ING, 2026 yılının ikinci yarısında küresel piyasaların ana gündeminde merkez bankalarının faiz adımları, enerji fiyatlarındaki seyir, ekonomilerdeki toparlanma hızları ve siyasi gelişmelerin yer alacağını öngördü.
Kurum, küresel ekonominin yılın ilk yarısına kıyasla daha dengeli ve güçlü bir görünüm sergileyebileceğini belirtirken, bu tablonun önemli ölçüde Orta Doğu’da yaşanacak gelişmelere bağlı olacağına dikkat çekti.
ING Makro Araştırma Direktörü Carsten Brzeski, perşembe günü yayımladığı değerlendirmede, merkez bankalarının arz kaynaklı şoklarla mücadelesinin piyasaların odağında kalmayı sürdüreceğini ifade etti.
Brzeski, mevcut ortamda merkez bankalarının zor bir denge arayışı içinde olduğunu belirterek, faiz artırımlarının devam etmesinin kısa sürede politika hatası olarak değerlendirilebileceğini, buna karşılık adım atılmamasının da kredibilite açısından sorun yaratabileceğini vurguladı.
Avrupa Merkez Bankası’nın bir kez daha “sigorta amaçlı” faiz artışına yönelebileceğini düşündüklerini aktaran Brzeski, diğer merkez bankalarının büyük bölümünün ise mevcut koşullarda beklemede kalmasının beklendiğini kaydetti.
ING’den Brent petrol tahmininde aşağı yönlü revizyon
ING, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışının öngörülenden daha kısa sürede normale dönmesini gerekçe göstererek, yılın kalan dönemine ilişkin Brent petrol beklentisini aşağı çekti.
Kurumun değerlendirmesinde, petrol akışında ciddi bir kesinti yaşanmayacağı varsayımıyla Brent petrol tahminlerinin güncellendiği belirtildi. ING, “Artık 2026’nın üçüncü çeyreğinde Brent petrolün ortalama 80 dolar/varil, dördüncü çeyreğinde ise 74 dolar/varil olmasını bekliyoruz. Bu tahmin, akışta önemli bir kesinti yaşanmayacağı varsayımına dayanıyor. Ancak ABD-İran geriliminin yeniden tırmanması bu varsayımı fazla iyimser hale getirebilir” değerlendirmesinde bulundu.
Fed politikasına ilişkin beklenti
ING Makro Araştırma Direktörü Carsten Brzeski, enerji fiyatlarındaki gevşemenin ABD’de tüketiciler üzerindeki baskıyı hafifletebileceğini belirtti. Brzeski, “Düşük akaryakıt fiyatları tüketicilere rahatlama sağlıyor ve Orta Doğu’da ciddi bir tırmanış yaşanmadığı sürece ABD’de enflasyonun zirveyi görmüş olabileceğini düşünüyoruz. Konut kiralarındaki yavaşlama, ücret artışlarının zayıflaması ve gümrük tarifelerinin etkisinin azalması teknoloji kaynaklı enflasyon baskılarını büyük ölçüde dengeleyecektir. Fed’in 2027 yazına kadar faizleri değiştirmemesini bekliyoruz” dedi.
Çin ekonomisinde destek beklentisi
Brzeski, Çin ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde büyüme görünümünün yakından izleneceğine dikkat çekti. Çin için “2026’nın ilk yarısında büyümenin yıllık yaklaşık %4,8 olmasını bekliyoruz. Ancak veriler daha da kötüleşirse daha güçlü ekonomik destek politikaları üzerindeki baskı artabilir” görüşünü aktaran Brzeski, “Düşen enerji fiyatları ve daha zayıf enflasyon nedeniyle Çin Merkez Bankası’nın üçüncü çeyrekte faiz indirimine gitmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Döviz piyasalarında dolar beklentisi
ING notunda, Fed’in uzun süre faizleri sabit tutacağına yönelik beklentinin dolar üzerinde sınırlı değer kaybı baskısı yaratabileceği ifade edildi. Bu çerçevede kurum, doların yıl sonuna ve 2027’ye doğru hafif zayıflamasını beklediğini belirtti.
ING, EUR/USD paritesinin yıl sonunda 1,18 seviyesinde, USD/JPY paritesinin ise 158 civarında olabileceğini öngördü.
