Bilimden üretime

Marmara Teknokent’te kurulan Triofood Gıda AŞ, bir yıllık Ar-Ge çalışmalarının ardından teknoloji geliştirme bölgesinde üretim altyapısını kurarak ürünlerini ticarileştirme sürecine başladı. Triofood Gıda Ticaret AŞ. Kurucusu ve İstanbul Okan Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. İlkay Gök, bilim, sürdürülebilirlik ve tasarım odaklı bütüncül bir gıda modeli geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Sevgi PİLGİ

Marmara Teknokent kuluçka merkezinde kurulan Triofood Gıda Ticaret AŞ, Ar-Ge ve ürün geliştirme çalışmalarını tamamlayarak 2025 Eylül ayında teknoloji geliştirme bölgesine taşındı ve üretim altyapısını kurarak ticarileşme sürecini başlattı. Et, süt ve unlu mamullerden glütensiz ve fonksiyonel ürünlere, atık değerlendirmeden gastronomi ve menü mühendisliğine kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren şirket, gıdayı yalnızca üretim değil bilim, sürdürülebilirlik ve tasarım ekseninde ele alan çok disiplinli bir yapı kurmayı hedefliyor.

Şubat 2024’te MARMARA Teknokent kuluçka merkezinde kurulan Triofood Gıda AŞ. bir yıllık ARGE ve yoğun çalışmalar sonunda geliştirdiği ürünlerin ticarileşmesi için 2025 Eylül ayında teknoloji geliştirme bölgesine taşındı. Burada üretim yeri kurarak ürünlerini ticarileştirme sürecini başlattı. ARGE çalışmalarıyla farklı ürünler geliştirip şirketi büyütmeye odaklandı.

Triofood Gıda Tic. AŞ. gıdayı yalnızca üretim ekseninde değil; bilim, sürdürülebilirlik ve tasarım perspektifiyle ele alan çok disiplinli bir yapı. Et, süt ve unlu mamullerden glütensiz ve fonksiyonel ürün geliştirmeye; atık değerlendirmeden restoran tasarımı, menü mühendisliği ve gastronomik içerik üretimine kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor.

Akademik geçmişinin ve aldığı eğitimlerin, bu yapının temelini oluşturduğunu vurgulayan İstanbul Okan Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. İlkay Gök, “Bilimsel bakış açısıyla sahayı birleştiren bir model kurmaya odaklandım. Ocak 2026’da KOSGEB İş Geliştirme desteğinin kabul edilmesi de bu yaklaşımın hem teknik hem de stratejik olarak doğru bir zemine oturduğunu gösteriyor” dedi.

Doç. Dr. İlkay Gök, Girişimcilik ekosisteminde kadın bir girişimci olarak yer almanın zorluklarını el aldı: “Kadın girişimciler için en büyük zorluklardan biri, özellikle teknik ve üretim odaklı alanlarda görünmez önyargılarla karşılaşmaktır. Karar süreçlerinde yer alma, finansmana erişim ve uzmanlık alanında kabul görme konularında hâlâ ekstra çaba gerekmektedir. Ancak akademik altyapım ve proje deneyimlerim, bu noktada güçlü bir referans oldu. Bilimsel üretimden gelen disiplin ve kanıta dayalı yaklaşım, sahada güvenilirlik kazanmamı sağlamıştır. Kadın girişimciler için en önemli konu, kendi uzmanlık alanlarına yatırım yapmaları ve teknik bilgiyle güçlenmeleridir. Akademik altyapı ve sürekli öğrenme alışkanlığı büyük fark yaratmaktadır. Bunun yanında finansal okuryazarlık, doğru network ve stratejik düşünme becerileri de önemlidir. Girişimcilik sabır, istikrar ve uzun vadeli bakış açısı gerektirir.”

Ar-Ge kapsamında katma değerli ürün üretmenin öneminden bahseden Doç. Dr. İlkay Gök, “Katma değerli üretim, yalnızca yeni bir ürün ortaya koymak değil; bilimsel temellere dayanan, fonksiyonel fayda sağlayan ve sürdürülebilirliği gözeten çözümler geliştirmek anlamına geliyor. Akademik süreçte yer aldığım projeler, bu bakış açısını kazanmamda belirleyici olmuştur. Türkiye’nin güçlü tarımsal altyapısı ve gastronomik çeşitliliği, doğru Ar-Ge yaklaşımıyla birleştiğinde global ölçekte rekabet edebilecek ürünler ortaya çıkarmayı mümkün kılmaktadır” ifadelerine yer verdi.

Türkiye gıda ekosisteminin, yüksek potansiyele sahip olduğunu ancak parçalı ilerleyen bir yapı sergilediğini dile getiren Gök, “Üretim, Ar-Ge ve pazarlama süreçlerinin daha entegre olması gerekiyor. Akademik çalışmalarım ve saha deneyimim, bu kopuklukları net şekilde görmemi sağladı. Triofood ile hedefim, bu parçalı yapıyı bir araya getiren bütüncül modeller geliştirmektir” dedi.

Türkiye’nin, teknoloji transferi konusunda gelişim sürecinde ve ivmesi artan bir noktada olduğunu dile getiren Gök, “Üniversite-sanayi iş birlikleri ve girişimcilik destekleri bu süreci hızlandırmaktadır. KOSGEB desteği bu anlamda önemli bir kaldıraç. Akademik projelerden edindiğim deneyim, bilginin ticarileşmesinin kritik olduğunu gösterdi” dedi.