Reklam

Kocaeli-Belediyesi

Petrol fiyatlarında geri çekilme: 70 dolar seviyesi yeniden gündemde

ABD ile İran arasındaki mutabakatın ardından savaş riskinin azalmasıyla petrol fiyatları 70 dolar seviyesine yöneldi. Ancak uzmanlar, jeopolitik risk priminin tamamen ortadan kalkmadığını ve piyasalarda temkinli görünümün sürdüğünü belirtiyor.

ABD ile İran arasında elektronik olarak imzalanan mutabakat zaptının küresel piyasalarda oluşturduğu beklentiyle Brent petrolün vadeli varil fiyatı 76,54 dolara, Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı ise 72,83 dolara kadar gerileyerek savaş döneminin en düşük seviyelerini gördü. 80 dolar eşiğini kaybeden petrol fiyatları, savaş öncesi dönemdeki seviyelerine doğru geriliyor.

Anlaşma süreci ve mutabakat

Pakistan arabuluculuğunda yürütülen süreç kapsamında ABD ile İran’ın 14 Haziran’da savaşın sona erdirilmesi ve sorunların diplomatik yollarla çözülmesini öngören 14 maddelik mutabakata vardığı duyuruldu. Henüz yayımlanmayan ancak uluslararası basında yer alan haberlere göre mutabakat; savaşın sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı’nın geçişlere açılması ve ABD’nin deniz ablukasının kaldırılmasını içeriyor. Tarafların imzaların atılmasıyla başlayan 60 günlük süreçte nihai anlaşmaya varmayı hedeflediği belirtiliyor.

ABD/İsrail-İran Savaşı’nın yol açtığı ve tarihteki en büyük petrol arz kesintisi olarak değerlendirilen, haftalarca devam eden sürecin ardından gelen anlaşma, küresel piyasalarda ani bir petrol şoku ihtimalini düşürse de jeopolitik belirsizliğin devam ettiği yeni bir süreci başlatmış durumda.

Dört senaryolu piyasa beklentisi

Bu döneme ilişkin dört temel senaryo üzerinde duran Norveç merkezli bağımsız araştırma kuruluşu Rystad Energy’ye göre, 60 günlük süreçte dar kapsamlı bir anlaşma ihtimali yüzde 55 ile en muhtemel sonuç olarak görülüyor. Bu senaryoda Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrolün ocak ayına kadar günlük 10 milyon varile ulaşması beklenirken, varil başına 5–10 dolarlık jeopolitik risk priminin piyasada kalmaya devam edeceği öngörülüyor.

Yüzde 25 olasılık verilen, kapsamlı anlaşmanın imzalanmadığı ancak ateşkesin sürdüğü senaryoda ise Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışının günlük 5 milyon varille sınırlı kalabileceği, bu belirsizliğin fiyatlara yaklaşık 10 dolarlık risk primi ekleyebileceği değerlendiriliyor.

Müzakerelerin başarısız olması ve çatışmaların yeniden başlaması durumunda risk priminin 15–20 dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor. Bu senaryonun gerçekleşme ihtimali yüzde 10 olarak ifade ediliyor. Tam kapsamlı bir nükleer anlaşma sağlanması halinde ise Hürmüz Boğazı’nda petrol akışının günlük 14 milyon varile çıkabileceği ve risk priminin büyük ölçüde ortadan kalkacağı öngörülüyor. Bu senaryonun da yüzde 10 ihtimale sahip olduğu değerlendiriliyor.

Petrol “rahatlamayı” fiyatlıyor

Avrupa merkezli Montel Analytics jeopolitik enerji analisti Andres Cala, AA muhabirine yaptığı açıklamada ortada henüz nihai bir anlaşma olmadığını, yalnızca 60 günlük ateşkes uzatma niyeti bulunduğunu söyledi. Cala, tarafların farklı açıklamalarla “zafer” ilan etmesinin sürecin belirsizliğini artırdığını ifade etti.

Cala, piyasalarda kısa vadede “rahatlama” fiyatlamasının öne çıktığını belirterek, “Petrol ve doğal gaz, Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak yeniden açılacağı ve akışların normalleşeceği varsayımıyla savaş priminin bir kısmını geri veriyor. Ancak bu iyimserlik abartılı olabilir. Bu, kalıcı bir anlaşmaya dair garanti içermeyen 60 günlük bir düzenlemedir.” dedi.

İran’ın nükleer kapasite, Hürmüz Boğazı ve füze gibi bölgesel caydırıcılık unsurlarını elinde tutmak isteyeceğini, ABD’nin ise İran’ın bu unsurları elinde tutarken kalıcı bir anlaşmayı kabul etmesinin zor olduğunu belirten Cala, tarafların ekonomik baskılar nedeniyle zaman kazanmaya çalıştığını ifade etti.

Cala ayrıca, fiyatların kısa vadede düşebileceğini ancak kalıcı bir anlaşma sağlanana kadar petrol ve doğal gaz fiyatlarının orta ve uzun vadede yüksek seviyelerde kalmasının muhtemel olduğunu söyledi.

Orta vadeli riskler ve fiyat aralığı

Viyana Enerji Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Fereydoun Barkeshli, ABD ile İran’ın anlaşma metnine ne ölçüde bağlı kalacağının belirleyici olacağını vurgulayarak, “Önümüzdeki iki ay kritik olacak.” dedi.

Barkeshli, uluslararası petrol piyasalarının son aylarda yüksek direnç gösterdiğine dikkat çekerek, “İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması halinde fiyatların kontrolden çıkmasını bekleyen neredeyse hiçbir analist yok. Ancak piyasalar, Brent petrolün üç haneli seviyeleri görememesiyle birçok kişiyi şaşırttı.” ifadelerini kullandı.

Piyasanın temel endişesinin petrolün bulunabilirliğinden çok hareketi olduğunu belirten Barkeshli, yaklaşık 1 milyar varillik bir arz açığı bulunduğunu, bölgedeki tesislerde oluşan hasarın netleşmesiyle fiyatlamanın daha sağlıklı yapılabileceğini söyledi.

Barkeshli, Brent petrolün 75–85 dolar bandında seyretmesinin beklendiğini ifade etti.

Jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmayacağını vurgulayan Barkeshli, nakliye ve sigorta maliyetlerinde Hürmüz Boğazı etkisinin uzun süre fiyatlamalarda yer almaya devam edeceğini, alternatif güzergâhların ise maliyetleri artırdığını belirtti.

Barkeshli ayrıca, 70 dolar seviyesindeki petrolün ABD’de akaryakıt fiyatlarını dengelediğini, kaya petrolü üreticilerinin ise sürdürülebilirlik için 70 doların üzerindeki seviyeleri tercih ettiğini ifade etti. OPEC+ ülkelerinin de üretim kısıtlamalarıyla fiyatları destekleyebileceğini kaydetti.

Yorum Yap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir