Memet ASLAN
Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı
Küresel ölçekte üretimin ve ticaretin olmazsa olmazları, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşümü yaymaktan geçiyor. İşletmelerin varlıklarını devam ettirebilmeleri için kâr elde etmeleri gerekmektedir. Ancak salt kâr elde etmeye odaklanan işletmeler üretim esnasında zararlı ham maddeler kullanma, üretim süreçlerinde çevreye zarar verme ve çalışanlarına ve topluma yaklaşımları açısından sorunlu olabilmektedir. Elbette işletmeler hayatlarını sürdürmek için kârlılığı gözetmek zorundadırlar ancak bunun yanında doğaya zararlı olabilecek üretim ve ticari faaliyetleri minimize etmek ve çalışanlarının refahını yükseltecek argümanlar geliştirmek gerekir. Son yıllarda asıl amacı kârlılık ve satış olduğu için çevresel performansa odaklanmayan işletmeler üzerinde dünyanın doğal kaynaklarının tükenmesi dikkate alındığında daha yeşil bir çevre için baskı artmaktadır Ekonominin karbondan arındırılması ve net sıfır dönüşümü, tüm dünyada ve özellikle Avrupa Birliği’nde ana politika hedefleri hâline gelmiştir. Bu bağlamda geçmiş dönem iş modeli anlayışları, yerini döngüsel, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir ekonomi modellerine bırakmaya başlamıştır.

Sürdürülebilirlik kavramı, çevresel boyutun yanı sıra sosyal boyutun da dikkate alınmasını gerekli kılmaktadır. Sürdürülebilirlik dönüşümünde kurumsal sosyal sorumluluk ve kurumsal yönetişim stratejilerinin geliştirilmesi ve uygulanması, başta işletmeler olmak üzere diğer türden örgütsel paydaşların da katılımı ve bağlılığı için önemli bir konudur.
Sürdürülebilirliğe ilave olarak son yıllarda gündemi meşgul eden ve gündelik hayatı şekillendiren diğer önemli bir konu da dijital dönüşüm kavramıdır. Yenilikçi teknolojiler aracılığıyla iş yapış şekilleri değişmekte ve dönüşmekte, teknoloji her geçen gün hayatın daha büyük bir alanında yer almaktadır. Teknoloji ve toplumsal ilerleme de birbirine bağlılık arz etmektedir. Son yıllarda dijital teknolojilerin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları üzerindeki etkilerini inceleyen çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmalarda karmaşık olan ilişkide hem olumlu hem de olumsuz çıktılar ortaya koymuşlardır. Spesifik dijital teknolojilerin ilişkili oldukları sürdürülebilirlik ile ilgili konular üzerindeki etkisinin incelenmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bu nedenle dijital dönüşümün sürdürülebilir kalkınma amaçlarının gerçekleştirilmesi için en önemli güçlerden birisi olduğu kanaati hasıl olmuştur.
Yeşil dönüşüm de dijital dönüşümü etkilemektedir zira dijital teknolojilerin kendisi de çevreye olan etkilerini azaltmalıdır. Bu bağlamda dijital teknolojiler, elektronik bileşenler ve sistem değer zinciri çevresel sürdürülebilirlik doğrultusunda dönüştürülmelidir. Ayrıca özellikle dijital dönüşümün öncü teknolojisi yapay zekâ bağlamında, açıklanabilirlik kavramı da ön plana çıkmaya başlamış ve açıklanabilir yapay zekâ da son yıllarda üzerinde çalışılan önemli bir konu hâline gelmiştir. Girişimi de yine sosyal boyutun dikkate alındığını gösteren bir diğer girişim olarak değerlendirilebilecek nitelikler taşımaktadır.
Bu noktada ikiz dönüşüm kavramı devreye girmektedir. Teknoloji, iklim değişikliği ile mücadele etmek için tasarlanan stratejilerin çoğunda merkezi bir rol oynamaktadır. Yeşil teknoloji bilgisi, düşük karbonlu bir ekonomiye geçiş için çeşitli çözümler sunmaktadır. Bu çözümler, karbon yakalama, e-yakıtlar, ileri biyoyakıtlar, sıfır karbonlu çimento, plastik ve çelik teknolojileri gibi farklı alanları kapsamaktadır. Yeşil dönüşüm ve dijital dönüşümü üretimin ve ticaretin merkezine oturtursak doğaya, çevreye ve insan hayatını kolaylaştıran ve güvenli bir geleceği hep birlikte inşa etmiş oluruz. Aksi halde tahrip edilmiş bir çevre ve yaşanmaz bir dünyanın içinde kendimizi ve neslimizi bulmuş oluruz.
Kaynak: Haber Merkezi
