Reklam

Kocaeli-Belediyesi

Önce Kendi Krizlerinizden Kurtulun!

Mustafa Alyaz / Ankara

Hiçbir şey durup dururken olmaz. Eğer bir şey oluyorsa emin olabilirsiniz ki planlandığı için oluyordur. Taş devri taşlar tükendiği için bitmemiştir. Taş görevini tamamlayarak daha sağlam olan tunç, demir, çelik olarak gelişmiştir. Değişim, dönüşüm ve değerler yeni arayışlardan ve ihtiyaçların değişmesinden ortaya çıkar.

“Düşünüyorsam varım” dönemi, yerini “Üretiyorsam varım” evrimine bırakmışken düşünmeye devam edenlerin krizleri bitmek bilmez.

Önceden icat edilmiş olanı değerlendirmek, yeni boyutlar kazandırmak ve katma değer oluşturmak. Yapmamız gereken tamda bu iken kriz dönemini fırsata çevirmek için iyi bir yönetici olmak gerekli.

Ne Kadar İyi Bir Yöneticisiniz?

Montaigne, “Başkasının bilgisiyle bilgin olabilsek de, ancak kendi bilgelimizle bilge olabiliriz” diyor. Pazar payının ihtiyacını bilmek yetmez, yenilik katarak piyasanın arz-talep dengesi oluşturmak gerekir.

İşletmeler süreklilik ve başarı için, her alanda kaliteyi hedefleyen ve daha önemlisi sürekli yenilik yaratmaya yönelik yeni bir yaklaşımı sergilemek zorunda.

Yaşanan ekonomik, siyasi ve sosyal krizler içerisinde dünyada ve çevre ülkelerde meydana gelen değişimlere uyum sağlamak için küreselleşme, çok kültürlülük, iletişim teknolojisi gibi konularda evrensel değişimleri de dikkate almak gerekiyor.

Güçlü kurum kültürü belirsizlik ve kriz ortamlarının çözümünde etkin bir rol oynar. Yönetici ve ekibine rehberlik eder. Bir kurumun üretim ve değerler kültürü geliştikçe yenilikçi kimliği daima yeni fırsatlar sunar. Üretim ve Pazar arasında sıkışıp kalan kurumlar ise mevcudu koruma telaşında gün geçtikçe çağın gereksinimlerinden uzaklaşarak kaybeder.

Güçlü kurum kültürüne sahip kurumlar; toplumsal güven, dayanışma, katılım ve kaliteyi yayma konularında da öncülük yapar. Ve bu öncülük kurumun krizlere karşı korunmasını sağlar.

Bilen ve bildiğini uygulayan; değişimi yönetir, fırsatları yakalar. Güvenli limanda bekleyen tekne bir süre sonra çürümeye başlar. Fırsatlar kaçar, balıklar uzaklaşır ve artık teknenin bir anlamı kalmaz. Tekne sağlamken açılmak gerekir. Zamanında yolculuk başlamazsa ürünün bir anlamı da olmaz. Siz ava giderken avdan dönenler çoktan piyasaya ürünleri pazarlamıştır.

Gazi Teknopark Genel Müdürü Tuğrul İmer ile başarıyı konuştuk. Daha doğrusu başarının ne olduğunu konuştuk.

Başarı Nedir Ve Nasıl Sağlanır?

Tuğrul İmer, bu iki sorunun cevabını yıllar önce ODTÜ’de yaptığı konuşmasında gençlere anlatıyordu. O gün salonda bulunan gençler eminim ki bugün başarılı olmanın anahtarını taşımanın gururunu yaşıyor ve iş hayatlarında da uyguluyorlardır.

Gazi Teknopark, inovasyon (yenilikçilik) konusunda öncülük ediyor. İmer, başarılı bir yönetici olmanın sırrına ise “Görevi hak edene vermek” diyor. Hak edenle çalışır, bilginizi ve tecrübenizi paylaşırsanız değerler zinciri oluşur ve bu zincir sağlamlaştıkça başarı kendiliğinden gelir.

Hak edene hak ettiği görevi verdiğinizde başarı kaçınılmaz ise kriz ortamında başarıyı yakalamak için alanında uzman isimlerle üretimi buluşturmak gerekir.

