Reklam

Kocaeli-Belediyesi

Mevduat faizlerinde düşüş için gözler Merkez Bankası’nda

Haziran enflasyonu sonrası gözler, Merkez Bankası’nın faiz kararına ve mevduat getirilerine çevrildi.

Haziran ayında aylık enflasyonun yüzde 1 seviyesinin altına inmesi, para politikasında yeni bir sürece girilebileceğine yönelik beklentileri artırdı. Bu görünümün ardından yatırımcılar ile tasarruf sahiplerinin dikkati, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 23 Temmuz’da gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu toplantısına çevrildi.

Bununla birlikte piyasalardaki mevcut tahminler, temmuz toplantısında politika faizinde herhangi bir indirime gidilmeyeceği yönünde ağırlık kazanıyor.

Mevduat faizlerinde yüksek oranlar korunuyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, geçen yıl enflasyonda kaydedilen gerilemenin ardından politika faizini aşamalı olarak yüzde 47,5’ten yüzde 37 seviyesine çekmişti. Ancak yılın ilk aylarında enflasyonda görülen dalgalanma ve küresel piyasalardaki gelişmeler, faiz indirim sürecinin durmasına neden oldu. Merkez Bankası, son üç Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit bıraktı.

Bankaların mevduat hesaplarına uyguladığı faiz oranları ise yalnızca politika faizine bağlı olarak şekillenmiyor. Merkez Bankası’nın piyasaya sağladığı fonlamanın maliyeti, Türk lirasına yönelik talep ve bankaların likidite ihtiyacı da mevduat faizleri üzerinde etkili oluyor.

Son dönemde bankaların özellikle 32 gün vadeli mevduat hesaplarında yüzde 42-43 seviyelerine ulaşan faiz teklifleri sunduğu görülüyor. Bazı bankalarda daha uzun vadeli hesaplar için de yüksek faiz oranlarının korunmaya devam ettiği belirtiliyor.

Politika faizi sabit kalırken mevduatta yüksek oranlar korunuyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, geçen yıl enflasyonda görülen yavaşlamanın ardından politika faizini aşamalı olarak yüzde 47,5’ten yüzde 37’ye kadar indirmişti. Ancak yılın ilk döneminde enflasyondaki dalgalı seyir ve küresel piyasalarda artan belirsizlikler, faiz indirimlerine ara verilmesine neden oldu.

Merkez Bankası, son üç Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı. Buna karşın bankaların mevduat hesaplarına uyguladığı faiz oranları, yalnızca politika faizindeki gelişmelere göre şekillenmiyor.

Merkez Bankası’nın piyasaya sağladığı fonlamanın maliyeti, Türk lirasına yönelik talep ve bankaların likidite ihtiyaçları da mevduat faizleri üzerinde belirleyici oluyor. Son dönemde bankaların özellikle 32 gün vadeli mevduat hesaplarında yüzde 42-43 seviyelerine ulaşan faiz oranları sunmaya devam ettiği görülüyor. Bazı bankalarda daha uzun vadeli hesaplar için de yüksek faiz tekliflerinin korunduğu belirtiliyor.

Faiz indirimi beklentisi mevduat ve fon getirilerini gündeme taşıdı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın haftalık repo ihalelerine yeniden başlaması durumunda, piyasadaki ortalama fonlama maliyetinin kademeli olarak gerilemesi bekleniyor. Böyle bir adımın mevduat faizlerine de düşüş yönünde yansıması öngörülürken, faizlerdeki gerilemenin ani değil, kontrollü ve zamana yayılan bir süreçte gerçekleşebileceği değerlendiriliyor.

Faiz oranlarında yaşanabilecek düşüşün para piyasası fonlarının getirileri üzerinde de etkili olabileceği belirtiliyor. TLREF’e bağlı olarak belirlenen günlük getirilerin azalması halinde, para piyasası fonlarının yatırımcılara sunduğu kazançların da aşamalı biçimde gerileyebileceği ifade ediliyor.

Uluslararası finans kuruluşlarının tahminleri, Merkez Bankası’nın yıl sonuna kadar sınırlı ölçüde faiz indirimine gidebileceğine işaret ediyor. Piyasa beklentileri, politika faizinin 2026 yılı sonunda yüzde 34-35 aralığına çekilebileceği yönünde şekilleniyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde mevduat faizlerinde de aşağı yönlü seyrin belirginleşebileceği öngörülüyor.

Yorum Yap

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir