Bakan Şimşek, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik istikrarı tehdit eden küresel bir risk olduğunu söyledi.
Şimşek, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında düzenlenen Net Sıfır Emisyon Zirvesi’nde (Net Zero Delivery Summit) konuştu.
Son 10 yılda iklim değişikliğiyle mücadele kapsamındaki tartışmaların hedefler ve taahhütler üzerine yoğunlaştığını ancak artık bu hedefleri uygulamanın zamanının geldiğini söyleyen Şimşek, çoğu ülkenin halihazırda iddialı hedefleri bulunduğunu dile getirdi.
İklim eyleminde uygulama vurgusu
Şimşek, asıl sorunun bu hedef ve planların gerekli hız ve ölçekte hayata geçirilip geçirilemeyeceği olduğunu belirterek, iklim eyleminin ekonomik gerekçesinin son derece açık olduğunu vurguladı. Harekete geçmemenin maliyetinin, iklim felaketini önlemenin maliyetinden katbekat fazla olduğunu ifade etti.
Trilyon dolarlık finansman açığı
Gelişmekte olan ülkelerin iklim hedeflerine ulaşabilmeleri için 2030’a kadar yıllık yaklaşık 2,5 trilyon dolar finansmana ihtiyaç duyduğunu belirten Şimşek, mevcut finansman akışlarının ise yılda yalnızca 200 milyar dolar seviyesinde kaldığını söyledi. Bu farkın sermaye eksikliğinden değil, mevcut sermayenin doğru ve ölçekli şekilde yatırım yapılabilir projelere yönlendirilememesinden kaynaklandığını vurguladı.
Küresel iş birliği ve Türkiye’nin rolü
Şimşek, iklim riskinin artık geleceğe ait bir risk değil, bugünün ekonomik gerçeği olduğunu ifade etti. Sigortalanmayan iklim kayıplarının büyük kısmının hane halkları, şirketler ve devletlerin üzerinde kaldığını belirterek bunun finansal istikrar açısından da risk oluşturduğunu söyledi.
Küresel finans sisteminde daha sade, hızlı ve etkili bir iklim finansmanı mimarisine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Şimşek, Türkiye’nin COP31 başkanlığı kapsamında “İklim Uygulama Köprüsü” girişimiyle projeleri yatırım aşamasına taşımayı hedeflediklerini kaydetti.
Şimşek ayrıca elektrifikasyonun hızlandırılması, atık yönetimi, şehirler ve gençlerin sürece katılımı gibi alanların öncelikleri arasında olduğunu belirterek, Türkiye’nin bu yıl İstanbul’da İklim Finansmanı Haftası’na ev sahipliği yapacağını, Kasım ayında ise Antalya’da COP31 kapsamında küresel paydaşları ağırlayacağını ifade etti.
