ABD’li yatırım bankası JPMorgan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) temmuz ayı faiz kararının ardından Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Banka, Orta Doğu’da artan jeopolitik riskler ile petrol fiyatlarının varil başına 100 dolar seviyesine yaklaşmasının, TCMB’nin planlanan faiz indirimlerini ötelemesine yol açabileceğini belirtti.
JPMorgan faiz indirimi beklentisini yılın sonuna öteledi
JPMorgan analistleri, bölgedeki jeopolitik gerilim azalana kadar TCMB’nin fiili fonlama maliyetini yüzde 40 seviyesinde tutacağını öngördü. Raporda, mevcut koşulların kısa vadede operasyonel fonlama politikasında normalleşme adımlarını geciktirebileceği belirtildi.
Son gelişmelerin ardından faiz tahminlerini revize eden banka, daha önce eylül ve ekim toplantılarında beklediği 100’er baz puanlık indirimleri ekim ve aralık aylarına erteledi. JPMorgan, eylül toplantısında ise haftalık repo ihalelerine yeniden başlanmasını ve bu adımla fonlama maliyetinin yüzde 37’ye gerilemesini bekliyor.
JPMorgan yıl sonu faiz tahminini yüzde 35’te tuttu
JPMorgan, TCMB’nin faiz kararına ilişkin metninde iç talepte gözlenen yavaşlamaya dikkat çekildiğini belirtti. Bankanın değerlendirmesinde, para politikasındaki gevşeme yöneliminin korunduğu ve önümüzdeki dönemde temel eğilimin faiz indirimleri doğrultusunda devam edeceği ifade edildi.
2026 yıl sonu politika faizi tahminini yüzde 35 seviyesinde değiştirmeyen JPMorgan, Orta Doğu’daki çatışmaların uzaması veya daha geniş bir alana yayılması durumunda indirimlerin öngörülenden daha sınırlı kalabileceği uyarısında bulundu.
Sıkı para politikası TL varlıkları destekliyor
JPMorgan raporunda, TCMB’nin şahin para politikası duruşu ile artan jeopolitik belirsizliklerin piyasa fiyatlamaları üzerindeki etkisi değerlendirildi. Yüzde 40 seviyesindeki fiili fonlama maliyetini dikkate alan piyasaların, politika faizini 2026 sonunda yüzde 36,6, 2027 sonunda ise yüzde 34 düzeyinde öngördüğü belirtildi.
Banka stratejistleri, küresel piyasalardaki riskten kaçış eğiliminin devam etmesi durumunda Türk lirası gecelik endeks takası (OIS) eğrisindeki dikleşme pozisyonlarının uygun bir risk-getiri dengesi sunabileceğini ifade etti. Petrol fiyatlarının gerilemesi ve bölgesel gerilimin hafiflemesi halinde ise ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın etkisiyle TCMB’den daha hızlı bir gevşeme beklentisinin kısa vadeli fiyatlamalara yansıyabileceği kaydedildi.
Bununla birlikte raporda, orta vadeli enflasyon görünümü ve seçim sonrası döneme ilişkin belirsizlikler nedeniyle faiz oranlarının uzun vadede yüksek seviyelerde kalabileceği vurgulandı. Döviz piyasalarına ilişkin değerlendirmede de TCMB’nin sıkı duruşunun faiz farkından yararlanmayı amaçlayan carry trade işlemlerini desteklediği ve Türk lirası cinsi varlıklara yönelik talebi güçlendirdiği belirtildi.
