Sevgi PİLGİ- Özel Haber
Doğal kaynakları koruyan, çevresel sorumluluğu yönetim anlayışının merkezine yerleştiren Ankara Dökümcüler İhtisas OSB, sürdürülebilir sanayi anlayışıyla Türkiye’ye değer katmaya devam ediyor.
Ankara Dökümcüler İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, su verimliliğinin artırılması ve çevresel sürdürülebilirlik alanında hayata geçirdiği uygulamalarla bu başarıya ulaşarak, ‘Türkiye’nin ilkleri arasında Mavi Su Verimliliği Belgesi Sahibi Organize Sanayi Bölgesi’ oldu.
Sanayide sürdürülebilirlik üretimden bağımsız değil
Türkiye'de Mavi Su Verimliliği Belgesi almaya hak kazanan ikinci Organize Sanayi Bölgesi olmanın kendileri için son derece önemli bir kazanım olduğunu söyleyen Ankara Dökümcüler İhtisas OSB Bölge Müdürü Yakup Arslan, bu belgeyi yalnızca çevresel bir başarı olarak değil, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimine yönelik çalışmalarının somut bir göstergesi olarak değerlendirdiklerini söyledi.
Sanayide sürdürülebilirliğin artık üretimden bağımsız düşünülemeyeceğini söyleyen Yakup Arslan, “Özellikle iklim değişikliği, kuraklık ve su kaynakları üzerindeki artan baskı dikkate alındığında, suyun verimli kullanılması hem çevresel hem de ekonomik açıdan giderek daha kritik hale geliyor. Aldığımız belge, bu konudaki yaklaşımımızı sistematik bir yapıya dönüştürmemiz ve gelecek dönem çalışmalarımız için güçlü bir temel oluşturmamız açısından ayrıca önem taşıyor” dedi.
OSB, belgelendirme sürecinde öncelikle mevcut su kullanım yapısını ayrıntılı şekilde ele aldı. Su tüketim noktalarının belirlenmesi, mevcut tüketimlerin değerlendirilmesi, su verimliliği açısından iyileştirmeye açık alanların tespit edilmesi ve bunlara yönelik hedeflerin oluşturulması sürecin temel unsurlarını oluşturdu.
Arslan, “Su verimliliğinin yalnızca belirli dönemlerde ele alınan bir çalışma olmaması, kurumsal yönetim sisteminin bir parçası haline getirilmesi üzerinde durduk. Su kullanımının izlenmesi, performansın değerlendirilmesi ve iyileştirme çalışmalarının planlanmasına yönelik sistematik bir yaklaşım oluşturduk. Belgenin alınmasını bir sonuçtan ziyade, sürekli iyileştirme sürecinin önemli bir aşaması olarak görüyoruz” dedi.
Su verimliliğinde etkin bir yönetimin temelini, su tüketiminin düzenli olarak ölçülmesi ve dağıtım altyapısındaki kayıpların kontrol altında tutulması oluşturuyor. Bu doğrultuda bölge su tüketimlerini düzenli olarak takip ediyor, tüketim verilerindeki değişimleri değerlendirerek olası kayıp ve kaçakların erken tespitine yönelik çalışmalar yürütüyor.
Uygulanabilir verimlilik fırsatları
Döküm sektöründe, üretim süreçlerinde suyun önemli olduğunu vurgulayan Yakup Arslan, “Döküm sektöründe su verimliliği açısından; özellikle soğutma sistemlerinde kapalı devre uygulamaların tercih edilmesi, proses sularının teknik olarak uygun olduğu ölçüde yeniden kullanılması, su tüketiminin proses bazında ölçülmesi ve kayıp-kaçakların düzenli olarak kontrol edilmesi önemli uygulamalar arasında yer alıyor. Bunun yanında su verimli ekipmanların kullanılması ve alternatif su kaynaklarının değerlendirilmesi de sektörde su tüketiminin azaltılmasına katkı sağlayabilecek uygulamalar olarak öne çıkıyor. OSB yönetimi olarak bölgemizde faaliyet gösteren sanayicilerimizi bu uygulamalar ve su verimliliği konusunda alınabilecek önlemler hakkında bilgilendiriyor, işletmelerin kendi üretim süreçlerinde su tüketimlerini değerlendirmelerini ve uygulanabilir verimlilik fırsatlarını belirlemelerini teşvik ediyoruz. Buradaki temel hedefimiz, üretim kalitesi ve proses gerekliliklerini gözeterek birim üretim başına su tüketiminin azaltılması ve su verimliliği yaklaşımının bölgedeki işletmeler genelinde yaygınlaştırılmasıdır” şeklinde konuştu.