Tuğrul İmer’in röportajımız sonrası söylediği söz krizden kurtuluş reçetesi; “Gerçeklerden kaçmak için vakit çok geç, gerçeklerle yüzleştiğinizde özgürleşirsiniz ve krizin çözümü o zaman başlar.”

Krizinizden kurtulun.

Kulu OSB’den Yatırımcılara Özel Fırsatlar!

Konya’nın Kulu İlçesi’ne ziyaretimizde “Dönerci Cengiz” ile tanıştık. Günlük ‘1 TON’a yakın et döner lezzetiyle müşterisiyle buluşuyor. Kulu OSB Müdürü Ömer Faruk Yalınız ile meşhur lezzet sonrası lezzetli mi lezzetli ilçede yeni kurulan OSB’nin firmalar için sunduğu artılarını konuştuk. Sanayi Gazetesi olarak nerede katma değer oluşturan üretim varsa biz oradayız.

Dönerci Cengiz’de sipariş tabletten alınıyor, hijyene çok dikkat ediliyor ve çalışanların kıyafeti işletmenin kültürünü ve müşteriye olan saygısını ortaya koyuyor. Bir bütün haliyle lezzette kaçınılmaz oluyor.

Ne diyoruz; Değişim-Dönüşüm-Değer yolculuğunda kurumun kültürel sermayesi hem fırsatlar sunuyor hem de krizden korunmasını sağlıyor.

Atalarımız ne demiş; Sorup öğrenen dağları aşmış, sormayan düz yolda şaşmış.

Maliyet Artışı Ve Finansman!

Artan maliyetler karşısında finans zorluğu çeken birçok firma bulunmakta. Bu durumun birçok nedenleri olabilir. Para, itibara gelir. İşletmenin itibarı, kültürel sermayesinden doğar, büyür ve gelişir. İşletmenin kronolojik gelişimi finans yapısını da ortaya koyar. Kurumsal yapıya ulaşamayan firmalar finans zorluğu çekmeye devam ederken kurum kültürünü koruyan ve geliştiren firmalar, programlanmış yatırım ve üretim ile sürdürebilirliği sağlarlar.

Bir firmanın finans danışmanı yoksa “Ak akçe kara gün içindir” denilen yatırımlar çok hızlı kaybedilir. Kaybedildiği içinde firma finansman sorunu yaşar. Artan maliyet değil, maliyeti ön görülmez kılan plansızlıktır.

Bankacının dilinden anlayan bir finans danışmanı elbette işleri kolaylaştıracaktır. Kurum kültürü, o finans danışmanına sahip olmak demektir.

Her işi tek başınıza yapamazsınız, sadece yükünüz artar. Alanında uzman isimler görevlendirilse başarı kaçınılmaz olur.

Gazi Teknopark’ta Tuğrul İmer’in başarılı yönetim anlayışı Elif Başak Teksin’in o anlayışı sürdürebilir hale getirmesi ve ekip ruhunun ortak paydada buluşması…

Ya da Dönerci Cengiz’in en lezzetli döneri sunarken ekibin kıyafetinden tutun iş ağında aksamadan ekip ruhunun devamlılığı.

Kulu’da kurulan OSB’nin “Yatırımcı için nasıl daha cazip hale getirebiliriz?” sorusuna çözüm üreten Ömer Faruk Yalınız ve ekibinin devamlı araştırma içinde olması.

Maliyetlerin artması ve finans zorluğu karşısında ah vah eden değil, konjonktürel krizleri okuyan ve fırsata dönüştüren bir arayışı ve anlayışı geliştiren yöneticinin başarısı kaçınılmazdır.

Bir yanda yatırım rekoru kıran firmalar ve halka arzlar, diğer yanda mevcudu korumaya çalışırken fırsatı kaçıranlar.

*Firmanızın kurumsal kimliğinin farkında mısınız?

*Ve bu kimlikten kimin haberi var?

*Başarı hikayeniz yazıldı mı?

Uzun uzun sohbet edebiliriz. Sanayi Gazetesi, üretenin sesi olmak ve fark edilmeniz için var!