Yurt içi piyasaların kapalı olduğu salı gününde küresel piyasalarda dikkatler ABD tahvil piyasasına çevrildi. ABD’de uzun vadeli tahvil faizleri yükselişini sürdürürken, yatırımcıların hisse senetlerine yönelik iştahında zayıflama görüldü.
Enerji fiyatlarındaki yükseliş ve Orta Doğu’daki İran kaynaklı gerilimin devam etmesi, piyasalarda enflasyon baskısının yeniden güçlenebileceği endişelerini artırdı. Petrol fiyatlarının 100 doların üzerindeki seyrini koruması, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına ilişkin beklentileri de etkiledi.
Artan enerji maliyetlerinin enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği değerlendirilirken, Fed’in faiz indirimine gitmek yerine yeniden faiz artırımı seçeneğini gündeme alabileceği konuşuluyor. Bu beklentilerle birlikte 30 yıllık ABD Hazine tahvili getirileri, 2007 yılından bu yana görülen en yüksek seviyelere çıktı.
Tahvil faizleri hisseleri zorluyor
ABD borsalarında satış baskısı sürerken, S&P 500 endeksi mart ayının sonundan bu yana en uzun süreli düşüş serisini kaydetti. Tahvil getirilerindeki yükselişin etkisiyle yatırımcıların risk iştahında zayıflama dikkat çekti.
Miller Tabak Baş Piyasa Stratejisti Matt Maley, yükselen tahvil faizlerinin özellikle yüksek değerlemelere sahip hisse senedi piyasaları açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirtti. Maley, artan getirilerin yatırımcıların hisse senetlerine yaklaşımını baskılayabileceğini ifade etti.
Bank of America tarafından gerçekleştirilen fon yöneticileri anketi, piyasalardaki risk iştahının tarihi seviyelere ulaştığını ortaya koydu. BofA stratejisti Michael Hartnett, yatırımcıların hisse senedi pozisyonlarının “satış sinyali” oluşturabilecek seviyeye oldukça yaklaştığını söyledi.
Ankette, yatırımcıların yüzde 73’ünün yarı iletken sektöründe uzun pozisyon taşıdığı görülürken, çip hisseleri piyasalardaki en yoğun işlem gören alan olarak öne çıktı.
Yeni işlem gününe ilişkin vadeli piyasa verileri ise ABD ve Avrupa borsalarında satıcılı bir açılışa işaret ediyor.
Petrol fiyatları yüksek seyrini korurken piyasalarda jeopolitik baskı sürüyor
Küresel piyasalarda Orta Doğu kaynaklı gelişmeler yakından izlenirken, petrol fiyatları yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor. Brent petrolün varil fiyatı salı günü, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik yeni tehditlerine rağmen yüzde 1 gerileyerek 110 doların üzerinde işlem gördü. Çarşamba sabahı itibarıyla Brent petrol yaklaşık 111 dolar, ABD tipi ham petrol (WTI) ise 104 dolar seviyelerinde fiyatlandı.
Piyasa uzmanları, Trump’ın İran’a yönelik sert açıklamalarının yatırımcılar üzerindeki etkisinin önceki dönemlere kıyasla daha sınırlı kaldığını değerlendiriyor. Analistler, geçmişte yapılan benzer açıklamaların çoğunun somut adımlarla desteklenmemesi nedeniyle piyasaların bu tür söylemlere daha temkinli yaklaştığını belirtiyor.
SEB AB Baş Emtia Analisti Bjarne Schieldrop, ABD ile İran arasında müzakerelerde kayda değer bir ilerleme görülmediğine dikkat çekerek, tarafların mevcut pozisyonlarını korumayı sürdürdüğünü ifade etti. Schieldrop, piyasaların artık yalnızca söylemlerden çok somut gelişmelere odaklandığını vurguladı.
Mizuho Securities analisti Vishnu Varathan da yatırımcıların söz konusu tehditleri fiyatlaması için riskin daha somut ve yakın bir aşamaya gelmesi gerektiğini söyledi.
Öte yandan küresel hisse piyasalarında da satış baskısı dikkat çekti. MSCI Dünya Endeksi yüzde 0,2 düşerken, MSCI Asya Pasifik Endeksi yüzde 1,2 geriledi. Güney Kore’de Samsung Electronics çalışanlarının greve gitme kararı sonrası Kospi endeksi yaklaşık yüzde 2 değer kaybetti.