Enflasyon Düzeltmesi Ertelemesi Döneminde Yeniden Değerleme

Enflasyon düzeltmesi uygulamasının sona ermesiyle birlikte, bilançoların güncelliğini koruma ihtiyacı, yeniden gündeme gelmiştir. Bu bağlamda yeniden değerleme, işletmeler açısından hem finansal tabloları dengeleyen hem de vergi planlamasına yön veren temel araç olarak öne çıkmaktadır.

Hülya SUCU DUYAN, Yeminli Mali Müşavir

2023 ve 2024 hesap dönemlerine ait bilançolar VUK 298/A kapsamında enflasyon düzeltmesine tabi tutularak, 2023 hesap dönemine ait bilançolara yönelik enflasyon düzeltmesi VUK Geçici 33. maddesi kapsamında vergi matrahıyla ilişkilendirilmeksizin, 2024 yılının 2 ve 3. geçici vergi dönemleri ile 2024 hesap dönemi sonunda yapılan enflasyon düzeltmeleri vergi matrahını etkileyecek şekilde yapılmıştır.

Enflasyon düzeltmesi sonucunda, parasal olmayan varlıklarını borçla finanse eden işletmeler yüksek fiktif karlar üzerinden ilave vergi ödemek zorunda kalırken, özkaynakları güçlü firmalar bu süreci vergi avantajıyla sonuçlandırmıştır. Bu asimetrik yapı, toplamda Hazine’nin vergi gelirlerini azaltsa da borçlu işletmelerin finansal dengesini bozmuş, Geçici Madde 37 ile getirilen üç yıllık erteleme ise bu dengesizliğin derinleşmesini önlemeyi amaçlayan düzenleyici niteliği taşımaktadır. Buna göre 2025, 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde enflasyon düzeltmesi şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmaksızın mali tablolar düzeltme işlemine tabi tutulmayacaktır. Söz konusu muafiyet süresini üç hesap dönemine kadar uzatma hususunda Cumhurbaşkanına yetki tanımış olup; bu yetkinin tam süreyle kullanılması durumunda uygulamanın 2030 yılına kadar ertelenmesi hukuken mümkün hale gelmektedir.

Kanun koyucu, her ne kadar üç yıl ertelese de, enflasyonun yüksek oranda devam ettiği gerçekliğini dikkate almış ve sadece enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönemlerde uygulanabilen VUK’un Mük. 298/Ç maddesiyle düzenlenen sürekli (vergisiz) ve yine VUK’un Geçici 32. maddesinde düzenlenen tek seferlik (%2 vergili) yeniden değerleme müessesesinin uygulanabileceği açıkça düzenlenmiştir. 

2025 dönemini kapatırken iki tür yeniden değerleme karşımıza çıkıyor;

VUK’un Mük.298/Ç maddesi (sürekli /vergisiz) kapsamında; 31.12.2025 tarihli bilançolarda yer alan amortismana tabi iktisadi kıymetlerin ve bunlara ait amortismanlarını sürekli ve vergisiz yeniden değerleme uygulamasına tabi tutulabilecektir.

VUK geçici 32. madde (tek seferlik/ vergili) kapsamında; 31.12.2025 tarihli bilançolarda yer alan taşınmazlar ile amortismana tabi iktisadi kıymetler ile bunlara ait amortismanlar, şartların sağlanması halinde tek seferlik %2 oranında vergili yeniden değerleme uygulamasından yararlanılması mümkün bulunmaktadır. Bu kapsamda, 2023 ve önceki dönemlerde gerek VUK’un Mük. 298/Ç maddesi kapsamında vergisiz ve sürekli yeniden değerleme, gerekse VUK geçici 32. madde kapsamında %2 oranında tek seferlik /vergili yeniden değerleme uygulamasından hiç yararlanmamış olan mükellefler, 31.12.2025 tarihli bilançolarında yer alan taşınmazlar ve amortismana tabi iktisadi kıymetler için söz konusu yeniden değerleme işlemini yapabilecektir.

