Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 7. Türk-Alman Enerji Forumu’nda Türkiye’nin enerji alanındaki yeni dönem önceliklerini değerlendirdi.
Forumun bu yıl “Enerji Güvenliği için Ortaklık” temasıyla düzenlendiğini belirten Bayraktar, Türkiye’nin enerji politikalarında üç ana başlığa odaklanacağını ifade etti. Bayraktar, bu başlıkları esneklik, dijitalleşme ve ekonominin karbonsuzlaştırılması olarak sıraladı.
Enerji güvenliğinin artık ülkelerin tek başına sağlayabileceği bir alan olmaktan çıktığını vurgulayan Bayraktar, küresel şartlarda iş birliğinin daha kritik hale geldiğini söyledi. Türkiye’nin bu süreçte enerji arz güvenliğini artırmayı, dışa bağımlılığı azaltmayı, ekonomik büyümeyi desteklemeyi ve 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda ilerlemeyi amaçladığını kaydetti.
Bayraktar, yenilenebilir enerji yatırımlarına da dikkat çekerek, Türkiye’nin toplam kurulu gücünün yaklaşık yüzde 65’inin yenilenebilir kaynaklardan oluştuğunu belirtti. Bu kapasiteyle Türkiye’nin yenilenebilir enerjide Avrupa’da beşinci, dünyada ise on birinci sırada yer aldığını ifade etti.
Türkiye’de enerjide yeni dönem
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin gelecek dönem enerji politikalarında daha esnek, dijital ve dayanıklı bir yapının hedeflendiğini belirtti.
Yeni enerji mimarisinin inşası için çalışmaların sürdüğünü ifade eden Bayraktar, şöyle konuştu:
"İnşallah bu yılın sonunda güneş enerjisi, kurulu güç kapasitemizdeki en büyük tekil kaynak haline gelecektir. Bununla da yetinmiyor, elektrifikasyon eksenli, her zamankinden daha esnek, daha dijital ve daha dayanıklı yeni bir enerji mimarisi inşa etmeyi hedefliyoruz. En temiz, hızlı ve ekonomik enerji, üretmek, ithal etmek ya da bedelini ödemek zorunda kalmadığımız enerjidir. Enerji Verimliliği Strateji Belgesi 2030 ve İkinci Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı'mız kapsamında, binalardan sanayiye, ulaştırmadan tarıma kadar tüm sektörlerde 2030 yılına kadar 20 milyar doların üzerinde yatırım öngörüyoruz."
Bayraktar, Türkiye’nin enerji verimliliği alanındaki hedeflerine de değinerek, 2030’a kadar enerji tüketiminde yüzde 16 azalma sağlanmasının ve 100 milyon ton emisyonun önlenmesinin amaçlandığını söyledi.
Bu kapsamda son iki yılda 7,6 milyar dolarlık yatırımın hayata geçirildiğini belirten Bayraktar, söz konusu yatırımlar sayesinde bugüne kadar 4,6 milyon ton eş değer petrol tasarrufu sağlandığını ve 14,3 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçildiğini ifade etti.
Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğinin Türkiye ile Almanya arasında güçlü iş birliği potansiyeli taşıyan alanlar olduğunu vurgulayan Bayraktar, "İşte bu iki alan, yani yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği, Türkiye ile Almanya'nın birlikte hızla ilerleyebileceği son derece büyük bir potansiyele sahip işbirliği alanlarıdır. Boru hatlarına, yer altı depolama tesislerine, özellikle büyük ölçekli yüzen gazlaştırma tesislerine ve komşularımızla çok sayıda enterkonneksiyon projesine yatırım yaptık" diye konuştu.
Almanya ile işbirliği
Bayraktar, Türkiye'nin, bulunduğu stratejik konumla sadece kendi ihtiyacını karşılamadığına, güzergah ve arz çeşitlendirmesi yoluyla Avrupa'nın enerji güvenliğine de kritik katkılar sağladığına dikkati çekti.
Almanya ile köklü işbirliğinde önemli bir güne şahitlik edildiğini yeni protokolle Türk-Alman Enerji Ortaklığı'nın "Türk-Alman Enerji ve Madenler Ortaklığı" haline geldiğini belirten Bayraktar, şunları ifade etti:
"Bu, yalnızca bir isim değişikliği değil, ortak hedeflerimizin bilinçli, stratejik ve vizyoner bir biçimde genişletilmesidir. Bu doğrultuda, kritik ham maddeler alanında başlatılan ilk kurumsal temasları memnuniyetle karşılıyoruz. Önümüzdeki dönemde araştırma kuruluşlarımızı, kamu kurumlarımızı ve sanayimizi bir araya getiren daha kurumsal bir işbirliği mekanizmasını bu güçlü zemin üzerine inşa etmemiz gerektiğini de ifade etmek istiyorum. Türkiye, hem zengin maden potansiyeli hem de bu alandaki işleme kapasitesini geliştirme iradesiyle bu denklemde güvenilir ve güçlü bir ortak olmaya hazırdır. Ortak vizyonumuzu hayata geçirirken, en güçlü olduğumuz alanlarda ortaklığımızı derinleştirmeyi hedefliyoruz."
Sonraki toplantı adresi Berlin!
Bakan Bayraktar, Türkiye'nin bu yıl COP31 Başkanlığını üstlendiğini hatırlatarak, Türkiye'nin bu uluslararası sorumluluğu elektrifikasyon, enerji verimliliği ve güvenliği gibi başlıklarda küresel ölçekte somut, adil ve uygulamaya dönük sonuçlar üretmek için kullanacağını söyledi.
Yenilenebilir enerji yatırımlarının öncelik olmaya devam edeceğinin altını çizen Bayraktar, şunları kaydetti:
"Şebeke modernizasyonu, enerji depolama, dijitalleşme ve yapay zeka tabanlı enerji çözümleri önceliğimiz olmaya devam edecek. Bu kapsamda, Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı ihalelerimizde ve deniz üstü rüzgar hedeflerimizde Alman yatırımcıları görmekten büyük bir memnuniyet duyacağız. Bu ölçekte bir dönüşüm ki yatırım ihtiyacını 2035'e kadar 80 milyar doların üzerinde öngörüyoruz, güçlü ve sürdürülebilir bir finansmana bağlıdır. Alman finans kuruluşlarıyla işbirliğimize büyük önem veriyoruz. Hem kamu hem de özel sermayeyi harekete geçiren elverişli bir finansman ortamını birlikte oluşturmayı arzu ediyoruz. Bugün atılan imzalar ve başlatılacak yeni ortaklıklar, yalnızca ekonomilerimizi değil, bölgemizin istikrarını ve refahını da güçlendirecektir. Türkiye ve Almanya olarak, daha temiz ve daha güvenli bir enerji geleceğini birlikte inşa edebileceğimize yürekten inanıyorum. Ortaklığımızın bir sonraki sayfasını 2027'de Berlin'de açmayı ümit ediyorum."
