Yüreğimiz yandı…
Canımız kavruldu…
Yıkıldık,
Yığıldık,
Yok olduk…
******
Bu ne büyük felaket böyle…
Nasıl bir yıkım öyle…
*****
Canlar yandı…
Yürekler sızladı…
Hayatlar karardı…
Yavrular soldu.
*****
Ailece…
Milletçe…
Enkaz altında kaldık.
****
Üşüdük…
Üşüdük…
Çok üşüdük…
****
Ekipler gelmedi…
Işıklar yanmadı…
Üzerimizdeki tonlarca yük…
Dakikalar geçti,
Saatler geçti,
Günler geçti kalkmadı.
****
Bu nasıl bir felaket…
Nasıl bir gecikme…
Nasıl bir ihmalkârlık böyle…
****
Yarabbi…
Canımız yanıyor,
Yüreğimiz sızlıyor,
Kanımız donuyor,
Milletçe, ulusça kahroluyoruz,
Ölüyoruz!
****
Sesimizi duymuyor musunuz?
Çaresizliğimizi görmüyor musunuz?
Feryadımızı işitmiyor musunuz?
****
Evlatlarımızı kaybettik.
Büyüklerimizi yitirdik.
Sevdiklerimize veda edemedik.
Yandık, donduk, öldük/dirildik…
***
Kocaman, kocaman binalar üzerimize yıkıldı…
Saatlerdir bir adım öteye gidemedik.
Ne elimizi kıpırdatabildik ne enkaz altında kalan bedenimizi…
Mecalimiz kalmadı…
****
Dermanımız tükendi…
Sesimiz kesildi…
Bittik, tükendik, öldük!