Memiş Kütükcü
Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı
Bugün ülkemizde organize sanayi bölgesi olmayan ilimiz kalmadı. 81 ilimizde, 2026 Mart ayı itibariyle 418 organize sanayi bölgesine ulaştık. Organize sanayi bölgelerimizdeki 69 bin fabrikamızla, ülkemizin toplam sanayi üretiminin yarıya yakınını gerçekleştiriyoruz. 2 milyon 700 bin insanımıza istihdam sağlıyoruz. Sanayi üretiminin yanı sıra, meslek liselerimiz, mesleki eğitim merkezlerimiz, meslek yüksekokullarımız, teknoloji geliştirme bölgelerimiz, atık su-içme suyu arıtma tesislerimiz, lojistik tesislerimiz, hava kargo hizmetlerimiz, gümrük alanlarımız, yeşil alanlarımız, sosyal alanlarımız ve diğer yatırımlarımızla aslında artık birer şehir görünümündeyiz. Dolayısıyla geldiğimiz noktada organize sanayi bölgelerimiz ülkemizin planlı sanayileşmesinin yanı sıra, planlı şehirleşme ve kalkınma yolculuğunun merkezi haline geldi. Ülke olarak bu ekosistemi inşa etmemiz ve geliştirmemiz kolay olmadı. Özellikle son dönemde dünya ekonomisinde rüzgarlar artık daha sert esiyor. Hem ülkemizdeki hem de dünyadaki toparlanma süreci ise beklenenden daha uzun sürdü.

Küresel talepteki zayıflama, enerji ve ham madde fiyatlarındaki dalgalanmalar, finansmana erişimdeki zorluklar işletmelerimizi doğrudan etkilemeyi sürdürüyor. OSB’lerdeki üreticilerimiz ise, bu baskıyı en yoğun hisseden kesimlerin başında geliyor. Bir yandan maliyetleri yönetmeye, bir yandan da istihdamımızı, ihracat pazarlarımızı ve rekabet gücümüzü korumaya çalışıyoruz. Tüm bu zorlu tabloya rağmen; organize sanayi bölgelerimiz rotasını üretimden bir an olsun çevirmedi. 2025 yılında; ülkemizin yatırım, üretim, istihdam ve ihracat mottosuna güç verdik. Geçtiğimiz yıl üretimimizi yüzde 2,9 artırdık.
Organize sanayi bölgeleri olarak, önümüzdeki döneme ilişkin sorumluluğumuzun her zamankinden daha büyük olduğunun farkındayız. Küresel ölçekte yaşanan dönüşüm; dijitalleşme, yeşil dönüşüm, iklim politikaları ve tedarik zincirlerindeki yeniden yapılanma, organize sanayi bölgelerimizin yalnızca üretim miktarıyla değil, üretimin niteliğiyle de daha fazla öne çıkmasını zorunlu kılıyor. Enerji verimliliği maksimize edilmiş, katma değeri yüksek üretim modelleri artık bir tercih değil, rekabetin temel şartı haline gelmiş durumda. OSB’lerimiz bu dönüşümün merkezinde yer alıyor.
Bugün pek çok organize sanayi bölgemizde yenilenebilir enerji yatırımları hız kazanırken, yeşil OSB uygulamaları, döngüsel ekonomi projeleri ve dijital altyapıyatırımları yaygınlaşıyor. Sanayicimizin karbon ayak izini azaltacak, ihracatta karşılaştığı teknik ve çevresel engelleri ortadan kaldıracak her adımı desteklemeyi öncelikli görevimiz olarak görüyoruz. Aynı zamanda nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi için mesleki eğitimi sanayiyle daha güçlü bir şekilde entegre etmeye devam ediyoruz. Gençlerimizin üretime çok daha güçlü bir şekilde motive olduğu, sanayinin geleceğini şekillendirdiği bir ekosistem inşa etmeyi hedefliyoruz.
Biliyoruz ki güçlü bir sanayi altyapısı; sadece ekonomik büyümenin değil, sosyal refahın ve bölgesel kalkınmanın da temelidir. Organize sanayi bölgelerimiz bu yönüyle de Türkiye’nin kalkınma hikayesinin en güçlü aktörü olmaya devam edecektir. Biz OSB camiası olarak, kadim coğrafyamızın geleceğinin üretimde olduğunu biliyor, üretimi de planlı ve sürdürülebilir sanayi altyapısının şekillendireceğine inanıyoruz. Bu bilinçle üretmeye, istihdam ve ihracat rotamızda yol almaya devam edeceğiz.
Kaynak: Haber Merkezi