Su kaynaklarına olan bağımlılık azaltılacak
Su tüketiminin azaltılmasının yalnızca doğrudan su maliyetlerinin düşürülmesiyle bir fayda sağlamadığını, suyun temini, pompalanması, dağıtılması ve gerektiğinde arıtılması süreçlerinde enerji ve işletme maliyetlerinin de ortaya çıktığını söyleyen Arslan, sözlerini söyle sürdürdü: “Su tüketiminde sağlanan iyileştirmeler, toplam işletme giderleri açısından da tasarruf potansiyeli oluşturuyor. Özellikle kayıp ve kaçakların azaltılması, gereksiz tüketimin önlenmesi ve suyun yeniden kullanım olanaklarının artırılması, işletmeler açısından uzun vadeli ekonomik kazanımlar sağlayabilir. Bu kapsamda planladığımız su verimliliği projeleriyle, 2030 yılına kadar toplam su tüketimimizin en az %5'inin geleneksel olmayan su kaynaklarından karşılanmasını hedefliyoruz. Yağmur suyu, geri kazanılmış su ve benzeri alternatif kaynakların kullanım oranının artırılmasıyla konvansiyonel su kaynaklarına olan bağımlılığın azaltılması; buna bağlı olarak toplam su temin maliyetinin ve birim su kullanım maliyetinin düşürülmesi amaçlanıyor. Bu yaklaşım aynı zamanda su kaynaklarında yaşanabilecek arz kısıtları ve maliyet artışlarına karşı OSB'mizin dayanıklılığını artıracaktır. Dolayısıyla su verimliliğini yalnızca çevresel performans açısından değil, kaynak güvenliği, maliyet yönetimi ve üretimin sürdürülebilirliği açısından da önemli bir unsur olarak değerlendiriyoruz.”
Ölçülebilir su verimliliği performansı
Su yönetiminde etkinliğin sağlanabilmesi için tüketimin doğru şekilde ölçülmesinin, düzenli olarak izlenmesinin ve elde edilen verilerin analiz edilebilir hale getirilmesinin büyük bir önem taşıdığını söyleyen Arslan, “Bu doğrultuda OSB bünyesindeki su tüketimlerinin daha sistematik ve bütüncül şekilde takip edilebilmesine yönelik dijital izleme altyapısının geliştirilmesi üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. Planlanan altyapıyla birlikte su tüketim verilerinin dijital ortamda daha etkin takip edilmesi, tüketim eğilimlerinin analiz edilmesi ve olağan dışı tüketimlerin daha erken tespit edilmesi hedefleniyor. Böylece yalnızca toplam tüketimin izlenmesi değil, aynı zamanda kayıp-kaçak yönetiminin güçlendirilmesi ve su verimliliği performansının ölçülebilir göstergeler üzerinden takip edilmesi amaçlanıyor” dedi.
Geniş yeşil dönüşüm stratejisi
Mavi Su Verimliliği Belgesi’nin, OSB'nin daha geniş yeşil dönüşüm stratejisinin bir parçası olduğunu vurgulayan Arslan, “Mavi Su Verimliliği Belgesi'ni tek başına yürütülen bir çevre çalışması olarak değil, Ankara Dökümcüler İhtisas OSB'nin daha geniş kapsamlı yeşil dönüşüm yol haritasının önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Önümüzdeki süreçte temel hedeflerimizden biri, çalışmalarımızı daha da ileri taşıyarak Yeşil OSB Belgelendirme sürecine hazırlanmak ve Yeşil OSB statüsüne ulaşmak. Yeşil OSB yaklaşımı; yalnızca su tüketiminin azaltılmasını değil, çevresel performansın yanı sıra yönetimsel, sosyal ve ekonomik performansın da sürekli geliştirilmesini esas alan bütüncül bir model ortaya koyuyor. Bu doğrultuda önümüzdeki dönemde su verimliliğinin yanında enerji verimliliğinin artırılması, yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması, sera gazı emisyonlarının ölçülmesi ve azaltılması, atıkların kaynağında azaltılması, atıksuların geri kazanımı ve yeniden kullanımı, sıfır atık uygulamalarının geliştirilmesi ve endüstriyel simbiyoz olanaklarının artırılması gibi başlıklara odaklanmayı planlıyoruz. Mavi Su Verimliliği Belgesi'ni bir nihai hedef olarak değil, ölçen, izleyen, hedef koyan ve performansını sürekli iyileştiren bir OSB yapısına geçişin önemli adımlarından biri olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde su yönetiminde edindiğimiz bu yaklaşımı enerji, karbon, atık ve kaynak verimliliği başta olmak üzere diğer sürdürülebilirlik alanlarına da yaygınlaştırarak Ankara Dökümcüler İhtisas OSB'yi Yeşil OSB hedefi doğrultusunda geliştirmeyi amaçlıyoruz” şeklinde konuştu.