VUK kapsamında yeniden değerleme zorunlu bir uygulama değildir. Ancak 2025 yılı 4. dönem geçici vergi beyannameleri sürecinde, işletmelerin bilançolarını enflasyon etkilerine karşı koruyabilmeleri ve vergi planlamalarını yasal çerçevede güçlendirebilmeleri için alternatiflerini doğru analiz ederek stratejik planlama yapılması önem arz etmektedir.

Yeniden Değerlemenin Sağladığı Avantajlar

Yeniden değerleme uygulamasında, her iki yöntem kapsamında yer alan iktisadi kıymetlerin hem maliyet bedelleri hem de birikmiş amortismanları birlikte artırılmakta ve bu işlem sonucunda kıymetin net defter değeri yükselmektedir. Ortaya çıkan değer artışı ise pasifte özel bir fon hesabına alınmakta ve bu suretle işletmenin özkaynakları güçlenmektedir.

Amortisman gideri artışı avantajı; yeniden değerleme ile güncellenmiş değerler üzerinden ayrılan amortisman vergi matrahını yasal çerçevede azaltmış olur.

İktisadi kıymetin satışında; yeniden değerlemeden kaynaklı fonun ilgili kıymete isabet eden değer artışının satış öncesinde sermayeye eklenmesi şartıyla, yeniden değerlenmiş değerler üzerinden iktisadi kıymetin maliyet bedeli dikkate alınarak, gerçekleşmemiş kârlar üzerinden haksız vergi ödenmesinin önüne geçilmiş olunur.

Özkaynak güçlendirilmesi;değer artışları “Maddi Duran Varlık Yeniden Değerleme Artışları” hesabında izlenerek şirketin özkaynak büyüklüğü ve kredibilitesi artırılır. Bilançolarını sunmak zorunda olan firmaların, üçüncü kişiler nezdinde finansal güvenilirliğine katkı sağlar.

Bağımsız denetime tabi olmayan şirketler için; TTK’nun 376. maddesi kapsamındaki Sermaye Kaybı ve Borca Batıklık hesaplamalarında özkaynak artacağından önemli bir avantaj sağlar.

Vergisel korumalar; değerleme sonrasında özkaynak değeri arttığından, finansman gider kısıtlaması ve örtülü sermaye gibi alanlarda dolaylı vergisel avantajlar sağlar.

Yeniden Değerleme Uygulamasından Yararlanabilecek Mükellefler

Tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan; kollektif, adi komandit ve adi şirketler de dahil olmak üzere şahıs işletme sahibi gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükelleflerini kapsamaktadır.

Yeniden Değerleme Uygulamasından Yararlanamayacak Mükellefler

Dar mükellefiyet esasında vergilendirilen mükellefler, işletme hesabı (zirai işletme hesabı dahil) esasına göre defter tutan mükellefler, serbest meslek kazanç defteri tutan serbest meslek erbabı mükellefler, münhasıran sürekli olarak işlenmiş altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden mükellefler, kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para birimiyle tutmalarına izin verilen mükellefler uygulamadan faydalanamayacaktır.

Yeniden Değerlemeye Tabi Tutulacak İktisadi Kıymetler

İktisadi kıymet türleri açısından iki uygulamada farklılık gözüküyor. Mük.298/Ç kapsamında enflasyon düzeltmesi yapma şartlarının gerçekleşmediği dönem sonları itibarıyla aktife kayıtlı bulunan ATİK (amortismana tabi taşınmazlar, gayrimenkullerin mütemmim cüzileri ve teferruatları, tesisat ve makinalar, gemiler ve diğer taşıtlar, gayri maddi haklar, demirbaşlar, şerefiyeler, aktifleştirilen Ar-Ge harcamaları, özel maliyet bedelleri, aktifleştirilen ilk tesis ve taazzuv giderleri) ile bunlara ait amortismanları değerleniyor, ancak boş arsa ve araziler bu kapsamın dışında tutulmuştur.

