Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO) Kerkük’teki petrol sahalarına ortak olması, Türkiye-Irak enerji ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını araladı. İşbirliği, petrol taşımacılığının ötesine geçerek üretim ve saha geliştirme faaliyetlerini de kapsayacak şekilde genişledi.
Türkiye’nin yurt dışındaki petrol üretimini artırma ve enerji arz güvenliğini güçlendirme hedefleri doğrultusunda TPAO; bp ve ConocoPhillips’in de yer aldığı konsorsiyuma yüzde 15 payla katıldı. Konsorsiyum, Kerkük’te bulunan petrol sahalarının geliştirilmesi ve üretim kapasitesinin artırılması için çalışmalar yürütecek.
Sahalarda günlük 300 bin varil üretiliyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'yi kabulü öncesinde imzalanan anlaşma kapsamında bp, ConocoPhillips ve TPAO'dan oluşan konsorsiyum, Kerkük'teki Baba ve Avanah kubbeleri ile Bai Hassan, Jambur ve Khabbaz sahalarında üretimi artırmak için birlikte çalışacak.
Irak'ın Maden Çıkaran Endüstriler Şeffaflık Girişimi'nin (EITI) kamuya açık son saha bazlı üretim verilerine göre, TPAO'nun ortak olduğu sahalarda günlük yaklaşık 300 bin varil petrol üretiliyor. Bunun yaklaşık 133 bin varili Bai Hassan, 107 bin varili Baba ve Avanah kubbeleri, 38 bin varili Jambur ve 25 bin varili Khabbaz sahalarından geliyor.
Projenin ilk aşamada 3 milyar varil petrol eş değerinin üzerinde hidrokarbon kaynağını kapsadığı değerlendirilirken bp, sözleşme alanının toplamda 20 milyar varil petrol eş değerine ulaşabilecek kaynak potansiyeli taşıdığını öngörüyor.
Türkiye-Irak enerji işbirliği üretim ve altyapı projeleriyle genişliyor
Söz konusu ortaklık, Türkiye ile Irak arasında enerji ilişkilerinin petrol taşımacılığının ötesine geçerek ortak üretim, yatırım ve enerji altyapısı projelerini kapsayacak şekilde yeniden şekillendiği bir dönemde hayata geçirildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 1973 tarihli Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması'nın sona ermesinin ardından tarafların petrolün yanı sıra doğal gaz ve enerji altyapısını da kapsayan yeni bir işbirliği modeli üzerinde çalıştığını açıklamıştı.
Bayraktar, bu kapsamda Irak tarafına, BOTAŞ'ın bir yıl süreyle petrol taşımaya devam etmesini öngören geçiş düzenlemesi teklif edildiğini, bu süreçte yeni boru hattı anlaşmasının müzakere edilmesinin planlandığını belirtmişti.
Irak'ın günlük 750 bin varillik taşıma kapasitesine ihtiyaç duyduğunu ifade eden Bayraktar, mevcut akış günlük yaklaşık 180-200 bin varil seviyesinde olsa da Türkiye'nin bu kapasiteyi tahsis etmeye hazır olduğunu söylemişti.
Yeni anlaşmanın petrolün yanı sıra enerji altyapısını kapsaması ve mevcut boru hattının Basra'ya kadar uzatılmasının da hedefler arasında yer aldığı belirtilmişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da Irak tarafıyla en kısa sürede kapsamlı bir enerji işbirliği anlaşması imzalamayı hedeflediklerini açıklamıştı.
Kerkük ortaklığı, TPAO'nun günlük 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üretimi hedefi doğrultusunda atılan en önemli adımlardan biri olarak değerlendirilirken Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi de ülkesinin Türkiye'ye günlük 1 milyon varile kadar petrol sağlayabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade etti.
TPAO’nun Kerkük ortaklığı yeni uluslararası projelerin önünü açabilir
Washington Arap Körfez Ülkeleri Enstitüsü Misafir Öğretim Üyesi Kate Dourian, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, TPAO'nun Kerkük ortaklığının Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı konusunda yürütülen müzakerelerle yakından bağlantılı olduğunu söyledi.
Dourian, mevcut anlaşmanın sona ermesinin ardından tarafların nihai anlaşma üzerinde çalıştığını belirterek, geçiş dönemini kapsayan düzenlemenin Irak ham petrolünün Ceyhan Limanı'na ihracatının sürmesini sağlayacağını, yeni anlaşmanın ise petrolün yanı sıra doğal gaz ve elektrik akışını da kapsamasının beklendiğini ifade etti.
TPAO'nun projeye ortak olmasının stratejik açıdan anlamlı olduğunu vurgulayan Dourian, şunları kaydetti:
"Günlük yaklaşık 220 bin varil seviyesindeki petrol akışının 750 bin varile çıkarılması Kerkük sahalarının daha fazla geliştirilmesini gerektirecek. Bu nedenle TPAO'nun projeye ortak olması stratejik açıdan anlamlı. Ayrıca bp ve ConocoPhillips ile kurulan ortaklık, TPAO'nun Irak'ta veya bu şirketlerin faaliyet gösterdiği diğer ülkelerde yeni projelerde yer almasının önünü açabilir."
Kerkük ortaklığı Türkiye’nin küresel enerji konumunu güçlendirecek
Londra Enerji Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Öğütçü de ortaklığın, Türkiye'nin enerjiyi yalnızca ithal eden değil, kaynağında üreten ve yöneten ülke olma stratejisinde önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi.
Enerji güvenliğinin yalnızca petrol satın almakla değil, üretime ortak olmakla güçlendirilebileceğini belirten Öğütçü, "Kerkük dünyanın en büyük ve en verimli petrol havzalarından biri. Irak yaklaşık 145 milyar varillik kanıtlanmış rezerviyle dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkeleri arasında yer alıyor. TPAO'nun bp ve ConocoPhillips gibi küresel şirketlerle aynı projede yer alması, Türkiye'nin uluslararası enerji ligindeki konumunu güçlendirecektir." dedi.
Öğütçü, TPAO'nun Kerkük'teki varlığının şirketin uluslararası üretim portföyünü büyüteceğini, döviz gelirini artıracağını ve Türkiye'nin enerji arz güvenliğine katkı sağlayacağını dile getirerek, Kerkük-Ceyhan Boru Hattı'nın yeniden etkin kullanılmasının Türkiye'nin bölgesel enerji ticaret merkezi olma hedefini destekleyeceğini ifade etti.
Bu yatırımın TPAO'nun gelecekte daha büyük uluslararası projelerde rol almasına katkı sağlayacağını kaydeden Öğütçü, şu değerlendirmede bulundu:
"Bu anlaşmayı yalnızca yüzde 15'lik bir ortaklık olarak görmek eksik olur. Asıl değer, TPAO'nun dünyanın en önemli petrol havzalarından birinde bp ve ConocoPhillips gibi küresel enerji şirketleriyle aynı masada yer almasıdır. İlk aşamada 3 milyar varilden fazla petrol eş değeri üretim potansiyeline sahip bu proje, Türkiye'nin enerji güvenliği, uluslararası üretim kapasitesi ve bölgesel enerji merkezi olma hedefi açısından uzun vadeli stratejik bir kazanımdır. Gelecekte enerji jeopolitiğinde güçlü ülkeler, sadece enerji tüketenler değil, üretime ortak olan, rezerv geliştiren ve küresel enerji şirketleri oluşturabilen ülkeler olacaktır."
