Reklam

Kocaeli-Belediyesi Sekapark Altın Kemer Yağlı Güreşleri

Yerli ilaçta yüksek katma değer hedefi

Biocure Kimya Yönetim Kurulu Başkanı ve Ar-Ge Müdürü Cihansel Sancak Ünlü, Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı ve bilimsel potansiyeliyle ilaç sektöründe küresel rekabet gücünü artırabileceğini belirterek, özellikle yetim ilaçlar ve özel hasta gruplarına yönelik Ar-Ge çalışmalarının sağlık ekosistemi için stratejik önem taşıdığını söyledi.

Sevgi PİLGİ

Türkiye ilaç sanayisi, son yıllarda üretim kapasitesi, kalite standartları ve Ar-Ge yatırımlarıyla dikkat çeken sektörler arasında yer alıyor. Biocure Kimya İlaç Ar-Ge Danışmanlık ve Sanayi Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Ar-Ge Müdürü Cihansel Sancak Ünlü, yüksek katma değerli ilaç üretiminin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir değer oluşturduğunu vurgulayarak, özellikle karşılanmamış tıbbi ihtiyaçlara yönelik geliştirilen ürünlerin Türkiye'nin ilaç ekosisteminde önemli bir boşluğu doldurduğunu ifade etti.

Yetim ilaçlar, pediatrik ürünler ve özel hasta gruplarına yönelik tedaviler üzerinde çalıştıklarını belirten Ünlü, Türkiye'nin bilimsel bilgi birikimini teknolojiye ve ürüne dönüştürme kapasitesinin her geçen gün güçlendiğini söyledi. Üniversite-sanayi iş birliklerinin bu süreçte kritik rol oynadığına dikkat çeken Ünlü, KOSGEB ve TÜBİTAK desteklerinin Ar-Ge odaklı girişimlerin büyümesinde önemli katkılar sağladığını kaydetti.

Küresel ölçekte değer üreten bir Ar-Ge şirketi

Biocure Kimya'nın hedefinin yalnızca ürün geliştirmek olmadığını belirten Ünlü, Türkiye'de üretilen bilgi ve teknolojiyi uluslararası pazarlara taşıyan, teknoloji transferi ve ortak ürün geliştirme projeleriyle küresel ölçekte değer üreten bir Ar-Ge şirketi olmak istediklerini dile getirdi. Özellikle Balkanlar ve Avrupa pazarlarında iş birliklerini artırmayı hedeflediklerini ifade eden Ünlü, ilaç sektöründe geleceğin; belirli alanlarda uzmanlaşan, bilimsel yetkinliğini güçlendiren ve uluslararası standartlarda çalışan şirketler tarafından şekillendirileceğini söyledi.

Cihansel Sancak Ünlü, üretim gücünün yanı sıra Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarının da artmasıyla birlikte, Türkiye'nin ilaç alanındaki rekabet gücünün önümüzdeki yıllarda daha da artacağını belirtti.

Yüksek katma değeri yalnızca yüksek satış rakamları olarak görmediklerini söyleyen Cihansel Sancak Ünlü, “Bazen çok küçük bir hasta grubuna yönelik geliştirilen bir ürün, sağlık sistemi ve hastalar açısından son derece büyük bir değer oluşturabiliyor. Bu nedenle yüksek katma değerli yerli ilaç üretimini; geliştirme bilgisinin, formülasyon teknolojisinin ve bilimsel yetkinliğin Türkiye'de oluşturulduğu, özellikle karşılanmamış tıbbi ihtiyaçlara çözüm sunan ürünlerin geliştirilmesi olarak tanımlıyoruz. Yetim ilaçlar, pediatrik ürünler ve özel hasta gruplarına yönelik çözümler bu yaklaşımın önemli örnekleri arasında yer alıyor” dedi.

 

“Doğru ihtiyacın belirlenmesi çok önemli

İlaç geliştirme sürecinde tüm aşamaların büyük önem taşımakla birlikte, en kritik noktanın doğru ihtiyacın belirlenmesi olduğunu vurgulayan Ünlü, “Çünkü gerçekten bir hasta ihtiyacına karşılık vermeyen bir ürünün başarılı olma şansı oldukça düşüktür. İhtiyaç doğru tanımlandıktan sonra formülasyon geliştirme, analitik yöntemlerin oluşturulması, stabilite çalışmaları ve ruhsatlandırma süreçleri devreye girer. Özellikle ilaç sektöründe kalite ve güvenilirlikten ödün vermek mümkün değildir. Bu nedenle geliştirilen ürünün etkinliğinin, güvenliliğinin ve kalitesinin bilimsel verilerle desteklenmesi gerekir. Biz Biocure Kimya'da özellikle yetim ilaçlar ve özel hasta gruplarına yönelik projelerde çalıştığımız için, teknik geliştirme kadar hastaların gerçek ihtiyaçlarını anlamayı da sürecin en önemli parçalarından biri olarak görüyoruz” ifadelerine yer verdi.

