Bizi Takip Edin
movenpick

Makaleler

Alışveriş alışkanlıklarında panik atak

Tüketiciler ülkemizde on yirmi yılda ilk kez yüksek enflasyonla karşılaşıyor ve ne yapacağını bilmiyor.

Yayınlandı

Tarih

Tüketiciler ülkemizde on yirmi yılda ilk kez yüksek enflasyonla karşılaşıyor ve ne yapacağını bilmiyor. “2022 Tüketici Dip Dalgaları Raporu” enflasyon ortamında tüketicilerin neler hissettiğini kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre “2022’de yeniden eve dönüş bekleniyor! Çünkü “sadece temel ihtiyaçlarım için alışveriş yapıp, keyfi alışverişlerden uzak duracağım diyenlerin oranı yüzde 68’e ulaştı!” TÜİK ve ENAG tarafından açıklanan enflasyon verileri de bunun göstergesi!    

TÜİK’e göre Türkiye yüksek enflasyonu yaşayan 7’inci ülke durumunda. Özellikle gıda ve akaryakıtta yüksek artış, ücretlinin alım gücünü her geçen gün düşürüyor. Yılbaşında asgari ücrete yapılan yüzde 50’lik zamma rağmen, son 10 yılda dünya genelinde gıda fiyatları ortalama yüzde 9 artarken, Türkiye’de gıda fiyatları yüzde 77 arttığı için alım gücü sürekli düşüyor. Türk-İş Mart ayına ilişkin açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre, açlık sınırı 4.928 liraya yükselerek, asgari ücretin 675 lira üzerine çıktı. Yoksulluk sınırı ise 16.052 liraya yükselerek memur maaşlarının üzerinde…    

2022’de belirsizlik ve enflasyonla tüketicilerin güvensizlik, endişe ve stres duyguları da arttı. TL değer kaybediyor, fiyatlar artıyor ve keyfi harcamalar kısıtlanıyor. Tasarruf etme motivasyonu ve güvensizlik hissi artıyor. Tüketiciler hızlı hareket edip aradığı fiyatı kolayca bulabildiği ortamları seçmeyi amaçlıyor. Yüksek enflasyonun yaşandığı günümüzde tüketicilerin davranışlarını en çok etkileyecek motivasyonların başında “kontrol güdüsü” geliyor. Yakın zamanda alım gücünün bu kadar düştüğü bir başka dönem olmamıştı. Bu ortamda tüketici için en büyük ve belki de en anlamlı yansıma ise enflasyon. Konda araştırmasına göre; “ülkemizde her 100 hanenin 36’sının geliri giderinden eksik. yüzde 51’in ise geliri ile gideri denk, yani bir tasarruf imkânı yok.    

Tüketici yaşam standartlarını koruyamadığından satın alma alışkanlıklarını gözden geçirerek bütçesine uygun yeni seçimlere yöneliyor. Türkiye geneline baktığımızda; satın alınan günlük ürünlerin tüketiminin azaltılması (yüzde 53), büyük masrafları ertelemek (yüzde 48), esnek ödeme ihtiyaçlarının artması (yüzde 42), kredi kartından daha fazla alışveriş yapmak (yüzde 60) tüketicilerin hayatında hali hazırda var. Çünkü enflasyonda çift haneli artışlar sonrasında tüketicinin alışveriş alışkanlıklarında ciddi bir panik atak hali oluştu.    

Tüketicilerin çoğunluğu “önceleri ihtiyaçlarını uygun fiyata odaklanırken yüksek enflasyon ortamında “nasıl daha uyguna getiririm?” sorusuyla yüzleşiyor. Herkes “hayatta kalma” endişesi taşıyor ve bu çocuklara bile yansımaya başladı. Art arda gelen zamlarla alım gücümüzün düşüşü, 2021’in son çeyreğinde hayatın merkezine otursa da 2018’deki ani kur yükselişinden beri alım gücümüz devamlı azalıyor. Uzmanlara göre; yirmi yıldır uzak olduğumuz yüksek enflasyon ortamını anlamak için seksenleri, doksanları hatırlamak iyi olabilir. Tüketiciler fiyatları çok yakından takip eder, bazı temel ürünlerde evlerde stoklama yapılırdı.    

