Dünya genelinde yaşanan jeopolitik gerilimler ve artan çatışma ortamı, küresel ekonominin en hassas sinir ucu olan enerji piyasalarını sarsmaya devam ediyor. Özellikle İran merkezli yaşanan krizler ve petrol üretim kapasitesindeki dalgalanmalar, dünyanın en kritik uluslararası petrol sevkiyat kanallarının fiilen daralmasına yol açtı. Bu arz şoku, petrol fiyatlarında ani ve sert bir sıçramayı beraberinde getirirken, faturayı doğrudan akaryakıt istasyonlarındaki tüketici ödemeye başladı.
Küresel çapta benzin fiyatları hızla tırmanırken, örneğin ABD genelinde ulusal ortalama sadece bir ay içinde galon başına 50 sentten fazla artarak 3,58 dolar seviyesini aştı. Bu tablonun yarattığı ekonomik baskı, otomobil endüstrisinde kartların yeniden dağıtılmasına ve tüketici alışkanlıklarının köklü bir şekilde değişmesine neden oluyor.
Akaryakıt Zamları Tüketiciyi Elektrikli Araçlara Yönlendiriyor

Benzin istasyonlarında karşılaşılan yüksek rakamlar, tüketicileri alternatif arayışlara, özellikle de elektrikli otomobillere (EV) yönlendiriyor. Otomotiv pazar araştırmaları şirketi Edmunds’un paylaştığı son verileri, bu yönelimin sadece bir tahminden ibaret olmadığını, somut bir pazar gerçeği olduğunu kanıtlıyor.
Şubat ayının sonunda platform üzerindeki tüm otomobil aramalarının yüzde 20,7’sini elektrikli, plug-in hibrit ve standart hibrit araçlar oluştururken, bu oran mart ayının ilk haftasında yüzde 22,4’e fırladı. Rapora göre bu sıçramanın aslan payı, tamamen elektrikli araçlara yönelik sorgulardan kaynaklanıyor. Uzmanlar, bu durumu 2022’nin başlarında Rusya-Ukrayna savaşının patlak verdiği dönemde yaşanan petrol kriziyle kıyaslıyor. O dönemde de elektrikli araç araştırma sorguları sadece bir ay içinde toplam aramaların yüzde 17,5’inden yüzde 25,1’ine sıçramıştı. Tarih, akaryakıt krizlerinin elektrikli mobiliteyi hızlandırdığını bir kez daha tekerrür ettiriyor.
Kriz sadece Batı’yı değil, Asya’yı da etkiliyor
Petrol fiyatlarındaki bu agresif değişim yalnızca ABD ve Avrupa pazarını etkilemiyor. Dünyanın en büyük endüstriyel güçlerinden Japonya ve Güney Kore de enerji maliyetlerinin enflasyonist baskısını kırmak ve doğalgaz fiyatlarını kontrol altında tutmak için acil önlem paketlerini devreye sokuyor. Tüketiciler, her gün değişen tabela fiyatları karşısında bir sonraki araç tercihlerini yaparken artık çok daha stratejik düşünüyor.
Sıfır araç kıtlığı ve ikinci el elektrikli otomobil fırsatları

Giderek artan talebe rağmen, piyasadaki mevcut durum 2022’den çok daha karmaşık. Edmunds uzman analistlerine göre, uygun fiyatlı sıfır araç tedarikindeki sıkıntılar devam ederken, ortalama araç fiyatları ve taşıt kredisi faiz oranları tüketiciyi zorluyor. Yüksek yakıt tüketen eski aracını elden çıkarmak isteyen bir tüketici, hem aracının değer kaybıyla yüzleşiyor hem de yeni bir araca ulaşmakta finansal darboğaz yaşıyor. Çoğu tüketici, istese bile aracını değiştiremiyor ve yüksek benzin fiyatlarına katlanmak zorunda kalıyor. Ancak bu kriz ortamında parlayan bir segment var: İkinci el elektrikli otomobiller. Araç kiralama filolarının sözleşme süreleri doldukça, ikinci el piyasasına ciddi bir elektrikli araç girişi yaşanıyor. Tesla gibi markaların ikinci el fiyatlarında hafif toparlanmalar görülse de, Hyundai Ioniq 6 gibi modeller başta olmak üzere ikinci el EV pazarında tüketiciler için oldukça cazip fırsatlar bulunuyor.
Zam gelse de Türkiye’de genel tercih değişmedi

Türkiye’de ise durum biraz farklı. Öyle ki bazı otomobiller “sarı sitede” sıfırıyla neredeyse aynı fiyata satılabiliyor. Ticaret Bakanlığı’nın aldığı önlemler sonrasında büyük ölçüde azalan fahiş fiyat politikası ikinci el otomobile olan talebi düşürdü. İkinci el otomobilini satmak isteyen tüketicilerse piyasanın “durgun” olmasından şikayetçi. Brent petrolün yeniden 100 doları aşmasına rağmen tüketiciler elektrikli otomobile tamamen sıcak bakmıyor. Benzin ve motorin fiyatlarına Cuma gününden itibaren zam yapılması bekleniyor. Benzin grubundaki zam 47 kuruş, motorindeki zam ise 76 kuruş olacak. Ancak Türkiye’deki vatandaşların büyük bir kısmı halen daha menzil, batarya ve yazılımsal kaynaklı endişelerinden dolayı elektrili otomobillere mesafeli yaklaşmaya devam ediyor.
Üreticilerin stratejik hataları: Uygun fiyatlı elektrikli otomobil neden yok?