Su verimliliğinde kalıcı dönüşüm
Su verimliliğinde kalıcı bir dönüşümün sağlanabilmesi için yalnızca OSB yönetiminin değil, bölgede faaliyet gösteren sanayicilerin de sürece aktif olarak katılması gerektiğini söyleyen Arslan, “Bu nedenle firmalarımızın kendi su tüketimlerini takip etmelerini, verimlilik potansiyellerini belirlemelerini ve uygun iyileştirme uygulamalarını hayata geçirmelerini teşvik ediyoruz. Bu kapsamda, sanayi bölgemizde su verimliliği konusunda farkındalığın artırılması amacıyla bireysel su verimliliği ve sektörel su verimliliği eğitimlerinin düzenli olarak gerçekleştirilmesini planlıyoruz. Bunun yanında, işletmelerimizin kendi üretim süreçlerine uygun teknik çözümleri daha yakından tanıyabilmeleri amacıyla endüstriyel su verimliliği rehberlerinde yer alan tekniklerin uygulanmasına yönelik çalıştaylar düzenlemeyi hedefliyoruz. Bu çalıştayların yalnızca eğitim amaçlı değil, aynı zamanda iyi uygulamaların paylaşılabileceği bir bilgi ve deneyim aktarım platformu olmasını önemsiyoruz. Su verimliliği konusunda başarılı uygulamalar gerçekleştiren sanayicilerimizin deneyimlerinin diğer işletmelerle paylaşılmasıyla, iyi uygulama örneklerinin OSB genelinde yaygınlaştırılmasını ve işletmeler arasında karşılıklı öğrenmenin desteklenmesini amaçlıyoruz” ifadelerine yer verdi.
Sürdürülebilir ve dirençli bir sanayi bölgesi
Sürdürülebilirlik kriterlerinin yatırım ve tedarik kararlarında giderek daha belirleyici bir hale geldiğini söyleyen Yakup Arslan, sözlerini şöyle tamamladı: “Özellikle uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren firmalar açısından üretimin yalnızca ekonomik performansı değil; enerji, su, karbon ve kaynak kullanımındaki çevresel performansı da önem kazanıyor. Türkiye'de Mavi Su Verimliliği Belgesi alan ikinci OSB olmamızın, Ankara Dökümcüler İhtisas OSB'nin sürdürülebilir üretim ve kaynak verimliliği konusundaki yaklaşımını somut biçimde ortaya koyması açısından önemli olduğunu düşünüyoruz. Bunun yanında, Su Verimliliği Yönetmeliği kapsamındaki işletmelerin 2030 yılına kadar toplam su tüketimlerinin en az %10'unu geleneksel olmayan su kaynaklarından karşılamaları gerekiyor. OSB olarak planladığımız yatırımlarla toplam su tüketimimizin %5'inin geleneksel olmayan su kaynaklarından karşılanmasını hedefliyoruz. Böylece bölgemizde faaliyet gösteren işletmeler açısından 2030 hedefinin önemli bir bölümünü destekleyecek ortak bir altyapının oluşturulmasını amaçlıyoruz. Bu yaklaşımın, özellikle sürdürülebilir üretim kriterlerini ve tedarik zinciri çevresel performansını önemseyen ulusal ve uluslararası yatırımcılar açısından bölgemizin cazibesini artıracağını düşünüyoruz. Yatırımcı açısından yalnızca bugünkü çevresel performans değil, gelecekteki su kaynaklı risklere ve düzenleyici gerekliliklere ne ölçüde hazırlıklı olunduğu da giderek önem kazanıyor. Bu nedenle Mavi Su Verimliliği Belgesi ve planladığımız yatırımların, Ankara Dökümcüler İhtisas OSB'nin sürdürülebilir ve dirençli bir sanayi bölgesi olarak konumunu güçlendireceğine inanıyoruz.”
Kaynak: Sanayi Gazetesi



