Türkiye: Sanayi üretimi yüzde 13,3 arttı

Türkiye’de Şubat ayında sanayi üretimi takvim etkisinden arındırılmış verilerle, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,3 artarken; mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki aya göre yüzde 4,4 oranında artış göstermiştir.

Türkiye’de Şubat ayında sanayi üretimi takvim etkisinden arındırılmış verilerle, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,3 artarken; mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki aya göre yüzde 4,4 oranında artış göstermiştir. Arındırılmamış verilere göre ise, sanayi üretiminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,3 oranında artış gerçekleşmiştir.

Sanayi üretimi yüzde 7,5 olan beklentilerin ve yüzde 10,4 olan bizim beklentimizin üzerinde gerçekleşirken, sektörel bazda da yaygın üretim artışlarına işaret etmektedir. Aylık bazda ise Ocak ayında enerji kesintileri kaynaklı azalmanın Şubat ayında telafi edildiği ve dönemsel üretim artışının güçlü bir momentumda gerçekleştiği görülmektedir. İlerleyen dönemde ise özellikle Rusya krizinin yarattığı dengeleri sanayinin üretim hızı ve maliyetleri açısından takip edeceğiz.

Detaylara baktığımızda; madencilik ve taş ocakçılığı aylık bazda yüzde 3 azalırken, yıllık bazda yüzde 6,1 büyüme göstermiştir. İmalat sanayiinde aylık bazda yüzde 5,1 artış görülürken, yıllık bazda ise yüzde 14,4’lük büyüme gerçekleşmiştir. Elektrik, gaz, buhar grubunda ise aylık bazda yüzde 0,1 artış görülmüş, yıllık bazda ise büyüme yüzde 4,9 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aylık bazda sermaye malı yüzde 7,6, dayanıklı tüketim malı yüzde 6,6, dayanıksız tüketim malı yüzde 5,3, ara malı yüzde 3,2 ve enerji yüzde 0,3 oranında artmıştır. İlgili kalemlerdeki yıllık değişimlere bakıldığında ise; dayanıksız tüketim malı yüzde 18,9, sermaye malı yüzde 13,3, ara malı ve dayanıklı tüketim malı yüzde 11,9 ve enerji yüzde 6,9 artmıştır.

Yerli üretim aktivitesinin yılın ikinci ayı itibariyle güçlü kaldığını ve dış talebin olumlu katkısıyla ihracatın olumlu etkisinin de ön planda olduğu gözlenmektedir. Buna karşılık, sektörel aktivitelerin ilerleyen dönemde yüksek girdi maliyetleri ve enflasyondan dolayı aşınan alım gücünden etkilenebileceğini, kısmi yavaşlama olabileceğini düşünüyoruz. Bu noktada yurtiçi siparişler ve üretim eğilimleri açısından iç talep, ihracat siparişleri açısından da dış talep için aşağı yönlü risklerin bulunduğunu belirtmek isteriz. Emtia fiyatlarındaki artış sanayinin girdi maliyetlerini artırırken, tedarik zincirlerindeki bozulma da ara malı hacmini düşürücü etkide bulunabilir. Bu noktada Rusya’ya uygulanan yaptırımlar kaynaklı fiyat ve arz etkilerini izleyeceğiz.