Uluslararası alanda savunma, havacılık ve uzay teknolojilerinde Türkiye’nin küresel rolünü pekiştirecek bu stratejik platform; 300’ü aşkın ürün lansmanı, milyarlarca dolarlık iş hacmi hedefi ve KOBİ’leri dünya devleriyle buluşturan yapısıyla Türk ekonomisinin teknoloji tabanlı büyümesine yön veriyor.
SAHA 2026, dünya genelindeki rakipleriyle kıyaslandığında artık “geleneksel bir fuar” olmaktan çıkıp bir “ekosistem merkezi” haline geldi. Bu organizasyon, Türk savunma sanayiinin küresel tedarik zincirindeki rolünü “üreticiden” “teknoloji, tedarik ve iş birliği standartlarını şekillendiren aktör konumuna nasıl taşıyor?
SAHA 2026; klasik bir fuar organizasyonunun ötesinde, yatırım, iş geliştirme ve ticarileşme odaklı stratejik bir platform olarak tasarlandı. Paneller, 216 imza töreni, 75 ülkeden 204 resmî heyet ve 819 resmî heyet mensubu, 148.872 ziyaretçi ,ürün lansmanları, B2B/B2G görüşmeler, ülke ve tematik pavilyonlar ile canlı teknoloji gösterimleri sayesinde yalnızca ürün sergileyen bir fuarın ötesinde; somut iş birlikleri ve stratejik ortaklıklar üreten çok katmanlı bir endüstri buluşması niteliği taşımaktadır. Bu yapı, Türk savunma, havacılık ve uzay sanayiinin küresel ölçekte daha güçlü ve belirleyici bir rol üstlenmesine imkân sağlayacak şekilde kurgulandı. SAHA 2026’nın yalnızca bir fuar olarak görülmemesi; Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay alanında ulaştığı seviyeyi dünyaya gösteren kritik bir eşik olarak değerlendirilmesi gerçekleştirildi. Organizasyon, global düzeyde artan etkinliği, üretim gücünü ve teknolojik kapasiteyi ortaya koyan güçlü bir ekosistem olarak şekillendirildi.
Bölgesel çatışmaların ardından savunma konseptleri değişti. SAHA 2026’da sergilenen yeni nesil platformlar, Türkiye’nin sahada doğrulanan kabiliyetlerini ve operasyonel kullanım konseptlerini uluslararası ölçekte nasıl görünür kılıyor?
SAHA 2026 kapsamında yalnızca platform sergilenmesi değil; bu platformların arkasındaki kullanım yaklaşımının, operasyonel planın ve stratejik çerçevenin de ortaya konması sağlandı. Genişletilmiş dış sergi alanı, deniz unsurlarının liman ziyaretleri, FPV Drone, UGV ve Rover Mücadeleleri gibi operasyonel senaryoya yakın gösterimler; teknolojinin sahadaki karşılığını konsept düzeyinde görünür kılacak şekilde hayata geçirildi. Organizasyon, klasik “fuar” formatını muhafaza ederken; yarışmalar, panel alanları, canlı yayın kurgusu (SAHA TV), mobil uygulama ve düzenli bilgilendirme akışı gibi unsurlar aracılığıyla etkinliği yalnızca beş günle sınırlı kalmayan, sürekliliği olan bir ekosistem yapısına dönüştürmeyi hedeflemektedir. Bu yaklaşım, yalnızca ürün tanıtımına değil; strateji–teknoloji–operasyon ekseninde gelişen kabiliyetlerin uluslararası ölçekte görünürlük kazanmasına hizmet eden bir çerçeve sunmaktadır.
100.000 m² kapalı sergi alandan ve 1.700’ün üzerinde firmadan bahsediyoruz. Bu niceliksel büyüme, niteliksel olarak hangi “çığır açan teknolojilerle” desteklenecek?
