Altın fiyatları yeni işlem gününde aşağı yönlü bir seyir izledi. Değerli metal, gün içinde dalgalı hareket etmesinin ardından ons başına yaklaşık 4.538 dolar seviyesine kadar geriledi. Piyasalarda, ABD-İran hattındaki ateşkes ve diplomasi trafiğine ilişkin gelişmeler yakından takip ediliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, bu hafta İran’a yönelik yeni bir saldırı dalgasına onay verdiğini, ancak Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin nükleer anlaşma için ek süre talep etmesi üzerine söz konusu adımı askıya aldığını açıkladı. Trump, üç Körfez ülkesinin liderlerinin ABD’yi tatmin edecek bir anlaşmaya ulaşılabileceğine inandıklarını ve bu nedenle görüşmelerin ertelenmesini istediklerini ifade etti.
Jeopolitik risklere ilişkin belirsizlikler ve diplomatik temasların seyri değerli metal piyasalarında fiyatlamaları etkilerken, altın önceki kazanımlarının bir bölümünü geri verdi.
Singapur saatiyle 13.35 itibarıyla spot altın yüzde 0,7 düşüşle ons başına 4.536,52 dolardan işlem gördü. Gümüş ise yüzde 2 gerileyerek 75,80 dolara indi. Platin ve paladyum fiyatlarında da değer kaybı yaşandı.
Enerji fiyatları ve tahvil getirileri altında baskıyı artırıyor
Yüksek enerji fiyatlarının enflasyon endişelerini canlı tutması, Hazine tahvil getirilerinin uzun yılların zirvesine yakın seviyelerde kalmasına neden oldu. Getirilerdeki bu güçlü görünüm, faiz getirisi sunmayan altının yatırımcılar açısından cazibesini zayıflatırken, dolar endeksindeki yüzde 0,2’lik yükseliş de değerli metal üzerindeki baskıyı artırdı.
Altın, savaşın ilk günlerinde sert kayıplar yaşamasının ardından enflasyon beklentileri ve para politikasında gevşeme ihtimaline yönelik fiyatlamalarla dar bir bantta hareket etmeye başladı. Ancak külçe altın, çatışmaların başlamasından bu yana yaklaşık yüzde 14 değer kaybetti.
Oversea-Chinese Banking stratejisti Vasu Menon, Orta Doğu’daki gelişmelerin yanı sıra petrol fiyatları ve tahvil getirilerine ilişkin belirsizliklerin kısa vadede altın fiyatları üzerinde baskı yaratmayı sürdürebileceğini ifade etti. Menon, buna karşın küresel ölçekte yaşanan siyasi ve ekonomik dönüşümlerin önümüzdeki yıllarda hız kazanmasının beklendiğini belirterek, altının küresel belirsizliklere karşı önemli bir korunma aracı olma özelliğini koruduğunu söyledi.