Tüketici cephesinde elektrikli araçlara yönelik belirgin bir iştah varken, otomobil üreticilerinin kararsız politikaları ve küresel çapta hükümetlerin yeterli teşvik mekanizmalarını kuramaması, yapısal bir başarısızlık olarak öne çıkıyor. Tüketicinin en çok ihtiyaç duyduğu bu kriz döneminde, birçok üretici uygun fiyatlı elektrikli araç projelerini ya erteledi ya da tamamen iptal etti. Piyasada Nissan Leaf ve Chevrolet Bolt veya Citroen Ami gibi nispeten ulaşılabilir modeller bulunsa da, bu araçların pazar ömrü dolmak üzere.
Uygun fiyatlı Togg yolda!

Kia’nın merakla beklenen uygun fiyatlı EV3 ve EV4 modellerinin çıkış tarihleri ertelenirken, pazarın geneline hakim olan “bekle ve gör” politikası, sıfır ve bütçe dostu bir elektrikli otomobil almak isteyen tüketicinin seçeneklerini daraltıyor. Petrol fiyatlarının geleceği belirsizliğini korurken, akaryakıt maliyetleri yüksek kaldığı sürece hem sıfır hem de ikinci el elektrikli araç pazarındaki küresel ölçekte talep artışının devam etmesi kaçınılmaz görünüyor. Ancak Togg söz konusu sürece damgasını vurabilecek yeni uygun fiyatlı otomobilini ortaya çıkarttı. Araç hakkında geçtiğimiz hafta bir açıklama yapan Togg Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, tamamen elektrikli yeni B-SUV T6X’in T10X ve T10F’in neredeyse yarı fiyatına satılacağını söylemişti. “Piyasaya süreceğimiz yeni araç, şu anda satılan modellerin neredeyse yarı fiyatında olacak.” diyen Tosyalı, bu modelden sonra ilk ticari araçlarını piyasaya sürmeyi hedeflediklerini belirtmişti. Yeni modelin 2027 Haziran’da satışa çıkması bekleniyor.
Türkiye’de elektrikli otomobil dönüşümü ne durumda?

Küresel pazarlardaki bu sarsıntı, Türkiye otomotiv sektöründe de derin yankılar uyandırıyor. Türkiye’de otomobil kullanım alışkanlıkları, son birkaç yıl içinde geleneksel içten yanmalı motorlardan (özellikle dizel hegemonyasından) elektrikli ve hibrit motorlara doğru keskin bir geçiş yapıyor. “Elektrikli otomobil kullanımı artıyor mu?” sorusunun cevabı verilerle sabit: Kesinlikle ve hızla artıyor.
Türkiye pazarında elektrikli araç (EV) satışları, toplam pazar payı içinde her geçen ay kendi rekorunu kırıyor. Bu dönüşümün merkezinde ise şüphesiz yerli ve milli otomobil hamlesi Togg yer alıyor. Togg’un T10X modeliyle yollara çıkması, hem şarj altyapısının (Trugo vb. ağlar) hızla genişlemesini sağladı hem de Türk tüketicisinin elektrikli araçlara olan güvenini artırdı. Bunun yanı sıra, batarya teknolojilerindeki gelişimler, menzil endişesinin (range anxiety) azalması ve yüksek akaryakıt fiyatları, elektrikli araçları bir lüks olmaktan çıkarıp “ekonomik bir zorunluluk ve teknolojik bir standart” haline getirdi. Vergi düzenlemeleri (ÖTV avantajları) de bu sınıftaki araçların, benzer donanımdaki benzinli araçlarla rekabet etmesinin önünü açtı.
2025 yılında Türkiye’de en çok satılan 10 otomobil
Değişen tüketici alışkanlıkları ve ekonomik dinamikler ışığında, 2025 yılında Türkiye otomobil pazarında rekabet oldukça çetin geçti. Hem yerli üretim avantajını kullananlar hem de fiyat/performans odaklı markalar listeyi domine etti. İşte 2025 yılında Türkiye’de en çok tercih edilen ilk 10 otomobil:
- Fiat Egea Sedan
- Renault Clio HB
- Togg T10X
- Renault Megane Sedan
- Chery Tiggo 8 Pro
- Toyota Corolla
- Fiat Egea Cross
- Hyundai i20
- Chery Omoda 5
- Dacia Duster
Kaynak: Sanayi Gazetesi