Uluslararası Enerji Ajansı'nın (UEA) yayımladığı son aylık rapora göre, küresel petrol talebinin 2026 yılında yüksek enerji maliyetleri ve tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıkların etkisiyle günlük 1,1 milyon varil gerilemesi bekleniyor. Bu düşüş, yaklaşık yüzde 1'lik daralmaya işaret ederken, Covid-19 salgınının etkilerinin hissedildiği 2020 yılından bu yana petrol tüketiminde görülen en sert gerileme olarak öne çıkıyor. UEA, önceki değerlendirmesinde günlük yaklaşık 420 bin varillik düşüş öngörmüştü.
Bununla birlikte ajansın talep tahmini, İran savaşı nedeniyle ortaya çıkan arz kayıplarının boyutuyla kıyaslandığında sınırlı kalıyor. Piyasa tahminleri, çatışmaların küresel petrol arzında 1 milyar varili aşan bir kayba yol açtığını gösteriyor.
UEA değerlendirmesinde, ABD ile İran arasında varılan mutabakatın ardından ihracatın yeniden artmaya başlamasının zaman alacağına dikkat çekildi. Raporda, deniz taşımacılığını etkileyen mayınların temizlenmesi, lojistik ağların yeniden işler hale gelmesi ve tedarik zincirlerinin normalleşmesinin kademeli bir süreç olacağı belirtildi. Bu nedenle savaş öncesindeki ihracat seviyelerine dönüşün birkaç ayı aşabilecek bir zaman dilimine yayılabileceği ifade edildi.
UEA’dan arz fazlası uyarısı
Küresel petrol talebinde zayıflama beklentisine rağmen, dünya genelindeki petrol stoklarında hızlı gerileme dikkat çekiyor. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre, hükümetlerin acil durum rezervlerini kullanıma açmasının ardından stok seviyeleri 1990’dan bu yana en düşük düzeye indi.
UEA, ham petrol ve rafine ürünlere yönelik talepte belirgin düşüş yaşansa da piyasadaki güvenlik tamponlarının hızla eridiğini vurguladı. Kuruluş, önümüzdeki aylarda stoklardaki gerilemenin devam etmesi halinde, piyasa dengesinin yıl sonuna doğru yeniden arz fazlasına dönmesinden önce küresel petrol stoklarının tarihi dip seviyelere inebileceğine dikkat çekti.
Ajansın tahminlerine göre, savaş döneminde kaybedilen tüketimin telafi edilmesiyle birlikte küresel petrol talebi gelecek yıl günlük 2 milyon varil artış gösterecek. Ancak küresel arzın çok daha güçlü bir hızla yükselmesi beklendiği için bu toparlanmanın sınırlı kalacağı ve çatışma öncesinde görülen arz fazlasının yeniden oluşmasını engellemeye yetmeyeceği değerlendiriliyor.
