HSBC tarafından 22 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanan değerlendirme raporunda, ekonomist Melis Metiner Türkiye’de son dönemde öne çıkan siyasi gelişmeler ile makroekonomik görünümü analiz etti.
Raporda, 21 Mayıs’ta mahkemenin CHP’nin 2023 kurultayına ilişkin verdiği iptal kararının siyasi gündemde önemli yankı uyandırdığı belirtildi. Karar kapsamında, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçici olarak yeniden göreve dönmesine hükmedilmesinin piyasalar tarafından yakından izlendiği ifade edildi.
HSBC analizinde, yatırımcıların odağında ekonomi yönetiminin Haziran 2023 sonrası uygulamaya koyduğu sıkı para politikası ve dezenflasyon sürecinin geleceğinin bulunduğu aktarıldı. Banka, mevcut aşamada ekonomik programın siyasi gelişmeler nedeniyle kesintiye uğrayacağına dair net bir işaret görülmediğini vurguladı.
Raporda ayrıca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın mevcut politika yaklaşımını koruyacağı ve piyasa koşullarına karşı bugüne kadar izlenen reaksiyon çerçevesinde hareket etmeyi sürdüreceği beklentisine yer verildi.
Likidite adımları faiz sinyali verdi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) geçmiş dönem kriz süreçlerinde izlediği politika adımları, son gelişmelerle birlikte yeniden piyasaların odağına yerleşti. Özellikle Mart 2025’te yaşanan iç siyasi gelişmeler ile Mart 2026’daki nükleer gerilim sonrasında uygulanan para politikası hamlelerinin benzer bir çerçevede ilerlediği değerlendiriliyor.
Söz konusu dönemlerde Merkez Bankası’nın ilk aşamada döviz piyasasına yönelik müdahaleler gerçekleştirdiği ve finansal sistemde likiditeyi sıkılaştırıcı önlemleri devreye aldığı hatırlatılıyor. Ancak 2025 yılında bu adımların piyasalardaki baskıyı sınırlamakta yetersiz kalmasının ardından, Nisan ayının ortasında politika faizinde artış kararı alınmıştı.
Son dönemde petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin ardından oluşan yeni tabloda ise TCMB’nin politika faizinde doğrudan bir değişikliğe gitmediği görülüyor. Banka, yüzde 37 seviyesindeki bir hafta vadeli repo faizini korurken, uygulanan likidite sıkılaştırma adımlarıyla kısa vadeli piyasa faizlerinde yukarı yönlü hareket dikkat çekti.
Gerçekleştirilen operasyonlar sonucunda bankalararası repo piyasasında faiz oranlarının yaklaşık yüzde 40 seviyesine yükseldiği belirtilirken, piyasalarda bunun “örtülü sıkılaşma” olarak değerlendirildiği ifade ediliyor.
