelir vergisi stopajı teşvikine ilişkindir.
Buna göre, söz konusu teşvikin süresi 31/12/2026 tarihine kadar uzatılmış; söz konusu süreler için bilişim personelinde %100, diğer çalışanlarda ise %75 oranında istisna uygulanmasına devam edilmektedir. Bu düzenleme, esnek çalışma modellerini desteklerken, firmaların teşviklerden daha etkin yararlanmasını amaçlamaktadır.
- Girişim sermayesi uygulamasında yeni alt sınır
İkinci önemli düzenleme, Ar-Ge ve tasarım indirimi ile teknopark kazançlarına ilişkin girişim sermayesi uygulamasında alt sınır yeniden belirlendi.
5746 ve 4691 sayılı Kanunlar kapsamında yıllık beyanname üzerinde yararlanılan istisna ve indirim tutarı 5.000.000 TL ve üzerinde olan mükellefler için, 1/1/2026 tarihinden itibaren bu tutarların %3’ünün pasifte geçici bir hesaba aktarılması zorunlu tutulmuştur.
Bu aktarım için yıllık bazda 100.000.000 TL üst sınırı öngörülmüş olup, özellikle 2025 yılı kazanç istisnası ve yararlanılan indirim tutarlar bakımından mükelleflerin yeni hadleri dikkate alarak planlama yapmaları gerekmektedir.
- YMM tasdik zorunluluğu genişletildi
Üçüncü düzenleme ise, 49 Sıra No’lu Genel Tebliğ ile getirilen YMM tasdik zorunluluğudur.
Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin birçok istisna ve indirimden yararlanabilmeleri, belirli parasal sınırların aşılması hâlinde YMM tasdik raporu ibrazı şartına bağlanmıştır. Amaç; istisna ve indirim uygulamalarının doğruluğunu bağımsız bir denetim mekanizması ile güvence altına almak ve hatalı uygulamaların önüne geçmektir.
Düzenleme, özellikle yatırım, Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, teknoloji ve ihracat gibi stratejik alanlarda faaliyet gösteren kurumsal yapıları yakından ilgilendirmekte olup, bu şirketlerin vergi planlamalarını ve bütçeleme süreçlerini yeni denetim mekanizmasını dikkate alarak yeniden gözden geçirmeleri zorunlu hâle gelmiştir.
- Gelir vergisi ve kurumlar vergisi mükellefleri için tasdik kapsamı
Beyannamelerinde çeşitli istisna veya indirimlerden yararlanan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri bakımından, 2025 yılından itibaren elde edilecek gelir ve kazançlara uygulanacak bu zorunluluk, beyan süreçlerini doğrudan etkilemektedir.
- Gelir vergisi mükellefleri tasdik zorunluluğu getirilen istisna ve indirimler
Gelir vergisi mükelleflerinin, gelir vergisi beyannamelerinde yer verilen istisna, indirim ve uygulamalara ilişkin yeminli mali müşavirlere tasdik ettirmeleri zorunluluğu getirilen işlemleri şu şekildedir;
- Sınai Mülkiyet Haklarında İstisna (5520 sayılı Kanun Madde 5/B)
- Türk Uluslararası Gemi Siciline Kayıtlı Gemilerin İşletilmesinden ve Devrinden Sağlanan Kazanç İstisnası (4490 sayılı Kanun)
- Serbest Bölgelerde Elde Edilen Kazanç İstisnası (3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu)
- Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Elde Edilen Kazanç İstisnası (4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu)
- Yurtdışına Verilen Yazılım, Mühendislik, Eğitim ve Sağlık Hizmetleri Kazanç İndirimi (193 sayılı Kanun Madde 89/13)
- İndirimli Gelir Vergisi Uygulaması (5520 sayılı Kanun Madde 32/A)
- Ar-Ge ve Tasarım İndirimleri (5746 sayılı Kanun)
- Yatırım İndirimi İstisnası (193 sayılı Kanun Geçici 61)
- Kurumlar vergisi mükellefleri tasdik zorunluluğu getirilen istisna ve indirimler
Kurumlar vergisi mükellefleri için tasdik kapsamına alınan başlıca ve en sık karşılaşılan kalemleri şu şekildedir;
- Yurtdışı ve Yurtiçi İştirak Kazançları İstisnaları
- Gayrimenkul ve İştirak Hissesi Satış Kazancı İstisnası
- Sınai Mülkiyet Haklarında İstisna
- Serbest Bölgeler ve Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kazanç İstisnaları
- Nakdi Sermaye Artışından Kaynaklanan Faiz İndirimi
- Ar-Ge ve Tasarım İndirimleri
- Yatırım İndirimi İstisnası
- İndirimli Kurumlar Vergisi Uygulamaları
- Yerel ve Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi
- YMM tasdik zorunluluğuna ilişkin parasal sınırları
Tek kalemde 500.000 TL Sınırı; Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri bakımından, listelenen istisna veya indirim kalemlerinden herhangi birinin tutarının tek başına 500.000 TL’yi aşması halinde, ilgili kalem için YMM tasdik raporu ibrazı zorunlu hâle gelmektedir.
Toplamda 1.000.000 TL Sınırı; Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri bakımından, listelenen istisna veya indirim kalemlerinden hiçbiri tek başına 500.000 TL’yi aşmamakla birlikte, beyannamede yararlanılan birden fazla istisna ve indirimin toplam tutarının 1.000.000 TL’yi aşması halinde, bu istisna ve indirimlerin tamamı için YMM tasdik raporu ibrazı zorunlu hâle gelmektedir.
