Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji alanındaki uluslararası yatırımlarının petrol ve doğal gaz üretiminin ötesinde çok yönlü bir stratejiye dayandığını belirtti. Bayraktar, bu yatırımlarla Türkiye’nin teknik tecrübesinin, teknolojik kapasitesinin, sermayesinin ve operasyon kabiliyetinin küresel pazarlara taşınmasının amaçlandığını söyledi.
Türkiye’nin enerjide tam bağımsızlık hedefi kapsamında üç kıtada faaliyet yürüttüğüne işaret eden Bayraktar; Kerkük, Somali, Libya, Umman, Azerbaycan ve Macaristan’da kara ve deniz sahalarını kapsayan ortaklıklar geliştirildiğini ifade etti. Her yeni uluslararası girişimin Türkiye’yi yalnızca enerji kaynaklarına ulaşan bir ülke olmaktan çıkararak üretim yapan, yatırım gerçekleştiren ve küresel enerji piyasasında etkin rol üstlenen bir aktöre dönüştürdüğünü kaydetti.
Bu stratejinin odağında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının küresel ölçekte büyütülmesi bulunuyor. Bayraktar, TPAO’nun günlük 1 milyon varil petrol eşdeğeri hidrokarbon üretim kapasitesine ulaşan uluslararası bir enerji şirketi haline getirilmesinin hedeflendiğini bildirdi.
Hedef doğrultusunda TPAO’nun yurt dışı portföyünü büyütecek yeni projeler, arama ve üretim ruhsatları ile uluslararası ortaklıklar üzerinde çalışmaların sürdüğünü aktaran Bayraktar, şirketin mevcut toplam üretiminin günlük yaklaşık 330 bin varil petrol eşdeğeri seviyesinde olduğunu belirtti.
Bayraktar, Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretim artışının da katkısıyla TPAO’nun yurt içi ve yurt dışındaki günlük hidrokarbon üretiminin 2028’de 600 bin varile yaklaşmasının beklendiğini ifade etti.
Kerkük’ten Somali’ye yeni enerji hamlesi
Bakan Bayraktar, TPAO'nun uluslararası büyüme stratejisinin en önemli adımlarından birinin Irak'ta atıldığını, Somali'deki çalışmaların da Türkiye'nin uluslararası hidrokarbon arama stratejisinin en somut örneklerinden biri olduğunu anlattı.
TPAO'nun BP Energy Company of Kirkuk Limited'in yüzde 15 hissesini satın alarak Kerkük'teki Baba, Avanah, Bai Hassan, Jambur ve Khabbaz sahalarında BP ve ConocoPhillips ile birlikte ortak olduğunu ifade eden Bayraktar, şöyle devam etti:
"İlk aşamada yaklaşık 3 milyar varil petrol eşdeğerinin üzerinde hidrokarbon kaynağı barındırdığı değerlendirilen bu sahalarda hedefimiz, mevcut rezervlerin geliştirilmesi, üretimin artırılması ve ilave arama potansiyelinin araştırılmasıdır. Öte yandan Somali, Türkiye'nin uluslararası hidrokarbon arama stratejisinin en somut örneklerinden biridir. Oruç Reis sismik araştırma gemimiz Somali açıklarında 234 gün boyunca üç ayrı deniz bloğunda sismik araştırma gerçekleştirdi, elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucunda sondaj kararı alındı. Yeni nesil sondaj gemimiz Çağrı Bey, Somali açıklarındaki Curad-1 kuyusunda Türkiye'nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştiriyor."
Bayraktar, Türkiye'nin uluslararası enerji açılımının tek bir ülkeye veya bölgeye bağlı olmadığını belirterek çok yönlü ve çeşitlendirilmiş bir coğrafi portföy oluşturulduğunu dile getirdi.
