Reklam

Kocaeli-Belediyesi

Maliyetlerde gevşeme sinyali: Alüminyum düşüşü otomotive yansıyacak mı?

Orta Doğu’da jeopolitik tansiyonun yatışmasıyla alüminyum fiyatlarında geri çekilme yaşandı. Bu düşüşün otomotiv sektöründeki maliyet baskısını azaltabileceği, ancak etkinin üretim süreçlerine zamana yayılarak yansımasının beklendiği belirtiliyor.

ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın ardından Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin azalması, alüminyum fiyatlarında geri çekilmeyi beraberinde getirdi.

Alüminyumda jeopolitik gerileme etkisi

Orta Doğu’daki çatışma kaynaklı risklerin oluşturduğu arz endişeleriyle 2 Haziran’da Londra Metal Borsası’nda 3 bin 734 dolara kadar çıkarak 4 yılın en yüksek seviyesini gören alüminyumun ton başına fiyatı, bölgede gerilimlerin azalmasıyla geri çekildi. Alüminyumun ton başına fiyatı 2 Haziran’da gördüğü seviyeden yüzde 9,3 düşüşle 3 bin 386 dolara kadar indi.

Taraflar arasında mutabakat zaptı imzalanmasına karşın, İran’ın müzakereleri iptal ettiğine yönelik haber akışı bölgede gerilimlerin yeniden tetiklenebileceğine yönelik soru işaretleri oluşturdu.

Talep tarafı ve maliyet görünümü

Öte yandan savaş kaynaklı risklerin küresel ekonomide oluşturduğu tahribatın hemen giderilemeyeceği değerlendirilirken, özellikle endüstriyel kullanımı yoğun emtialardaki fiyat artışlarının üretim maliyetlerini yukarı çekebileceği düşünülüyor.

Otomotiv sanayisinin en önemli girdileri arasında yer alan alüminyumda fiyat düşüşlerinin, otomotiv sektörünün maliyetleri üzerindeki olumlu etkisinin zamana yayılabileceği değerlendiriliyor. Bunun yanı sıra son günlerde arz endişelerinin azalmasıyla gerileyen alüminyum fiyatlarının, küresel talep dinamiklerine bağlı olarak ilerleyen dönemde yeniden yükseliş eğilimine girebileceği öngörülüyor.

“Faiz politikaları fiyatlar üzerinde belirleyici”

Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, Orta Doğu kaynaklı arz endişelerinin azalmasının alüminyum fiyatlarında son dönemde görülen geri çekilmede etkili olduğunu belirterek bunun kalıcı bir düşüş trendine dönüştüğünü söylemenin zor olduğunu ifade etti.

Körfez bölgesinin dünya alüminyum üretiminin yaklaşık yüzde 8’ini gerçekleştirdiğine dikkat çeken Ergezen, bölgedeki jeopolitik risklerin azalmasıyla arz kesintilerine yönelik kaygıların hafiflediğini ve bunun fiyatlar üzerinde aşağı yönlü etki yarattığını söyledi.

Ergezen, fiyatlardaki düşüşün kalıcı bir trend değişiminden ziyade düzeltme hareketi olduğunu vurgulayarak, orta ve uzun vadede fiyatların tarihsel ortalamaların üzerinde kalabileceğini ifade etti.

Çin’de üretim kapasitesine yönelik sınırlamalar, Avrupa’da yüksek enerji maliyetleri ve küresel talep artışı gibi unsurların fiyatları desteklediğini belirten Ergezen, elektrikli araçlar ve altyapı yatırımlarının alüminyum talebini güçlü tuttuğunu kaydetti.

Elektrikli araçlar ve uzun vadeli talep

Ergezen, özellikle Çin’de elektrikli araç sektöründeki büyümenin alüminyum talebini artırdığını ifade ederek, gayrimenkul teşviklerinin de talebi desteklediğini dile getirdi.

Fiyatların geçmiş yıllara göre yüksek kalmasının yapısal nedenleri olduğunu belirten Ergezen, faizlerin yüksek olduğu dönemlerde bile talep dinamiklerinin değiştiğini söyledi.

Ergezen’e göre 2027’de faiz indirimlerinin yeniden gündeme gelmesi, alüminyum fiyatlarında yukarı yönlü eğilimi destekleyebilir.

Ancak kısa vadede faiz artırımlarının konuşulduğu dönemde fiyatların yatay seyretmesi bekleniyor. Ergezen, buna rağmen genel trendin yukarı yönlü olduğunu ifade etti.

Otomotiv sektörü ve gecikmeli etki

ING Group Kıdemli Ulaşım ve Lojistik Sektör Ekonomisti Rico Luman ise ABD ile İran arasında sağlanan anlaşmanın akaryakıt fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğunu söyledi.

Luman, petrol fiyatlarındaki gerilemenin tüketici davranışlarını etkileyebileceğini belirterek içten yanmalı motorlu araçlara ve hibrit araçlara olan talebin yeniden artabileceğini ifade etti.

Anlaşmanın otomobil üreticileri açısından olumlu olduğunu belirten Luman, enerji fiyatlarındaki düşüşün güveni artırabileceğini söyledi.

Alüminyum fiyatlarındaki gerilemenin maliyetlere hemen yansımadığını vurgulayan Luman, şirketlerin genellikle vadeli kontratlarla çalıştığını ve etkinin gecikmeli görüldüğünü ifade etti.

Luman ayrıca kalıcı bir barışın, Orta Doğu’daki otomobil pazarında toparlanmayı destekleyebileceğini kaydetti.

Yorum Yap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir