Alma Abi, Alma…

Emeklilere Müjde! Zam Oranı Belli Oldu

Bu sözler Naci Ağbal’dan koltuğu devir alan Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğluna ait… Aslında haber uğruna algıda şaşırtmaca var.

Bir yıl önce Temmuz 2022’de Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, İSO Meclisi toplantısında banka kredilerinin yüzde 40’a kadar çıkmasını eleştiren sanayici Adem Genç’e “Alma abi, alma” yanıtını vermişti.

Aralarında yıllara dayana bir geçmiş bir yakınlık olduğundanmış meğer alma abi demesi…

Şahap Bey, “Alma abi alma” derken, “Hiç kimse bu yüksek faizlerden kredi kullanmazsa, faizleri de bu kadar yükseltemezler, düşürmek zorunda kalırlar” demek istedi.

Lakin, ucuz kredi, stokçuluk kapışması bir yana kredi kullanmamak şu an mümkün değil. Birçok kalem örneğin mazotu peşin alıyor ama ürünleri vadeli satıyorsun, kredi kullanmak zorundasın.

Çok parası olan gayrimenkul, otomobil alırken az parası olanın saat, telefon, takı, bebek bezi alıp kenara koyması gündem oldu. Peşine gerek periferde gerek şehir merkezindeki konutlarda kira rayici %25 tartışmaları ile Ticari Gayrimenkullerdeki enflasyon yansımaları… Beton maliyeti konutta %8 tutsa da döviz yükselişi her kalemi neredeyse memlekette etkiler oldu. Beton satışından kredi veren banka kadar para kazanamadığının altını çiziyor Betoncu…

Sanayici de etten kemikten, onun derdi senden benden çok daha tehlikeli boyutlara varabiliyor. Ama esas sorun nerede tıpta ona bakarız. Hastalığın klinik belirtilerini ortadan kaldırmak kolaydır. Asıl amacımız, ortada görünen ve görünmeyen hatta saklanan gerçek sebeplerin bertaraf edilmesi ve kalıcı iyileşmedir.

Geçen yine AR-GE amaçlı okumalar yaparken Boğaziçi Ü. bir Prof. Sunumu düştü önüme ve merakla hemen özeti okudum.

Prof. Dr. Özer Ertuna, Syracuse Üniversitesi’nden, New York Eyalet Üniversitesi, Robert Kolej Yüksek Okulu ve Boğaziçi Üniversitesi’ne uzanan hocalık öyküsü olan bir hoca ve diyor ki yazısının özetinde:

Yüksek faiz – düşük kur sarmalının sürdürülmesi Türkiye için sakıncalı bir tutumdur. Türkiye, doğabilecek bir krizi önleyebilmek için, ekonominin aktörleri arasındaki bir uzlaşmaya dayalı, piyasa dengelerini kurucu ve koruyucu bir ekonomik program uygulamak zorundadır. Böyle bir program, Türkiye’ye ekonomisini güçlendirme imkanı verecektir.

Simülasyon önerileri var. Yıl kaç derseniz… 2022? 2024? Hayır… Cevap 2006 semaları…

Aslına bakarsak neredeyse 10 yıl aynı seviyelerde gezen kur 4 liraya dayandı diye feryat edilirken tüm Cumhuriyet dönemindeki grafiği göz ardı edilmemeli. Lakin 1994-2001 ve 2008 teğet geçmesi sonrası faiz cephesinde ne değişti? Faiz-Döviz sarmalı içindeyiz sadece sanayici değil aslında neredeyse herkes bu sarmalın içinde yıllardır.

Daha geçen ay aldığımız faizin bu ay yüzde kırk fazlasını veriyor banka… perşembe günü açıklanan yeni karar ile bu daha yükselmiş durumda. Soru aynı aslında sanayicimiz Faiz Döviz sarmalında mı?

Borsaya kote büyüklerin faiz geliri ile esas faaliyet karı yarışması devam ediyor ama yakında faizin hükmen kazanması ile sonuçlanacak diye düşünüyorum.

Ekonomiden bağımsız bir Gayrimenkul sektörü düşünülemez diyoruz ya hep… Faiz ve dövizden bağımsız bir Sanayi Dünyası mümkün mü? Bu işin sonu kaç İSO devini kündeye zorlar?