Buna karşılık Geçici 32. Madde, amortismana tabi kıymetler ile birlikte boş arsa ve arazileri de kapsama dahil ediyor.

ATİK’lerin tamamı için uygulamadan faydalanılabileceği gibi, tercih edilen bir kısmı için de faydalanılabilir.

Yeniden Değerlemeye Tabi Tutulamayacak İktisadi Kıymetler

Mük.298/Ç Madde kapsamında; yeniden değerleme kapsamında; sat-kirala-geri al  işlemine konu edilen iktisadi kıymetler, kira sertifikası ihracına konu edilen iktisadi kıymetler, iktisadi kıymetlerin alım-satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşan işletmelerde bu amaçla elde tutulan emtia niteliğindeki varlıklar, aktife kayıtlı olmayan amortismana tabi iktisadi kıymetler (ATİK), yeniden değerlemenin yapılacağı hesap döneminde aktife alınan ATİK, yapılmakta olan yatırımlar ile bunların henüz aktifleştirilmemiş harcamaları, boş arazi ve arsalar, yeniden değerleme dışında bırakılan kıymetlerdir.

Uygulamanın Niteliği ve Esas Alınan Değer

Mük.298/Ç Madde kapsamında yapılan yeniden değerleme, enflasyon düzeltmesi şartlarının oluşmadığı dönemlerde yapılan sürekli bir imkandır. Bir önceki hesap dönemi sonu ile değerlemenin yapılacağı dönem sonu yasal kayıtları esas alınır.

Diğer yandan Geçici 32. Madde kapsamında yapılan yeniden değerleme, Mük.298/Ç kapsamında yapılacak ilk değerlemeden önce bilançoyu güncelleyen köprü düzenlemedir.

Amortisman Ayrılması

Her iki düzenlemede de, değerlenmiş yeni tutarlar üzerinden amortisman ayrılmaya devam edilir. Amortismanın hiç veya eksik ayrılması durumunda, değerleme sırasında tam ayrılmış varsayılır.

Uygulama Zamanı, Vergilendirme ve Ödeme Planı

Mük.298/Ç Madde kapsamında değer artış fonu üzerinden vergi ödenmez. Vergisiz ve sürekli yapılan uygulama olup, her yıl veya geçici vergi dönemlerinde yapılabilir.

Diğer yandan Geçici 32. Madde kapsamında; sadece bir kez ve Mük.298/ç’ye geçmeden önce yapılabilir. Yapılan değerleme sonucunda oluşan net değer artışı üzerinden %2 oranında vergi hesaplanır ve bu vergi, beyanname süresini takip eden 2. ve 4. aylarda ödenmek üzere toplam üç eşit taksitte taksitlendirilebilir.

Kredi Faizleri ve Kur Farklarının Durumu

Maliyet unsurlarının değerlemeye dahil edilmesinde; Mük.298/Ç uygulamasında iktisadi kıymetin aktifleştirildiği dönemden sonraki faiz ve kur farkları değerlemeye dahil edilmez.

Geçici 32. Madde uygulamasında ise bu unsurlar maliyet bedeline intikal ettirilen tüm kredi faizleri ve kur farkları değerlemeye tabidir.

Elden Çıkarma Durumunda Fon Hesabı

Yapılan değerleme sonucunda ortaya çıkan değer artışı, pasifte özel bir fon hesabına alınır. Ancak vergi planlaması açısından asıl kritik eşik, iktisadi kıymetin satışı anında bu fonda biriken tutarın nasıl çözüleceği ve hangi vergisel sonuçları doğuracağının doğru kurgulanmasıdır.

Mük.298/Ç uygulamasında, satış anında fonda yer alan değer artışları (sermayeye eklenenler hariç) doğrudan kazanca dahil edilerek vergilenir.