Reklam

Bu zorlu süreçte hiçbir kurumun “ezberlenmiş bilgileriyle strateji geliştirme ve hareket etme şansı” bulunmuyor!” Bu açıdan markalar, tüketicileri için sadece maddi ve fiziksel anlamda değil ruhsal anlamda da bir mücadele içinde olmalıdır. Hane halkını anlamalı, dayanışma içinde olmalı ve ezberleri sorgulayarak kayıpları azaltmalıdır. Alışveriş alışkanlıklarında panik ataklara son vermek için, tüketicilerin “aldıkları kararlarda kontrolün kendilerinde olduğunu hissetmesi”ni sağlayacak adımlara odakla

Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Makaleler

Değişim ve yeni para birimi

Türkiye’nin bir süredir yaşadığı ekonomik sıkıntılar herkesin malumu maalesef.

Yayınlandı

Tarih

Türkiye’nin bir süredir yaşadığı ekonomik sıkıntılar herkesin malumu maalesef.

Türkiye gibi diğer ülkelerde sıkıntı çekse de bizde daha yüksek oranlarla hissedilirliği daha kuvvetli.

Türkiye yaşadığı bu sorunu aşacaktır, şu an yaşadığımız bu kriz bizden büyük değil. Lütfen bunu aklınızdan çıkarmayın.

Bu hayat pahalılığı ve hiperenflasyon oranları giderek zaman alacak hale bürünüyor.

Ekonomi ile ilgili gerek Cumhurbaşkanı ve kurmayları gerek muhalefet partileri çalışmalarını yapıyor yer yer Sayın Cumhurbaşkanı muhalefetten katkı sağlayacak destekler talep etmesi takdire şayandır.

Reklam

Hiçbir ülkenin yaşadığı diğeri ile birebir aynı olmasa da ilham olabilir diye düşünüyorum.

Almanya’nın yaşadığı hiperenflasyon girdabına çözüm önerilerini bir kez daha okumak sosyal piyasa ekonomi modelini incelemek lazım.

Belki buna hazırlık olması için aylık yoğunlaştırılmış toplantılar tertiplemek gerekebilir.

Türkiye sürdürülebilir ihracat politikalarını oluşturması durumun da yepyeni bir ekonomik model yani Türkiye ekonomik kalkınma modeli oluşturacağına inancım tamdır.

Sürdürülebilir ihracat mekanizması akabinde yapısal reformlar ajandası tutabiliriz aksi halde yapmış gibi yapmalı reformlar oluyor.

Reklam

İhracattan gelecek gelir ve hatta cari açığı gidermek bizi kurtuluşa götürecek tek yoldur.

Cari açık Türkiye’nin en büyük hatta anaç sorunu olduğuna inanıyorum.

Bugün Türkiye’nin demokrasi, eğitim, etnik, kadın hakları vs. ve daha sayamadığım tüm sorunlar ve çözemeyişimizin doğrudan veya dolaylı ekonomik durumumuz ile ilgili olduğuna inanıyorum.

Sosyal ve siyasal sorunların çözümü karışık değil sadece grupların ekonomik geleceklerini görme ile ilgili olduğunu iddia ediyorum.

Türkiye’nin diğer ülkelerinde sanayileşmesi sağlayabilecek politika setleri oluşturması durumunda sürdürülebilir ihracat sağlayacağı en temel yaklaşımım olduğunu söylemek istiyorum.

Reklam

Belki tarım makinaları ve TOGG gibi markalarımızı üretmek isteyen ülkelere açmalıyız ve ülkeleri üretime hazırlamalıyız.

Yeni para birimi

Ekonomik sorunların oluşturduğu toplumsal moral bozulmasına karşın belki de yeni bir para birimine misal KRON’a geçmeyi de düşünmek gerekebilir.

Çok işimiz var doğru yerden ve başlamamız lazım.

Son söz; her değişim daima başka değişimlere ihtiyaç gösterir. Niccola Machieavelli

Reklam
Okumaya Devam Et

Makaleler

OSB yönetim kurulu üyeliğini sona erdiren haller-3

OSB’nin içinde bulunan sanayi sitesi yapı kooperatiflerinin, toplu işyeri yapı kooperatiflerinin, işletme kooperatiflerinin ve site yönetimlerinin yönetim veya denetim kurullarında görev alanların, bulundukları OSB’nin organları hariç, diğer OSB’lerin organlarında görev almaması gerekir.

Yayınlandı

Tarih

  • Birden fazla osb organında görev alma nedeniyle müteşebbis heyet üyeliğinin sona ermesi

OSBUY’un organ üyelerinin seçilme şartlarını düzenleyen 7’nci maddesi uyarınca;

Müteşebbis heyet, yönetim kurulu ve denetim kurulunda görev alanların (Vali hariç) diğer OSB’lerin organlarında görev almaması;

OSB’nin içinde bulunan sanayi sitesi yapı kooperatiflerinin, toplu işyeri yapı kooperatiflerinin, işletme kooperatiflerinin ve site yönetimlerinin yönetim veya denetim kurullarında görev alanların, bulundukları OSB’nin organları hariç, diğer OSB’lerin organlarında görev almaması gerekir.