Biocure Kimya, ilaç sanayii ekosisteminde, özellikle karşılanmamış tıbbi ihtiyaçlara yönelik projeler geliştiren, akademik bilgi ile sanayi uygulamalarını bir araya getiren bir Ar-Ge merkezi olmayı hedefliyor. Özellikle yetim ilaçlar, pediatrik ürünler ve özel hasta gruplarına yönelik tedavi seçenekleri gibi daha niş alanlarda çalışıyor.

 

Üniversiteler, araştırma merkezleri ve ilaç firmaları arasında bir köprü görevi üstlenerek, bilimsel çalışmaların ürünleşme sürecine daha hızlı aktarılmasına destek vermek istediklerini söyleyen Ünlü, “Hedefimiz büyük firmalarla rekabet etmekten ziyade, onların da faydalanabileceği yeni bilgi, teknoloji ve proje çıktıları üreten bir Ar-Ge çözüm ortağı olmak” dedi.

Ar-Ge kapasitesinin gelişmesinde önemli rol

Üniversite iş birliklerini Ar-Ge faaliyetlerinin vazgeçilmez bir parçası olarak gördüklerini söyleyen Ünlü, “Yıldız Teknik Üniversitesi ile olan bağım aynı zamanda akademik geçmişime dayanıyor. Bugün de özellikle ilaç geliştirme, formülasyon tasarımı ve analitik çalışmalar gibi alanlarda akademik bilgi birikiminden faydalanma ve ortak çalışmalar yürütme fırsatı buluyoruz. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi ile yürüttüğümüz iş birliklerinde ise geliştirilen ürünlerin biyolojik ve klinik açıdan değerlendirilmesine yönelik bilimsel katkılar ön plana çıkıyor.  Bizim için en önemli nokta, üniversitelerde üretilen bilginin sanayiye aktarılması ve sanayide karşılaşılan problemlerin de akademik araştırmalara yön verebilmesidir. Bu karşılıklı etkileşimin, Türkiye'nin ilaç Ar-Ge kapasitesinin gelişmesinde önemli bir rol oynadığına inanıyoruz” şeklinde konuştu.

 

“Daha güçlü bir konuma ulaşacak”

Son yıllarda üniversite–sanayi iş birliği konusunda önemli ilerlemeler kaydedildiğini dile getiren Ünlü, “Teknokentlerin yaygınlaşması, teknoloji transfer ofislerinin kurulması ve kamu destekli projelerin artması, akademik bilginin sanayiye aktarılmasını kolaylaştıran önemli gelişmeler oldu. Bununla birlikte, Türkiye'nin sahip olduğu akademik potansiyel ve sanayi altyapısı göz önüne alındığında, iş birliklerinin daha da artırılabileceğine inanıyorum. Özellikle araştırma sonuçlarının ticarileştirilmesi, ortak proje kültürünün yaygınlaştırılması ve uzun vadeli iş birliklerinin teşvik edilmesi önemli fırsatlar sunuyor. İlaç sektörü gibi bilgi yoğun alanlarda başarı, tek başına akademinin veya sanayinin değil, her iki tarafın birlikte üretebildiği çözümlerle mümkün oluyor. Bu nedenle üniversitelerimizi bilgi üreten, sanayimizi ise bu bilgiyi toplumsal faydaya dönüştüren iki tamamlayıcı güç olarak görüyorum. Türkiye'nin önümüzdeki dönemde bu alanda çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğine inanıyorum” cümlelerine yer verdi.

“KOSGEB'in bu yolculuktaki rolü çok değerli”

KOSGEB desteğinin Biocure Kimya'nın kuruluş hikâyesinde özel bir yeri olduğunu söyleyen Ünlü, “Şirketimizi 2019 yılında KOSGEB Ar-Ge ve İnovasyon Programı desteği ile kurduk. Bir girişimci için fikir sahibi olmak önemli, ancak o fikri hayata geçirebilmek için gerekli altyapıyı oluşturmak çoğu zaman çok daha büyük bir zorluk. KOSGEB'in sağladığı destek, laboratuvar altyapımızı kurmamıza ve ilk adımlarımızı daha sağlam atmamıza önemli katkı sağladı. Açıkçası, bugün geldiğimiz noktaya baktığımda KOSGEB'in bu yolculuktaki rolünü çok değerli buluyorum. TÜBİTAK destekleri ise özellikle Ar-Ge projelerinin bilimsel derinliğini artırmamıza ve daha yüksek teknoloji içeren çalışmalar yürütmemize olanak sağladı. İlaç geliştirme süreçleri uzun soluklu ve yüksek maliyetli çalışmalar olduğu için bu tür destekler firmaların risk alabilmesini ve yenilikçi projelere yönelmesini mümkün kılıyor. Bugün Türkiye'de teknoloji ve Ar-Ge odaklı girişimlerin ortaya çıkmasında KOSGEB, TÜBİTAK ve teknopark ekosisteminin çok önemli katkıları olduğunu düşünüyorum. Biocure Kimya da bu ekosistemin sağladığı imkanlarla büyüyen firmalardan biri oldu” ifadelerini kullandı.