Buna karşılık Geçici 32’de oluşan fon, iktisadi kıymet elden çıkarılsa dahi kazancın tespitine girmez; işletme bünyesinde kalmaya devam eder.

Yeniden Değerleme Oranı

Sürekli yeniden değerleme uygulaması kapsamında, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin değerleri ve bunlara ilişkin amortismanların, yeniden değerlemenin yapılacağı yıla ait olan yeniden değerleme oranı ile çarpılması suretiyle yeniden değerleme sonrası değerleri bulunur. Geçici vergi dönemleri itibarıyla yapılacak değerlemede esas alınacak oranın hesaplama yöntemi tebliğde belirtilmiştir.

Taşınmazlar ve amortismana tabi iktisadi kıymetlerin Geçici 32. Maddesine göre tespit edilen değerleri ve varsa bunlara ilişkin amortismanların, maddede öngörülen şekilde tespit edilen yeniden değerleme oranı ile çarpılması suretiyle yeniden değerleme sonrası değerleri bulunur.

Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabının Enflasyon Düzeltmesi Farkları

Yapılmakta olan yatırımlara ilişkin kanun koyucu, yatırım dönemindeki enflasyon farklarının hemen vergilendirilmemesini, bunun yerine fon hesabında tutularak yatırımın bittiği dönem (aktifleştirildiği) ile bu dönemi takip eden dört hesap dönemi içerisinde eşit taksitlere yayarak vergi matrahına dahil edilmesini sağlayan bir düzenleme getirmiştir.

Yatırım döneminde; özel fon hesabına alınan ve dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayan tutarların, her yıl bir önceki yıla ilişkin belirlenen yeniden değerleme oranında artırılacağı, ayrıca enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacaktır.

Bu kapsamdaki özel fon hesabında bulunan tutarlar, gerek yatırım döneminde, gerekse sonraki dönemlerde ilgili yıl için belirlenen yeniden değerleme oranı dikkate alınarak artırılacaktır.

Yatırımın aktifleştirilmesinden sonra; özel fon hesabına alınan tutarların, yatırımın aktifleştirilmesinden sonraki dönemlerde yeniden değerleme oranında artırılmasına ve yatırımın tamamlanarak ilgili iktisadi kıymetin aktifleştirilmesi gereken dönem ile bu dönemi takip eden dört hesap dönemi içerisinde eşit taksitler halinde dönem kazancının tespitinde dikkate alınacağı hüküm altına alınmış olup, söz konusu kazançlar geçici vergi dönemlerinde de kazancın tespitinde dikkate alınacaktır. Bu kapsamda, geçici vergi dönemlerinde ilgili geçici vergi dönemine tekabül eden kısım, kazancın tespitinde dikkate alınacaktır.

Özel fonların yeniden değerleme oranında artışından kaynaklı farkların, maliyete intikal ettirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

Özetle;

Yeniden değerleme modellerinden hangi yöntemin tercih edileceği işletmenin, aktif yapısına ve nasıl bir bilanço-vergi pozisyonu hedeflediğine bağlıdır.

Amaç yalnızca amortismana tabi kıymetleri vergi doğurmadan güncellemek, amortisman ve özkaynak tarafında rahatlama sağlamak ise Mük. 298/Ç (sürekli/ vergisiz) çoğu durumda yeterli ve pratik olacaktır.

Buna karşılık bilançoda önemli tutarda arsa-arazi varsa, finansman giderlerini de maliyete taşıyarak değere dahil etmek istiyorsanız ya da ileride yapılacak bir satışta maliyeti yükseltip kazancı bugünden sınırlamayı %2 vergi maliyetiyle garanti altına almak anlamlı görünüyorsa, Geçici 32 seçeneğini ayrıca masaya yatırmak gerekir.

Kaynak: Haber Merkezi

Yorum Yap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 + 10 =