Örneğin, (A) OSB’de yönetim kurulu üyesi olarak seçilen kişi, aynı zamanda (B) OSB’nin denetim kurulu üyesi olarak görev yapamaz. Kişi, böyle bir durumda bu görevlerden sadece birisini tercih etmeli ve diğer organ üyeliğinden çekilmelidir. Kişinin böyle bir tercihte bulunmaması ve kendi isteği ile çekilmemesi, buna karşılık durumun sonradan bir şekilde tespiti halinde ise,  her iki OSB’de de, müteşebbis heyet kararı ile kişinin organ üyelikleri sonlandırılır. Bu şekilde boşalan yönetim kurulu üyeliğine de; müteşebbis heyet aşamasında olan OSB’lerde, mensup olduğu kurumun ilk sıradaki yedek üyesi, katılımcılar tarafından veya genel kurulca seçilen üyelerde ilk sıradaki yedek üye; genel kurulunu yapmış ve müteşebbis heyetin sona erdiği OSB’lerde ise sıradaki yedek üye geçerek kalan süreyi tamamlar.

  • Mahkûmiyet nedeniyle yönetim kurulu üyeliğinin sona ermesi

OSBUY’un 7’nci maddesinin 6/b hükmü uyarınca; organ üyesi olabilmek için; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53’üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı, haksız mal edinme suçlarından hapis cezasına mahkum olmama şartı aranır.

Bu bağlamda, kişinin, yönetim kurulu üyeliğine seçildiği tarih itibariyle veya göreve başladıktan sonra yukarıda belirtilen suçlar sebebiyle kişinin hapis cezasına mahkum edilmesi halinde, yönetim kurulu üyeliği sona erer. OSBUY’ün 7/7 maddesinde “Şartları taşımadıkları halde seçilenler ile sonradan kaybedenlerin üyelikleri müteşebbis heyet tarafından sonlandırılır.” hükmüne yer verilmesi nedeniyle, müteşebbis heyet tarafından kişinin organ üyeliklerinin –hem yönetim kurulu hem de müteşebbis heyet üyelikleri- sona erdiğine dair bir karar almalı; bu şekilde boşalan yönetim kurulu üyeliğine de; müteşebbis heyet aşamasında olan OSB’lerde, mensup olduğu kurumun ilk sıradaki yedek üyesi, katılımcılar tarafından veya genel kurulca seçilen üyelerde ilk sıradaki yedek üye; genel kurulunu yapmış ve müteşebbis heyetin sona erdiği OSB’lerde ise sıradaki yedek üye geçerek kalan süreyi tamamlamalıdır.   

  • Katılımcı vasfının kaybedilmesi veya yapı kullanma izni alınmaması nedeniyle yönetim kurulu üyeliğinin sona ermesi

OSBUY’un 7’nci maddesinin 6/a hükmü uyarınca; organ üyesi olabilmek için aranan şartlardan birisi “OSB’de yapı kullanma izni almış katılımcı olmak”tır. Yine Yönetmeliğin 25/2 maddesi hükmünce, katılımcıları müteşebbis heyete dâhil olan ve genel kurula geçmesine karşın müteşebbis heyet ile devam eden OSB’lerde, yönetim kurulu üyelerinin en az üçünün yapı kullanma izni almış olan katılımcılar arasından seçilmesi gerekir.

Bu bağlamda, katılımcılar arasından seçilen üyenin, yönetim kurulu üyeliğine seçildiği tarih öncesinde veya sonrasında katılımcı vasfına haiz olmadığı veyahut kaybettiği –kişi, arsasını devredip bölgeden ya da katılımcı olan şirketteki paylarını devredip ortaklıktan ayrılmış olabilir- ya da katılımcı olmakla birlikte yapı kullanma izninin olmadığı tespit edilirse, yönetim kurulu üyeliği sona erer. Bu durumda, OSBUY’ün 7/7 maddesinde “Şartları taşımadıkları halde seçilenler ile sonradan kaybedenlerin üyelikleri müteşebbis heyet tarafından sonlandırılır.” hükmü uyarınca, müteşebbis heyet tarafından kişinin yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğine dair bir karar alınmalı; bu şekilde boşalan yönetim kurulu üyeliğine de katılımcılar tarafından seçilen ilk sıradaki yedek üye geçerek kalan süreyi tamamlamalıdır.  

