Altın fiyatlarında son dönemde yaşanan sert düşüş küçük yatırımcıda tedirginliğe yol açarken, piyasada bugün yukarı yönlü bir hareket izlendi. Dün günü 6 bin 78 liradan tamamlayan gram altın, 6 bin 178 liraya yükseldi. Altının ons fiyatı ise yüzde 1,6 değer kazanarak 4 bin 71 dolara çıktı.
Fiyatlardaki dalgalanma yatırımcıların tutumlarında belirgin bir ayrışmayı beraberinde getirdi. Küçük yatırımcı satış yönünde hareket ederken merkez bankaları, gerilemeyi alım fırsatı olarak değerlendirerek rezervlerini güçlendirmeyi sürdürdü.
Polonya Merkez Bankası Başkanı Adam Glapinski, altın fiyatlarındaki düşüşü fırsata çevirdiklerini belirterek yılın ilk yarısında 82 ton altın satın aldıklarını açıkladı.
Glapinski’nin açıklaması, merkez bankalarının kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade altını uzun vadeli ve stratejik bir rezerv aracı olarak değerlendirdiğine işaret etti.
Küçük yatırımcı altından çıkıyor, merkez bankaları alıma yöneliyor
Altın fiyatlarında görülen sert geri çekilme, küçük yatırımcılar arasında endişeyi artırdı. Çin’deki altın yatırım fonlarından haziran ayında yaklaşık 2,2 milyar dolarlık çıkış gerçekleşti. Bazı yatırımcıların, yükselişini sürdüren hisse senedi piyasalarına yönelmek amacıyla altın pozisyonlarını azalttığı belirtildi.
Küresel piyasalarda da altından çıkış eğilimi dikkat çekti. Ocak ayında 5 bin 589 dolarla zirveye ulaşan altının ons fiyatı, daha sonra 4 bin 100 doların altına kadar geriledi. Yaşanan sert değer kaybı, bazı yatırımcılarda altındaki yükseliş döneminin sona erdiği düşüncesini güçlendirdi.
Buna karşılık merkez bankalarının altın talebini sürdürmesi, bireysel yatırımcıların yaklaşımından farklı bir görünüm ortaya koydu. Merkez bankalarının geri çekilmeleri alım fırsatı olarak değerlendirmesi, altının uzun vadeli rezerv aracı olma özelliğini koruduğuna işaret etti.
Merkez bankalarının altın iştahı hız kesmiyor
Küresel ölçekte merkez bankaları, fiyatlarda yaşanan dalgalanmalara karşın altın rezervlerini güçlendirmeye devam ediyor. Mayıs ayında merkez bankalarının net altın alımı 41 ton olarak gerçekleşirken Çin Merkez Bankası, haziranda rezervlerine 15 ton daha ekledi. Böylece Çin’in kesintisiz altın alım süreci 20’nci aya taşındı.
Polonya’nın yılın ilk yarısında gerçekleştirdiği 82 tonluk alımla birlikte değerlendirildiğinde, merkez bankalarının altına ilgisinin kısa vadeli fiyat hareketlerinden bağımsız ve uzun vadeli bir stratejiye dayandığı görülüyor.
Dünya Altın Konseyi tarafından gerçekleştirilen ankete katılan merkez bankalarının yüzde 45’i, gelecek 12 ayda altın rezervlerini artırmayı planladığını bildirdi. Bu oran, anket tarihinde kaydedilen en yüksek seviyelerden biri oldu.
Düşüşler alım fırsatına dönüşüyor
ABD’de açıklanan son enflasyon verilerinin fiyat baskılarında azalmaya işaret etmesi, Fed’in faiz politikasına yönelik piyasa beklentilerini değiştirdi. Bu gelişmelerin etkisiyle altının ons fiyatında kısa süre içinde yaklaşık 60 dolarlık yükseliş kaydedildi.
Enflasyonun yüksek seyrini koruduğu ve politika faizinin uzun süre değiştirilmediği bir senaryoda, reel faizlerin düşük hatta negatif seviyelerde kalabileceği değerlendiriliyor. Geçmiş dönemlerde benzer koşulların altın fiyatlarını desteklediği biliniyor.
Düşüş satış değil, alım fırsatı
Bireysel yatırımcılar piyasadaki kısa vadeli dalgalanmalara daha hızlı tepki verirken merkez bankaları, altını uzun vadeli bir rezerv ve güvenli liman aracı olarak görüyor.
Bu yaklaşım nedeniyle fiyatlardaki geri çekilmeler merkez bankaları açısından bir satış gerekçesi değil, rezervleri güçlendirmek için alım fırsatı olarak değerlendiriliyor.
