Konuya ilişkin şirketin paylaştığı açıklamada, CK Enerji'nin sanayi ve ticarethane müşterilerinin yenilenebilir enerji kullanımını uluslararası geçerliliğe sahip I-REC ile belgelendirerek sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağladığı belirtildi.
Açıklamada, 2021 yılından bu yılın haziran ayına kadar toplam 11 bin 488 şirketin I-REC almasına aracılık eden CK Enerji'nin 3 milyar 785 milyon kilovatsaat elektrik tüketiminin yeşil enerji kaynaklarından karşılandığını belgelendirdiği, böylece 1600 ton karbondioksit eşdeğeri Kapsam 2 emisyonunun yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ilişkilendirilmesine ve yönetilmesine katkı sağladığı kaydedildi.
En büyük pay jeotermal ve hidroelektrikte
CK Enerji'nin sertifikalandırdığı elektrik tüketiminin kaynak bazlı dağılımında jeotermal ve hidroelektriğin öne çıktığı aktarılan açıklamada;
- 1 milyar 347 milyon kilovatsaatinin jeotermal,
- 1 milyar 339 milyon kilovatsaatinin hidroelektrik,
- 491,3 milyon kilovatsaatinin rüzgar,
- 452,3 milyon kilovatsaatinin güneş,
- 154,6 milyon kilovatsaatinin ise biyokütle kaynaklarından sağlandığı ifade edildi.
Mali yükümlülükler dönemine geçildi
Açıklamada, 2026 yılının Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) açısından önemli bir dönüm noktası olduğuna işaret edilerek, şu ifadelere yer verildi:
"SKDM'nin geçiş dönemi 31 Aralık 2025 itibarıyla sona erdi ve 1 Ocak 2026 itibarıyla mali yükümlülüklerin uygulanacağı döneme geçildi. Bu kapsamda Avrupa Birliği'ne ihracat yapan şirketlerin ürünlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını daha yakından takip etmeleri ve raporlamaları büyük önem taşımakta. Yenilenebilir enerji sertifikaları ise şirketlerin elektrik tüketimlerinden kaynaklanan emisyonlarını uluslararası standartlara uygun şekilde yönetmelerine ve raporlamalarına katkı sağlayan önemli araçlardan biri. Artık emisyonlarını etkin şekilde yönetebilen ve azaltım çalışmalarını belgeleyebilen şirketler rekabet avantajı elde ediyor. Bu nedenle çevresel performansın belgelenmesi tedarik zincirinde önemli bir kriter haline gelmiş durumda. Aynı zamanda bankalar ve finans kuruluşları ESG kriterlerini kredi değerlendirme süreçlerine giderek daha fazla entegre ediyor. Karbon yönetimi ve sürdürülebilirlik uygulamalarını güçlendiren şirketler finansman süreçlerinde avantaj sağlayabiliyor."
İhracatçı sanayi kuruluşları öne çıkıyor
I-REC sertifikalarına yönelik talebin sürdürülebilirlik hedefleri, karbon ayak izi yönetimi ve uluslararası ticaret gereklilikleri doğrultusunda birçok sektörde hızla arttığı belirtilen açıklamada, ihracatçı sanayi kuruluşlarının yanı sıra tekstil ve hazır giyim, otomotiv ve yan sanayi, teknoloji şirketleri ve veri merkezleri, bankacılık ve finans sektörü, perakende, gıda ve hızlı tüketim sektörlerinin öne çıktığı kaydedildi.
Kaynak: AA