Diğer istisna ve indirimler” sınırı: Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri bakımından, yıllık beyannamede “Diğer İndirimler” veya “Diğer İstisnalar” satırına yazılan tutarın tek başına ya da bu iki satırın toplamının 1.000.000 TL’yi aşması halinde, söz konusu satırlarda yer alan tüm kalemler için YMM tasdik raporu ibrazı zorunlu hâle gelmektedir.
Parasal sınır olmadan zorunluluk; Gelir vergisi mükellefleri bakımından, indirimli gelir vergisi uygulamasından yararlanan mükellefler için, tutara bakılmaksızın yararlanılan vergi indiriminin tamamı için YMM tasdik raporu düzenlenmesi zorunludur.
Kurumlar vergisi mükellefleri bakımından, indirimli kurumlar vergisi (5520 sayılı Kanun’un 32/A maddesi) ile yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisi uygulamalarından yararlanan mükellefler için, tutar sınırı olmaksızın YMM tasdik raporu ibrazı zorunluluğu bulunmaktadır.
İndirimli kurumlar vergisi uygulamasında sınır; Kurumlar vergisi mükellefleri bakımından, kurumlar vergisi oranının indirimli uygulandığı durumlarda (5520 sayılı Kanun’un 32. maddesinin 6, 7 ve 8. fıkraları), yararlanılan toplam vergi indirimi tutarının 200.000 TL’yi aşması halinde, bu indirimin tamamı için YMM tasdik raporu ibrazı zorunlu hâle gelmektedir.
Muaf olanlar; 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye tabi olan Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT’ler), bu tebliğ kapsamında getirilen YMM tasdik zorunluluğundan muaf tutulmuştur.
Söz konusu tutar sınırları, her yıl bir önceki yılın yeniden değerleme oranının yarısı kadar artırılarak güncellenecek olup, bu değişken yapı mükelleflerin her yıl başında yürürlükteki limitleri düzenli olarak kontrol etmelerini zorunlu kılmaktadır.
- Raporun teslim süresi
Tasdik raporlarında asgari olarak yer alması gereken bilgiler tebliğde düzenlenmiş olup, raporların süresinde ve öngörülen formatta sunulması zorunludur. Buna göre, tasdik raporları, ilgili yıla ait gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi ile birlikte ya da beyannamenin verilme süresinin bitimini izleyen iki ay içinde Dijital Vergi Dairesi üzerinden elektronik ortamda gönderilmelidir.
Halihazırda bir Yeminli Mali Müşavir ile yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri için “Tam Tasdik Sözleşmesi” bulunan mükellefler bakımından ise, düzenlenen tam tasdik raporu içerisinde yararlanılan istisna ve indirimlere ilişkin tespitlere ayrı bir bölüm ayrılarak yeterli açıklamalara yer verilmesi şartıyla, ayrıca müstakil bir tasdik raporu sunulmasına gerek bulunmamaktadır
- Rapor ibraz edilmediğinde yaptırımları
Tasdik raporunun süresinde ibraz edilmemesi, mükellef açısından yalnızca usulsüzlük cezası uygulanması sonucunu doğurmakla sınırlı kalmamakta; aynı zamanda ilgili istisna, indirim veya vergi avantajından yararlanma hakkının kaybedilmesine yol açmakta ve bu durum mükellefler bakımından ciddi bir finansal kayıp riskini beraberinde getirmektedir.
Tebliğ ile getirilen bu düzenleme, yalnızca mükelleflere değil, denetimi gerçekleştiren Yeminli Mali Müşavirlere de önemli sorumluluklar yüklemektedir. YMM’ler, düzenledikleri tasdik raporunun doğruluğundan doğrudan sorumlu olup, hatalı veya gerçeğe aykırı bir rapor nedeniyle vergi ziyaı doğması halinde, ziyaa uğratılan vergiler, buna bağlı cezalar ve gecikme faizlerinden mükellef ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaktadır.
Sonuç olarak, 2026 yılları itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenlemeler, Ar-Ge, teknoloji geliştirme bölgeleri ve yatırım teşvikleri başta olmak üzere vergi teşvik sisteminde hem uygulama hem de denetim boyutunu köklü biçimde yeniden şekillendirmiştir. Özellikle belirli parasal sınırların aşılması halinde Yeminli Mali Müşavir tasdik raporu ibrazı zorunluluğunun getirilmesi, mükellefler açısından yalnızca şekli bir yükümlülük değil, doğrudan vergi planlamasını, bütçeleme süreçlerini ve finansal risk yönetimini etkileyen stratejik bir unsur hâline gelmiştir. Bu çerçevede, istisna ve indirimlerden yararlanan mükelleflerin her yıl güncellenen parasal limitleri yakından takip etmeleri, yararlanılan teşvikleri düzenli olarak analiz etmeleri ve YMM tasdik süreçlerini zamanında ve doğru şekilde yürütmeleri büyük önem taşımaktadır. Aksi hâlde, tasdik raporunun süresinde ibraz edilmemesi yalnızca cezai yaptırımlara değil, aynı zamanda önemli vergi avantajlarının kaybedilmesine yol açabilecek ciddi finansal sonuçlar doğurabilecektir.
Kaynak: Sanayi Gazetesi