SAHA 2026, 100.000 m² kapalı sergi alanı, 20.000 m² açık sergi alanı, 400.000 m² toplam fuar alanında 1.700’ün üzerinde katılımcı firma ile savunma-havacılık-uzay ekosisteminin güçlü buluşma noktalarından biri olarak tasarlandı. Kara, deniz, hava, uzay ve insansız sistemler alanında SAHA EXPO 2024’te kaydedilen 208 yeni ürün lansmanı başarısının, SAHA 2026’da 218 yeni ürün lansmanıimza daha ileri taşınması hedeflendi. Dijital dönüşüm, yapay zekâ, çift kullanım (dual-use) teknolojiler ve değişen tehdit ortamı gibi başlıklar hem panellerde hem de ürün lansmanlarında ele alındı. Bu model, niceliksel büyümeyi teknoloji temelli niteliksel gelişimle desteklemeyi amaçlamaktadır.
SAHA 2026 ismindeki “Uzay” vurgusu her geçen yıl artıyor. Space Dome alanında, Space Talks kapsamında uzay ekosistemine yönelik oturumlar gerçekleştirildi. Türkiye’nin uzay programı ile fuardaki endüstriyel kabiliyetler arasında nasıl bir senkronizasyon kuruluyor?
Uzay teknolojileri odağında planetaryum tarzında tasarlanan “Space Dome”; panellerin ve keynote konuşmaların gerçekleştirileceği, uluslararası konukları, astronotları, sektör liderlerini ve karar vericileri aynı kubbe altında buluşturan özel bir alan olarak belirlendi. Türkiye Uzay Ajansı başta olmak üzere ilgili kurumların destekleriyle yürütülen bu model, uzay alanındaki endüstriyel kabiliyetlerin uluslararası paydaşlarla buluşmasını sağlayacak bir sistem olarak konumlanmaktadır.
SAHA 2026, dev savunma sanayii şirketlerinin yanı sıra çok sayıda KOBİ, mikro işletme, start-up ve ana yükleniciyi de dünya devleriyle aynı masaya oturtuyor. Bu görüşmelerin Türk KOBİ’lerinin ihracat kapasitesine çarpan etkisi nedir?
SAHA EXPO 2024’te 22 bin 467 B2B görüşme gerçekleştirilmişti; SAHA EXPO 2024 için: 133 imza töreni gerçekleşmiş ve 6,189 milyar dolar anlaşma hacmi oluşmuştu. SAHA 2026’da da tematik ve ulusal pavilyonlar sayesinde doğru alıcı ve ortakla daha hızlı eşleşme; B2B/B2G görüşme programı ile karar vericilere sistematik erişim sağlanması hedeflendi. Bu kurgu, KOBİ’lerin küresel savunma pazarlarına açılmasını destekleyen bir model olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca 18 panel, 7 SAHA Sohbeti, 5 Space Talks ve 1 Vizyon Konuşmasında; dijital dönüşüm, yapay zekâ, çift kullanım (dual-use) teknolojiler ile değişen tehdit ortamına ilişkin başlıklar, karar vericilerin bakış açısıyla kapsamlı biçimde değerlendirildi. Bu içerik kurgusu, sektör paydaşlarının yalnızca teknolojik gelişmeleri takip etmesini değil, aynı zamanda stratejik yönelimleri daha net okumasını sağlayacak. Böylece kamu, ana yüklenici ve KOBİ ekosistemi arasında ortak bir vizyon ve karar zemini oluşmasına katkı sunulması hedeflenmektedir.
Geçtiğimiz yıllarda milyarlarca dolarlık sözleşmeler imzalandı. Bu yılki fuarın, Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatı hedefindeki “kilometre taşı” olma özelliği nedir?
SAHA EXPO 2024’te oluşan 6,2 milyar dolarlık iş hacmi ve imzalanan 133 iş birliği anlaşması, etkinliğin somut çıktılar üretebildiğini ortaya koydu. SAHA 2026’da bu performansın daha ileri taşınması amacıyla yatırım yapılabilir teknoloji portföyü, ölçeklenebilir üretim ve tedarik ortaklıkları ile ihracat odaklı değer zinciri entegrasyonunun önceliklendirilmesi hedeflendi. Amaç, görünürlüğü ticari değere dönüştüren bir çerçevede ihracat kapasitesine katkı sağlamak.
Kaynak: Sanayi Gazetesi
