Euro Bölgesi’nde ekonomik faaliyet, temmuz ayında beklentilerin üzerinde bir performans sergiledi. S&P Global tarafından hazırlanan Bileşik Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), mart ayından bu yana ilk kez büyüme ile daralma arasındaki sınır olarak kabul edilen 50 seviyesini aşarak 51,9’a yükseldi. Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin beklentisi ise endeksin 50,2 seviyesinde gerçekleşmesi yönündeydi.
Bölgede imalat PMI 52,0’a, hizmet sektörü PMI ise 51,6’ya çıktı. Böylece hem sanayi hem de hizmet sektöründe ekonomik aktivitenin güçlendiğine işaret eden veriler kaydedildi.
Almanya daralmadan çıktı, Fransa’da kayıp hız kesti
9-22 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilen anket, Euro Bölgesi’nin en büyük iki ekonomisinde de tahminlerden daha olumlu bir görünüm ortaya koydu.
Almanya’da bileşik PMI, üç ay süren daralma döneminin ardından 51,2’ye yükselerek yeniden büyüme bölgesine geçti. Ülkede imalat PMI 52,2 ile güçlü bir görünüm sergilerken, hizmet sektörü PMI 49,6’da kalarak daralmanın sürdüğüne işaret etti.
Fransa’da ise ekonomik aktivitedeki gerileme şubat ayından bu yana en düşük düzeye indi. Ülkede bileşik PMI 49,6, imalat PMI 50,0 ve hizmet sektörü PMI 49,8 olarak ölçüldü. Veriler, Fransa ekonomisindeki daralmanın devam etmekle birlikte belirgin biçimde yavaşladığını gösterdi.
Euro Bölgesi’ndeki toparlanma jeopolitik risklerin gölgesinde
S&P Global Market Intelligence Başekonomisti Chris Williamson, Euro Bölgesi’nde temmuz ayında ekonomik aktivitenin yeniden güç kazandığını belirtti. Williamson, toparlanmaya ilişkin belirsizliklerin sürdüğüne dikkat çekerek, “Temmuz ayında Euro Bölgesi'nde ekonomik faaliyette memnuniyet verici bir canlanma yaşanıyor. Ancak istikrarsız jeopolitik ortam nedeniyle bu iyi haberlerin devam edip etmeyeceği henüz belli değil” dedi.
Cuma günü değerlendirmelerde bulunan Williamson, petrol fiyatlarındaki yükseliş ile nakliye kaynaklı endişelerin enflasyon üzerindeki baskıyı artırabileceğini ifade etti.
Williamson, söz konusu risklerin ekonomik toparlanmayı sekteye uğratabileceği uyarısında bulunarak, “Enflasyonist baskılar yeniden yoğunlaşırsa ve özellikle enerji alanında yaşanan tedarik kesintileri bu yeni başlayan toparlanmayı rayından çıkarırsa, ekonominin tekrar gerileme riskiyle karşı karşıya kalır” dedi.
Euro Bölgesi ekonomisi jeopolitik risklere karşı direncini koruyor
21 ülkeden oluşan Euro Bölgesi ekonomisi, tüketici enflasyonunu artıran ve ekonomik güven üzerinde baskı oluşturan Orta Doğu’daki gelişmelere rağmen dirençli bir görünüm sergiliyor. Bununla birlikte, Washington ile Tahran arasındaki barış görüşmelerinin çıkmaza girmesi ve son iki haftada askeri saldırıların yeniden şiddetlenmesi, ekonomik aktivitede daha belirgin bir gerileme yaşanabileceği yönündeki kaygıları canlı tutuyor.
Petrol ve doğal gaz fiyatlarında görülen yeni yükseliş de enflasyon görünümü açısından önemli bir risk oluşturuyor. Avrupa Merkez Bankası (AMB), perşembe günü gerçekleştirdiği toplantıda borçlanma maliyetlerinde değişikliğe gitmedi. Ancak konuya yakın kaynaklar, yetkililerin eylül ayında faiz artırımına hazırlandığını belirtiyor. AMB, geçen ay İran savaşının ardından faiz yükselten ilk G7 merkez bankası olmuştu.
Öte yandan cuma günü yayımlanan anket, fiyat baskıları açısından daha olumlu sinyaller verdi. Girdi maliyetlerindeki artış, savaşın başlamasından bu yana en düşük seviyesine geriledi. Maliyet baskılarındaki bu belirgin yavaşlama, mal ve hizmetlerin satış fiyatlarındaki enflasyonun sınırlı kalmasına katkı sağladı.
Williamson, “Bu durum, yakın zamanda faiz oranlarında ilave artışlara duyulacak ihtiyaç açısından AMB üzerindeki baskıyı azaltacaktır” dedi.
