Türkiye’nin “Mavi Vatan” doktrini, kanun haline geliyor. AK Parti, Karadeniz, Akdeniz ve Ege’deki deniz yetki alanlarının yasayla belirleyeceği “Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu” hazırlığında. İşte detaylar..
Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik hakları ve yetkilerinin uluslararası hukuk güvencesi güvencesi almak için tarihi bir adım atılıyor. “Mavi Vatan” doktrini, özet bir yasal düzenleme ile iç hukuka taşınıyor. “Türk Deniz Yetki Alanları Kanunu“ olarak çıkarılan taslağın Kurban Bayramı sonrasında TBMM’ye sunulması için çalışmalar devam ediyor. Bu çalışma denizcilik tarihinin en önemli hukuki düzenlemelerinden biri olarak görülüyor.
Mavi Vatan Doktrini Neden Kanun Haline Getiriliyor?
Türkiye’nin denizlerdeki hakları, mevcut yasal olmayan dağınık bir yapıda. Bugün Türkiye’de karasularını düzenleyen temel yasa 1982 tarihli 2674 sayılı Karasuları Kanunu. Ancak kıta sahanlığı, münhasır ekonomik bölge (MEB), yaygın bölge ve denizlerin korunmasına ilişkin genel bir “çerçeve yasa” bulunmuyor.
Türkiye’nin 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne (BMDHS) taraf olmadığını hatırlatan, ülkedeki denizlerdeki hakların çatısının bir kanuna ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.
Yeni düzenlemeyi tetikleyen birkaç kritik jeopolitik gelişme öne çıkıyor:
Yunanistan’ın Deniz Mekansal Planları
Ankara’nın en büyük kaygı başlıklarından biri, Atina’nın Ege ve Doğu Akdeniz’de adalar üzerinden geniş deniz yetki alanı üretme stratejisi. Yunanistan’ın; deniz parkları ilanı, çevre koruma sahaları oluşturulması, AB destekli “Deniz Mekânsal Planlama” haritaları hazırlanması, daha fazla perspektifte fiili egemenlik üreten köyler olarak yorumlanıyor.
Libya’nın ayrılmasının Hukuki Pekiştirilmesi
Türkiye, Libya anlaşmasıyla Doğu Akdeniz’de yeni bir hat oluşturmuştu. Şimdi bunu iç hukukla tahkim edecek.
“Gri Bölge” tartışmaları
Hazırlanan taslakta, özellikle Ege Denizi’nde Türkiye ile Yunanistan arasında zaman zaman gerilime neden olan ve “gri bölge” olarak sunulan ada, adacık ve kayalıkların hukuki çözümü de ele alınıyor.
Tek Çatı Altında Beş Deniz Alanı
Taslağın, Türk iç suları, Türk karasuları, Türk kıtasının sahanlığının yanı sıra Türk ülkesi ve Türk münhasır ekonomik bölgesini (MEB) kapsamakta olduğu, yine İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi’nin Türk iç sularının parçası olduğu bir kez daha kanun düzeyinde teyit edilebilir, mevzuattan ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi dahil uluslararası andlaşmalardan doğan haklarımızın saklı tutulduğu vurgulanmıştır.
Ege’de 6 Mil, Diğer Denizlerde Genişletme Yetkisi
Yasa taslağı, karasuları konusunda önemli düzenlemeler içeriyor. Bu yeni kanunda da Türkiye’nin kara sularının genişliği 6 mil olarak ifade edilmektedir. Ancak bazı deniz alanlarında, özellikle Karadeniz ve Doğu Akdeniz’i kastediyorum, 6 milden daha geniş kara sularının ilan edilmesi Türkiye’nin hak ve menfaatlerinin korunması açısından gerekli bir husustur. Bu kanun yine hak ve menfaatlerinin korunmasını 6 milden daha kara genişsuların yapabileceğini Cumhurbaşkanımıza daha geniş karasuları ilan etme yetkisini verir.
