Merkez Bankası eski Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara, dünyada ekonomik düzenlerde bir fırtına olduğunu belirterek, sanayiciler için zorlu koşulların kısa vadede değişmeyeceğine söyledi. Prof. Kara, “Önümüzdeki 1-2 yıl boyunca bu koşullar böyle kalacak. Ona göre planlama yapmak gerek” dedi.
İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) mayıs ayı meclis toplantısı kapsamında düzenlenen panelde, sanayideki mevcut görünüm, küresel ekonomide değişen dengeler ve Türkiye’nin üretim yapısı masaya yatırıldı. Panelde, Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kara, İSO Danışmanı ve Quanta Danışmanlık Kurucu Ortağı Prof. Dr. İbrahim Turhan ile Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu sanayi, hizmet sektörü ve küresel dönüşüm başlıklarında değerlendirmelerde bulundu.
Ekonomik görünümü değerlendiren eski Merkez Bankası Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara, hem içeride hem de dışarıda sanayicilerin içinde bulunduğu durumun zor olduğunu söylerken, ““Genelde deriz ki, ‘Bu seneyi bir atlatalım, seneye düzelecek.’ Ancak öyle bir dünyada yaşamıyoruz. Mükemmel bir fırtına var, ama aynı zamanda iklim değişikliği var. Yani dünya değişiyor ve bu bahsettiğim faktörlerden içerisinde mesela bir Çin rekabeti var. Çin gümbür gümbür her sektörde geliyor. O yüzden Türkiye’nin kendine bir stratejik bir plan yapması lazım. Biz hangi alanlarda göreli güçlü olabiliriz? Bunların uzun vadeli planlamasına ihtiyaç var gibi görünüyor bu dönemde” dedi.
Sanayide büyüme ve maliyet baskısı gündemde
Dört yıldır sanayinin yerinde saydığını, ticaret ve hizmet sektörünün ise büyümeye devam ettiğini belirten Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu da, “Hizmet sektöründe fiyatlar ve ücretler artarken dolar bazında her şey pahalanıyor. Döviz kuru oynamayınca mal fiyatları makul iniyor ama hizmet enflasyonu yüksek kalıyor. ”
Aslanoğlu, sanayi ve hizmet sektörleri arasındaki ayrışmanın sürdüğüne dikkat çekti.
Turhan’dan küresel dönüşüm değerlendirmesi
Prof. Dr. İbrahim Turhan, yeni dünya düzeninin serbest piyasacı ve kuralcı bir yapıda olmadığını belirterek, “Bu düzen kurala ve hukuka göre değil güce göre, özgürlükler temelinde değil çıkarlar temelinde şekilleniyor. Adeta yeni bir merkantilizm yaşanıyor” dedi. Çin’in pandemi döneminde gerçekleştirdiği devasa yatırımlarla dünyada yüzde 35’lik bir kapasite fazlası yarattığını ve bunun tüm sektörlerde sürdürülemez bir baskı oluşturduğunu ekledi.
Türkiye’nin jeopolitik konumunun getirdiği sorumluluklara değinen Turhan, “Anadolu coğrafyasında ayakta kalabilmek için dünyadaki gelişmeleri yakından izlemek ve kendimizi ona uyarlamak mecburiyetindeyiz. Tarih boyunca bu coğrafya, dünyadaki büyük kırılmalara doğru reaksiyon verdiği ölçüde direnç göstermiştir. Teknolojik devrim ve yapay zeka ile asimetrik bir çatışma ortamına giren dünyada, bu gelişmeleri doğru anlamak zorundayız” ifadelerini kullandı.