Reklam

Sonuç itibariyle, üyeliğin düşmesi ya da üyelikten çekilmiş sayılma halleri gerçekleştiği halde OSB yönetim kurulu üyelerinin görevlerine devam etmeleri mevzuata aykırılık teşkil eder. Bu türden mevzuata aykırılıklar, kişinin üyeliğinin sonlandırılmaması nedeniyle katılmaması gereken yönetim kurulu toplantılarına katılıp karar alma sürecine dahil olması, huzur hakkı alması gibi sonradan ortaya çıkabilecek birtakım olumsuzluklara sebebiyet vermektedir.

Bu nedenle, OSB yönetim kurulu üyelerinin üyeliğini sona erdiren hallerinin takip edilmesi ve gerçekleştiği andan itibaren de gerekli işlemlerin tesis edilmesi gerekir. Ayrıca, OSB yönetim kurulunda yaşanan bu değişimler, OSBUY’un 7/8 maddesi uyarınca, 15 gün içinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına (Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğüne) bildirilmelidir.

Okumaya Devam Et

Makaleler

İhracatımız rekor üzerine rekor kırıyor

Antalya, Burdur ve Isparta illerini kapsayan Batı Akdeniz ihracatı, 2021 yılında rekor üzerine rekor kırıyor.

Yayınlandı

Tarih

Antalya, Burdur ve Isparta illerini kapsayan Batı Akdeniz ihracatı, 2021 yılında rekor üzerine rekor kırıyor. Batı Akdeniz ihracatı yıl sonu hedefi olan 2,5 milyar dolar ihracat rakamına doğru emin adımlarla ilerliyor. Bu çerçevede Batı Akdeniz ihracatı 1 Ocak 2021 – 31 Ekim 2021 tarihlerini kapsayan süreçte geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 35,06 oranında artışla 2 milyar 66 milyon 273 bin 114 dolara ulaştı. Batı Akdeniz’den sadece bu yılın Ekim ayında, geçen yılın Ekim ayına kıyasla yüzde 22,91 oranında artışla 202 milyon 921 bin 211 dolar ihracat gerçekleştirildi.

Ekim ayında bölgemizden en fazla ihracatı yaş meyve sebze sektörümüz gerçekleştirdi. Maden ve metaller sektörümüz bu dönemde en fazla ihracat gerçekleştiren ikinci sektörümüz oldu. Ekim ayı ihracatında demir ve demir dışı metaller sektörümüz yüzde 274 oranında artışla dikkatleri üzerine çekti.

Ekim ayında gerçekleşen ihracatımızın ülkelere göre dağılıma baktığımızda en fazla ihracatın Çin Halk Cumhuriyeti’ne yapıldığı görüldü. Almanya, ikinci sıradaki yerini korurken, bu ay sürpriz bir gelişme yaşandı ve İspanya ilk defa sıralamaya girdi. İspanya’ya gerçekleşen ihracatımızda rekor kelimesinin yetersiz kaldığı bir artışla, yüzde 422,97 oranında artışla 13 milyon 496 bin 221 dolar ihracat gerçekleşti. Rusya pazarında yüzde 50 artış yaşanırken, ABD pazarındaki etkinliğimizi artmaya devam ettiği görüldü.

Bölgemizden 10 aylık süreçte 2 milyar 66 milyon 273 bin 114 dolar ihracat gerçekleşti. İhracatçılarımızın faaliyet gösterdiği 26 sektörün 18’inde artış yaşandı. Toplam ihracatımız geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 35,06 oranında arttı. Bu süreçte en fazla ihracatı yarım milyar doları aşan rakamla yaş meyve sebze sektörümüz gerçekleştirdi. En fazla ihracat gerçekleştiren ilk 5 sektörümüze baktığımızda yaşanan artış gelecek adına ümit verdi.

Bölgemizden en fazla ihracat her zaman olduğu gibi Çin’e gerçekleştirildi. Özbekistan, yüzde yüze yakın ihracat artışıyla dikkatleri üzerine çekerek, Rusya’ya gerçekleşen ihracat rakamına bir adım daha yaklaştı. Bölgemizden dünyanın dört bir yanına 1992 ihracatçımız ürünlerini gönderdi. Geçen yıl bu rakam 1884 ihracatçı idi. İhracatçılarımız yeryüzünün dört bir yanındaki 154 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştirdi. İhracat gerçekleştirilen 154 ülke ve bölgenin 127’sinde artış yaşandı.

Reklam
Okumaya Devam Et

Trendler

Copyright © 2022 Sanayi Gazetesi - Tüm hakları saklıdır.