Üç Denizdeki Yetki Alanları: Detaylar
Karadeniz
Karadeniz’de Türkiye, Rusya, Ukrayna, Romanya, Bulgaristan ve Gürcistan ile sınır komşusu konumundadır. Yeni yasayla Karadeniz’de 6 milden daha geniş daha karasuları ilan etme yetkisi olan Cumhurbaşkanı’na verilebilecek. Kıta sahanlığı ve MEB sınırında bu kanunla netleşecek.
Ege Denizi
Ege’de mevcut durumun korunması hedefleniyor. Mavi Vatan yasa taslağına göre, Ege’de 6 mil şartı sağlanmakta, MEB dışında özel statülü alanlar ilan edilebilmektedir.
Akademisyenler de yasanın amacı konusunda dikkat çekici açıklamalarda bulundu: “Bu taslağın esas gayesi Yunanistan ile sorun ortaya çıkmak değil, özellikle Ege Denizi’ndeki sonuca çözüme kavuşturulması”
Doğu Akdeniz
Doğu Akdeniz, Türkiye’nin enerji haklarının korunması açısından kritik öneme sahiptir. Türkiye, Libya anlaşmasıyla Doğu Akdeniz’de yeni bir hat oluşturmuştu. Yeni yasa, bu satır iç hukuk yoluyla pekiştirilecek.
Marmara ve Boğazlar
Bu kanun Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı’ndaki suların Türkiye’nin iç suları olduğu tezimizi hukuken bir kez daha güçlenmiş olacak.
Çağrı Erhan: Türkiye Artık Sadece Uygulayıcı Değil
Yasa taslağıyla ilgili düzenlenen basın toplantısında Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanı Prof. Dr. Çağrı Erhan, açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin, üç tarafın denizlerle çevrimleri olması nedeniyle deniz hukukuyla ilgili çalışmalar yakinen takip etmesi, çoğalmasını işaret eden Erhan, “Deniz hukuk terminolojisinin artık Türkiye’nin sadece parlaması değil, aynı zamanda bu kavramların oluşumlarında, hukuki hale gelmesinde doğrudan katkı sağlayan bir devlet değerlendirmesinde” bulundu.
Mavi Vatan Doktrini Tam Olarak Nedir?
Mavi Vatan, Türkiye’nin Karadeniz, Ege ve Akdeniz’deki deniz yetkilerinin (karasuları, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgesi) tamamlayıcı bir güvenlik ve dış politika doktrinidir. Bu kavram, Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik haklarının korunması, enerji kaynaklarının değerlendirilmesi ve ulusal çıkarlarını deniz yoluyla güvence kapsamına alma hedefini taşır. Mavi Vatan doktrini, 2000’li yıllarda Türk denizcilik çevrelerinde şekillenmeye başladı ve ilk kez 2006 yılında emekli Tümamiral Cem Gürdeniz tarafından dile getirildi. Kavramın kuramsal ve hukuki altyapısını ise Amiral Cihat Yaycı’nın çalışmaları oluşturmuştur.
27 Kasım 2019’da Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetkilendirme süresinin uzatılmasına ilişkin mutabaka muhtırası, Mavi Vatan doktrininin devam ettiği en somut örneklerden biridir.
Yasanın Stratejik Önemi
Bu yasanın önemi ve değerinin büyüklüğü yadsınamaz. Öncelikle uluslararası krizlerde yalnızca askeri güç değil, iç hukuk politikaları da önemli bir yere sahip.
Türkiye yasa ile; BM’ye güneş koordinatları, NAVTEX ilanlarını, sondaj ruhsatlarını, deniz devriye faaliyetlerini daha güçlü bir hukuki zemine oturtabilecek.
Ayrıca yeni yasa; Hükümetler değişse dahi yönetim temel deniz politikalarının devamını sağlayacak bir “stratejik çerçeve” anlamına geliyor.
Kaynak: Haber Merkezi