 

Sürdürülebilir ve yüksek katma değerli bir büyüme modeli

Ünlü, Biocure Kimya’nın uluslararası pazarlara yönelik stratejisini anlattı: “Uluslararası büyümeyi yalnızca ürün ihracatı olarak değerlendirmiyoruz. Bizim öncelikli hedefimiz, geliştirdiğimiz bilgi birikimini, Ar-Ge yetkinliğimizi ve teknolojilerimizi farklı ülkelere taşıyabilmek. Özellikle Balkanlar, Avrupa ve yakın coğrafyadaki ülkelerde faaliyet gösteren ilaç firmalarıyla teknoloji transferi, ortak ürün geliştirme ve lisanslama modelleri üzerinde çalışıyoruz. Bu yaklaşımın, Ar-Ge odaklı firmalar için sürdürülebilir ve yüksek katma değerli bir büyüme modeli sunduğuna inanıyoruz. Bunun yanında özellikle yetim ilaçlar ve özel hasta gruplarına yönelik geliştirdiğimiz projelerin uluslararası pazarlarda da karşılık bulabileceğini düşünüyoruz. Amacımız, Türkiye'de geliştirilen bir fikrin veya teknolojinin yalnızca yerel pazarda değil, farklı ülkelerdeki hastalara da ulaşabilmesini sağlamak. Uzun vadede Biocure Kimya'yı, ilaç geliştirme alanında uluslararası iş birlikleri kuran, teknoloji üreten ve bu teknolojileri farklı pazarlara aktarabilen bir Ar-Ge şirketi olarak konumlandırmayı hedefliyoruz.”

Ar-Ge kabiliyeti büyük önem taşıyor

Küresel ilaç sektöründe rekabet edebilmenin yalnızca büyük ölçekli üretim kapasitesiyle değil, belirli alanlarda uzmanlaşmakla mümkün olduğunu söyleyen Ünlü, “Bu nedenle Biocure Kimya olarak özellikle karşılanmamış tıbbi ihtiyaçların bulunduğu alanlara odaklanıyoruz. Yetim ilaçlar, nadir hastalıklar ve özel hasta gruplarına yönelik formülasyonlar öncelikli çalışma alanlarımız arasında yer alıyor. Bu tür ürünlerde bilimsel uzmanlık, yenilikçi yaklaşım ve esnek Ar-Ge kabiliyeti büyük önem taşıyor. Ayrıca analitik yöntem geliştirme, formülasyon tasarımı ve teknoloji transferi konularındaki yetkinliğimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Hedefimiz, büyük hacimli ürünlerde rekabet etmekten ziyade, yüksek bilgi birikimi gerektiren ve hastalar için değer oluşturan alanlarda fark yaratabilmek. İlaç sektöründe geleceğin, belirli alanlarda derin uzmanlık geliştiren ve bilimsel yetkinliğini uluslararası iş birlikleriyle destekleyen şirketler tarafından şekillendirileceğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.

Ünlü, son olarak Türkiye’den çıkan bir ilaç Ar-Ge firmasının dünya pazarında yer alabilmesi için ne yapması gerektiğini ele aldı: “Öncelikle güçlü bir bilimsel altyapıya, sürdürülebilir bir Ar-Ge kültürüne ve uluslararası standartlarda çalışma disiplinine sahip olmak gerekiyor. İlaç sektörü güvene dayalı bir sektör olduğu için, geliştirilen ürünlerin ve teknolojilerin uluslararası kalite beklentilerini karşılaması büyük önem taşıyor. Biocure Kimya olarak öncelikle ülkemizde değer üreten, güçlü bir Ar-Ge altyapısı oluşturan ve nitelikli projeler geliştiren bir firma olmayı hedefliyoruz. Bunun doğal sonucu olarak uluslararası iş birliklerinin ve küresel fırsatların zaman içerisinde ortaya çıkacağına inanıyoruz.”

2025 yılında ‘Akbank Kadın Girişimcisi’ ödülünü alan Cihansel Ünlü, bugün geldiğimiz noktada büyüyen laboratuvar altyapısı ve yürüttükleri Ar-Ge projeleriyle ekibi ile birlikte Türkiye’nin ilaç geliştirme ekosistemine katkı sağlamaya devam ediyor.

 Kaynak: Haber Merkezi

Yorum Yap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir