Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, Türkiye Diri Fay Haritası’nın 13 yıl aradan sonra güncellendiğini duyurdu. Yanık, MTA’nın kapsamlı saha incelemeleri, akademik çalışmalar ve uzun yıllara dayanan veri birikimiyle hazırlanan yeni haritada diri fay sayısının önemli ölçüde arttığını belirtti.
Yanık, “2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi” dedi.
Bilimsel Etkinlikler Haftası ve MTA Genel Müdürlüğü’nün 91. kuruluş yıl dönümü kapsamında düzenlenen “Türkiye Diri Fay Haritası-2026” tanıtım programında konuşan Yanık, yeni haritanın kamuoyuyla paylaşılmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti.
MTA’nın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonuyla 1935 yılında kurulduğunu hatırlatan Yanık, kurumun 91 yıllık geçmişiyle Türkiye için stratejik önemini artırarak sürdürdüğünü söyledi. Yanık, Atatürk’ün MTA’nın kuruluşuna ilişkin sözlerini hatırlatarak, “Memleketin henüz meçhul bulunan diğer servetlerinin jeolojik bakımdan birer birer tetkik vazifesini Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü'ne verdik. Çalışacaklardır. Mesut sürprizler temenni ediyoruz.” ifadesini kullandı.
Yanık, bu sözlerin kendileri için yalnızca bir görev tanımı olmadığını vurgulayarak, “91 yıldır bizlere sadece bir görev tanımı değil, o 'mutlu sürprizleri' arama heyecanını ve tükenmeyen bir keşif azmini miras bırakmıştır.” diye konuştu.
13 yıl sonra yenilendi
Yanık, MTA’nın yaklaşık bir asra yaklaşan tarihinde Türkiye’nin yer altı kaynaklarının ortaya çıkarılması için önemli çalışmalara imza attığını belirtti. Batman’daki ilk petrol keşfinden Eskişehir-Beylikova’daki stratejik Nadir Toprak Elementleri sahalarına, Elazığ-Maden, Sinop-Boyabat ve Kahramanmaraş’taki bakır yataklarından sanayi için kritik öneme sahip çok sayıda endüstriyel ham madde kaynağına kadar birçok keşfin MTA çalışmalarıyla kayıt altına alındığını ifade etti.
Dünyada ekonomik ve jeopolitik dengelerin değiştiğine, bu süreçte madenlere olan ihtiyacın daha da arttığına dikkat çeken Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Artan enerji ihtiyacı, sürdürülebilir kaynak yönetimi, iklim değişikliği ve kritik hammaddelere yönelik amansız rekabet, yerbilimlerinin stratejik önemini her geçen gün daha da artırıyor. MTA, bu yeni dünya düzeninde de en ön safta yer alarak modern teknolojilerle desteklenen yerli, yenilikçi ve çevreye duyarlı arama faaliyetlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugün, kuruluş yıl dönümümüzü taçlandıran son derece hayati bir ulusal veri altyapısını, 'Türkiye Diri Fay Haritası-2026' sürümünü yayımlamanın gururunu paylaşıyoruz. Alp-Himalaya orojenez kuşağında yer alan ülkemiz için aktif tektonik yapının güncel ve doğru verilerle ortaya konulması, yalnızca bilimsel bir çalışma değil, ulusal güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve afet risklerinin azaltılması adına stratejik bir zorunluluktur."
Yanık, haritanın 2013'te yayımlanmasından bu yana geçen 13 yılda, ayrıntılı saha çalışmaları ve akademik çalışmalarla önemli büyüklükte veri birikiminin sağlandığına dikkati çekti.
Diri fay sayısı 700’e yükseldi
Yanık, 2022’de yatırım programına dahil edilen Türkiye Diri Fay Haritası güncelleme projesinin kapsamlı ve yoğun bir çalışmanın ardından tamamlandığını belirtti.
Yeni verilerle haritanın daha ayrıntılı hale getirildiğini ifade eden Yanık, "2013 basımında 485 olan diri fay sayısı, yeni veriler ışığında bu haritada 700'e yükseldi. Bu harita ve hazırladığımız sayısal veri tabanı, deprem tehlike analizleri, kritik altyapı yatırımları ve ulusal zarar azaltma politikalarımız için temel bir başvuru kaynağı olacak." değerlendirmesinde bulundu.
MTA’dan 5 gün sürecek bilimsel etkinlik maratonu
Yanık, MTA'nın yalnızca doğal kaynak araştırmaları yürüten bir kurum olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin yerbilimleri alanındaki en köklü bilgi ve araştırma merkezlerinden biri olarak faaliyet gösterdiğini söyledi.
Bilimsel çalışmaların paylaşılmasının ve farklı kurumlar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Yanık, MTA Bilimsel Etkinlikler Haftası'nın bu anlayışın somut bir yansıması olduğunu ifade etti.
"Bugün açılışını yaptığımız ve 5 gün boyunca sürecek olan 'MTA Bilimsel Etkinlikler Haftası-2026', bu okulun en güzel meyvelerinden biri. Etkinlik kapsamında sunulacak olan 48 sözlü ve 20 poster sunum, kurumumuz bünyesinde yürütülen projelerin sonuçlarını akademi, kamu ve sektör temsilcileriyle buluşturacak. 91 yıllık bu şanlı tarihin dağlarda, vadilerde, laboratuvarlarda gece gündüz demeden dökülen alın terinin, mühendislerimizin, araştırmacılarımızın ve diğer çalışanlarımızın fedakarlıklarının eseri olduğunu çok iyi biliyorum. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, 100. yılımıza doğru emin adımlarla yürürken, Türkiye'yi dünya yerbilimleri ve madencilik sektöründe lider bir konuma getirme hedefimize hep birlikte ulaşacağımıza yürekten inanıyorum."
Yanık, kurumun 91 yıllık geçmişinde elde edilen başarıların sahada ve laboratuvarlarda görev yapan çalışanların özverili çalışmaları sayesinde mümkün olduğunu belirterek, Türkiye'nin yerbilimleri ve madencilik alanında küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşacağına inandığını dile getirdi.
