28 Şubat 2026 tarihinde başlayan ve şu an (11 Mart 2026 itibarıyla) 12. gününde olan bu geniş kapsamlı çatışma, bölgedeki uzun süreli gerginliklerin bir çığ gibi büyüdüğünü gösterdi. Orta Doğu ile sınırlı kalmayan bu sıcak çatışma farklı bölgelere de sıçramış durumda.
İran bir karşılık gelmezse savaşı bitireceğini açıklamış, ABD Başkanı Trump ise, İran’ı neredeyse aldık savaş bitmek üzere demişti. Fakat bugün gelinen noktada Orta Doğu’da 12 gün önce başlayan çatışma bugün de varlığını sürdürmeye devam ediyor. Peki savaşın başlamasına neden olan temel faktörler nelerdir? İran’ın nükleer gücü neden ülkeleri korkutuyor? Hangi ülkenin ne kadar nükleer silah gücü var? İşte detaylar…

İsrail ve ABD, İran’ın nükleer programının “geri dönülemez” bir noktaya ulaştığını ve nükleer silah elde etme aşamasına geldiğini savundu. 2025 yılı boyunca süren müzakerelerin başarısız olması ve İran’ın nükleer tesislerine yönelik yapılan sınırlı saldırıların ardından Tahran’ın programını daha da hızlandırması, topyekûn bir askeri müdahalenin en büyük gerekçesi olarak gösterildi.
ABD-İsrail koordineli askeri operasyon
Savaş, 28 Şubat sabahı ABD ve İsrail’in koordineli bir şekilde başlattığı hava harekâtlarıyla başladı. İsrail ve ABD’nin İran’a başlattığı bu askeri operasyonların temel hedefi İran’ın nükleer kapasitesini yok etmek, füze üretim tesislerini imha etmek ve nihai olarak rejim değişikliğini sağlamaktı.

İran’ın önemli liderleri hedef alındı
Savaşın en büyük tetikleyicilerinden biri, harekatın ilk saatlerinde İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in konutunun vurulması ve Hamaney’in (ayrıca Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı’nın) öldürülmesidir. Bu durum, İran’ın kontrolsüz ve çok şiddetli bir misilleme sürecine girmesine yol açtı.

Bölgesel Vekâlet Savaşları ve Hürmüz Boğazı
İran’ın bölgedeki vekil güçleri (Hizbullah, Husiler) aracılığıyla İsrail ve ABD üslerine baskıyı artırması, gerilimi tırmandırdı. Savaşın başlamasıyla birlikte İran, dünya petrol sevkiyatının kalbi olan Hürmüz Boğazı’nı kapattığını duyurdu; bu da küresel bir enerji krizini tetikleyerek çatışmanın boyutunu genişletti.

İran’ın ne kadar nükleer silahı var?
11 Mart 2026 tarihi itibarıyla uluslararası istihbarat raporları ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), İran’ın elinde tamamlanmış ve kullanıma hazır bir nükleer bomba bulunmadığını teyit etmektedir.

IAEA Genel Direktörü Rafael Grossi, ajansın denetimleri sonucunda İran’da nükleer silah üretildiğine veya aktif bir silah programı olduğuna dair kanıt bulunmadığını belirtmiştir.
Grossi ayrıca müfettişlerin “İran’da nükleer silahın üretildiğini gösteren bir kanıt görmediğini” söylemiştir.

Ancak uzmanlar, Tahran’ın “nükleer eşik” seviyesinde olduğunu da savunuyor. İran’ın elinde bulunan yaklaşık 440 kg %60 oranında zenginleştirilmiş uranyum stoğunun, silah seviyesine (%90) ulaştırılması halinde en az 10 adet nükleer savaş başlığı üretmek için yeterli olduğu belirtilmektedir.
ABD ve İsrail’in esas amacı neydi?
28 Şubat’ta başlayan ABD ve İsrail hava operasyonlarının temel amacı, İsfahan ve Natanz gibi tesislerde bulunan bu kritik stokları imha etmek veya güvence altına almaktır.
Dünyada nükleer silaha sahip olan ülkeler ve sayıları şöyledir (2025 civarı tahminler):
| Sıra | Ülke | Tahmini nükleer başlık |
| 1 | RUSYA | ~5.500 |
| 2 | ABD | ~5.200 |
| 3 | ÇİN | ~500+ |
| 4 | FRANSA | ~290 |
| 5 | İNGİLTERE | ~225 |
| 6 | PAKİSTAN | ~170 |
| 7 | HİNDSİTAN | ~170 |
| 8 | İSRAİL | ~90 (resmen doğrulamaz) |
| 9 | KUZEY KORE | ~30–50 (tahmini) |
En büyük iki nükleer güç arasında yer alan ülkeler nitekim: Rusya ve ABD’dir. Dünyadaki nükleer silahların yaklaşık %90’nını bu iki ülkede yer aldığı biliniyor. İsrail nükleer silahlarını resmi olarak kabul etmeyen tek ülkedir. Kuzey Kore ise birkaç nükleer test yapmış ve sınırlı sayıda bomba geliştirdiğini iddia ediyor.
Türkiye’nin nükleer silah gücü var mı?
Türkiye’nin kendi nükleer silahı yoktur. Türkiye’nin kendisine ait, kendi kontrolünde veya yerli üretim bir nükleer silahı bulunmamaktadır. Türkiye, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nı (NPT) 1969’da imzalamış ve 1979’da onaylayarak nükleer silah geliştirmeyeceğini taahhüt etmiştir.

Türkiye nükleer silahı yok fakat NATO‘nun “nükleer paylaşım” programı kapsamında bazı Amerikan nükleer silahlarına ev sahipliği yapmaktadır. Adana’daki İncirlik Hava Üssü’nde, ABD’ye ait yaklaşık 50 adet B61 tipi taktik nükleer bomba bulunduğu uluslararası raporlarda (FAS gibi kuruluşlarca) yer almaktadır. Söz konusu bu bombaların şifreleri ve kullanma yetkileri sahibi olunan ülkeye aittir. Türkiye’nin bu silahları kullanma yetkisi bulunmuyor. Ancak bir savaş esnasında NATO kararıyla kullanımı mümkün hale gelebilmektedir.

Kaynak: Haber Merkezi