İngiltere Otomobil Üretimi Düştü: Birleşik Krallık otomotiv sektörü, tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yaşıyor. Motorlu Taşıt Üreticileri ve Ticaret Birliği (SMMT) tarafından paylaşılan veriler, Şubat ayında üretim hatlarından çıkan araç sayısının 2025 yılının aynı dönemine göre tam %17 azaldığını ortaya koydu. Bu rakam, sadece istatistiksel bir gerileme değil; aynı zamanda İngiliz sanayi stratejisinin temellerinden sarsıldığının kanıtı niteliğinde. Sektör temsilcileri, henüz Orta Doğu’daki savaşın tam etkileri üretim rakamlarına yansımadan önce bile bu düşüşü “son derece endişe verici” ve “beklenmedik bir şok” olarak tanımlıyor.
Küresel İhracat Kan Kaybediyor: Çin ve ABD Pazarlarında Dev Kayıp

| İhracat Pazarı | Değişim Oranı (%) | Temel Risk ve Neden Analizi |
| Çin Halk Cumhuriyeti | – %66 | Yerli EV markalarının yükselişi ve İngiliz lüks segmentine talebin azalması. |
| Amerika Birleşik Devletleri | – %34 | Trump yönetiminin yeni gümrük vergileri ve korumacı ticaret duvarları. |
| Avrupa Birliği (AB) | + %5 | Kısa vadeli direnç; ancak “Avrupa’da Üretilmiştir” kuralları nedeniyle riskli. |
| Diğer Pazarlar | – %12 | Küresel enerji krizi ve lojistik maliyetlerin artışı. |
| GENEL TOPLAM ÜRETİM | – %17 | 1952 yılından bu yana kaydedilen en düşük üretim hacmi. |
İngiltere’de üretilen araçların yaklaşık %81’i ihraç ediliyor. Bu durum, Birleşik Krallık ekonomisini küresel pazarlardaki en ufak bir dalgalanmaya karşı son derece kırılgan hale getiriyor. Şubat ayı verileri incelendiğinde, İngiliz otomobilleri için hayati önem taşıyan iki büyük pazarda kelimenin tam anlamıyla bir “erime” yaşandığı görülüyor.
- Çin Pazarı: Uzun yıllardır İngiliz lüks segment araçları için ana durak olan Çin’de, yerli elektrikli araç (EV) üreticilerinin agresif büyümesi İngiliz markalarını köşeye sıkıştırdı. Çin’e yapılan ihracat, yerli rakiplerin yükselişiyle birlikte %66 oranında azaldı.
- ABD Pazarı: Donald Trump’ın gümrük vergisi politikaları ve korumacı ticaret söylemleri, ABD’ye yapılan ihracatı %34 oranında aşağı çekti.
- Avrupa Birliği: Tek teselli kaynağı olan AB ihracatı %5 oranında artsa da, toplam ihracattaki %12’lik genel düşüşü engellemeye yetmedi.
İngiltere Otomobil Üretimi Devi: Nissan Sunderland Fabrikası

İngiltere’nin en büyük otomobil fabrikası olan ve ülke ekonomisi için kritik bir lojistik üs görevi gören Nissan Sunderland tesisi, tarihinin en büyük tehdidiyle karşı karşıya. Fabrika yönetimi, Avrupa Birliği tarafından önerilen yeni “Avrupa’da Üretilmiştir” (Made in Europe) kurallarının İngiltere’yi kapsamaması durumunda, Sunderland tesisinin verimliliğini tamamen kaybedeceğini ve kapısına kilit vurulabileceğini duyurdu. İngiltere otomobil üretimi yaklaşık yüz yıldır böyle bir durumla karşı karşıya kalmamıştı.
Yıllık 600.000 araç üretme kapasitesine sahip olan ve doğrudan 6.000 kişiye istihdam sağlayan bu tesis, dolaylı yoldan on binlerce yan sanayi çalışanının da geçim kaynağı. SMMT, hükümetin AB ile yürüttüğü müzakerelerde “güvenilir ortak” statüsünü kazanamaması durumunda, Manş Denizi ötesindeki 70 milyar sterlinlik ticaret hacminin buharlaşabileceği uyarısında bulunuyor.
Orta Doğu Krizi ve Enerji Fiyatları: Çifte Darbe

Şubat ayındaki %17’lik düşüş, henüz Orta Doğu’daki çatışmaların enerji fiyatları üzerindeki tam etkisi hissedilmeden gerçekleşti. Ancak yaşanan küresel gerilim ve Hürmüz Boğazı’nın kısmen kapatılması sonucu İngiltere otomobil üretimi düştü. Sektör analistleri, Mart ayı verilerinin çok daha vahim olabileceğini öngörüyor. Savaşın küresel enerji fiyatlarını fırlatması ve tüketici talebini bıçak gibi kesmesi, otomobil üreticileri için “çifte darbe” (double blow) anlamına geliyor.
RSM Analisti Emily Sawicz, sektörün bir “kriz noktasında” olduğunu belirterek, sadece enerji maliyetlerinin değil, aynı zamanda uçak ve gemi üretiminde de kritik olan alüminyum gibi temel hammadde tedarik zincirlerinin kopma noktasına geldiğini vurguladı. Bu durum, üretim maliyetlerini artırırken kârlılık oranlarını yerle bir ediyor.
Siyasi Hedefler ve Sanayi Gerçekliği: 1,3 Milyon Araç Hayal mi?
İşçi Partisi’nin sanayi stratejisinin merkezinde yer alan iddialı hedef; 2035 yılına kadar yıllık üretimi 1,3 milyon adede çıkarmak. Ancak mevcut tablo, bu hedefin tam aksine bir yöne işaret ediyor. 2025 yılında üretilen 764.715 aracın dahi gerisine düşen Birleşik Krallık, Covid-19 kısıtlamaları hariç tutulduğunda, üretim hacminde 1952 yılından beri görülen en düşük seviyelere gerilemiş durumda.
Sektörün devlerinden Volkswagen’in dahi Çin’deki kayıplar ve gümrük vergileri baskısıyla 50.000 işçiyi işten çıkaracağını açıklaması, krizin sadece İngiltere ile sınırlı kalmayacağını, tüm Avrupa otomotiv ekosistemini içine alan bir sistemik çöküşe dönüşebileceğini gösteriyor.
Bundan Sonra Ne Olacak?

İngiltere otomobil üretimi düştü. Ancak bu sadece ekonomik bir veri değil, aynı zamanda küresel sanayi dengelerinin değiştiğinin bir ilanı. SMMT’nin de vurguladığı gibi, İngiltere’nin sıfır emisyonlu araçlar (EV) konusunda küresel bir merkez olma hayali, “güvenilir ticaret ortağı” statüsü ve uygun enerji maliyetleri olmadan gerçeğe dönüşemez. Nissan Sunderland gibi devlerin hayatta kalması, Londra hükümetinin Brüksel ve Washington ile yürüteceği “yeni nesil sanayi diplomasisine” bağlı olacak. Uzmanlara göre sektördeki daralma yalnızca iki hükümet arasındaki anlaşmalarla değil, küresel ölçekte sağlanacak ekonomik sükûnetle aşılabilir.
Kaynak: Haber Merkezi