Haziranda imzalanan üretim paylaşım anlaşmalarıyla Libya'nın kara ve deniz ruhsat sahalarında arama faaliyetlerinin önünün açıldığını ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti:
"Bu adımlar, Türkiye-Libya enerji işbirliğinin yeni bir seviyeye taşınmasını ve TPAO'nun Kuzey Afrika'daki varlığının güçlendirilmesini amaçlıyor. Öte yandan, Oruç Reis sismik araştırma gemimizin muson döneminin ardından Pakistan'a intikal ederek sismik veri toplama çalışmalarına başlaması planlanıyor. Suriye'de petrol ve madencilik alanlarında işbirliği imkanlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. Umman'da Blok 80 için İmtiyaz Anlaşması ve Ortak İşletme Anlaşması imzalandı. Bu adım, TPAO'nun Körfez bölgesindeki uluslararası faaliyetlerinin genişletilmesi açısından önem taşıyor. Ayrıca Afrika'da Gine Bissau, Angola, Liberya'da yeni operasyonlar için yoğun çalışıyoruz."
Hedef günlük 1 milyon varil üretim
Bayraktar, Azerbaycan'da Türkiye'nin ilgilendiği hidrokarbon sahalarıyla farklı birçok proje geliştirileceğini anlattı.
Yakın zamanda Türkiye ve Azerbaycan'ın anlaşma imzaladığını anımsatan Bayraktar, şöyle devam etti:
"1 Haziran'da BOTAŞ ile Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR), TotalEnergies ve Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC) şirketleri, Azerbaycan'dan Türkiye'ye 2029 itibarıyla 15 yıl boyunca toplam 33 milyar metreküp doğal gaz sağlayacak anlaşmaya imza attı. Türkiye bugün Irak'ta, Kerkük'te, Azerbaycan'da var. Azeri Çıralı Güneşli projesinde Şahdeniz projelerinde var. Çok yakın zamanda günlük 1 milyon varil petrol eşdeğeri hidrokarbon üretmek gibi çok ciddi bir hedef ortaya koyduk." değerlendirmesinde bulundu.
TPAO'nun, doğal gaz arama ve üretim faaliyetleri amacıyla birçok anlaşma yaptığını vurgulayan Bayraktar, ocakta ExxonMobil, şubatta Chevron, aynı dönemde bp ve nisanda da TotalEnergies ile stratejik işbirliğinin geliştirilmesine yönelik anlaşmalar imzaladığını anımsattı.
Bayraktar, Türkiye'nin enerji üreticisi ülkelerle uzun vadeli stratejik ortaklıklar geliştirirken, Avrupa'nın enerji arz güvenliğine katkı sunacak işbirliklerini de güçlendirdiğini belirtti.
Bu kapsamda Macaristan ve Bulgaristan'daki faaliyetlerin, Türkiye'nin Avrupa enerji piyasalarıyla daha güçlü şekilde bütünleşme ve Avrupa'nın enerji güvenliğine katkı sunma stratejisinin somut örneklerini oluşturduğunu aktaran Bayraktar, "Macaristan ve Bulgaristan'daki faaliyetlerimiz, TPAO'nun Avrupa'daki varlığını güçlendirmenin yanı sıra Türkiye-Avrupa Birliği enerji işbirliğinin stratejik niteliğini daha da ileri taşımaktadır. MOL ile 2025'te imzalanan anlaşma kapsamında Buzsak sahasında 3B sismik veri toplama faaliyetleri tamamlanmış, veri değerlendirme süreci başlatılmıştır. Tamasi sahasında ise 3B sismik veri toplama çalışmaları devam etmektedir. Shell ile Bulgaristan'ın Karadeniz'deki Khan Tervel sahasında başlatılan ortak arama faaliyetleri, Türkiye'nin Avrupa enerji güvenliğine katkı sunma vizyonunun önemli örneklerinden biridir." değerlendirmesinde bulundu.
TPAO ile KazMunayGas arasında hidrokarbon arama ve üretim sahalarına ilişkin Mutabakat Zaptı ile petrol sahalarında servis hizmetleri alanında işbirliği anlaşmaları imzalandığını anımsatan Bayraktar, bu işbirliklerinin, Türkiye'nin Orta Asya'daki enerji varlığını güçlendirirken TPAO'nun teknik ve operasyonel kapasitesinin bölgeye taşınmasının da önünü açtığını sözlerine ekledi.
