Bizi Takip Edin
movenpick

Ar-Ge

BMC, AVRUPA KOMİSYONUNDAN EN YÜKSEK PUANI ALDI

Avrupa Birliği tarafından desteklenen ve dünyanın en büyük sivil bütçeli Ar-Ge ve yenilik programı olan “Ufuk Avrupa Programı” kapsamında BMC’nin çevre dostu projesi desteklenmeye layık görüldü.

Yayınlandı

Tarih

Şirketten yapılan açıklamaya göre, iklim, enerji ve mobilite başlığı altında yer alan tüm ulaşım modları için temiz ve rekabetçi çözümler hedefleyen ESCALATE Projesi ile BMC, Avrupa Komisyonundan en yüksek puanı aldı.

Proje ile ağır ticari araçlarda temiz enerji kaynakları kullanılarak geleneksel olarak kullanılan benzin ve dizel gibi fosil yakıtlara bağımlılığının azaltılması ve sıfır emisyon değerine ulaşılması planlanıyor.

Projedeki tüm paydaşlarla geliştirilecek olan çevre dostu BMC çekicinin 800 kilometrelik menzile ulaşması hedefleniyor.

Reklam

AĞIR YÜK TAŞITLARINDA SIFIR EMİSYONA ULAŞMAK AMAÇLANIYOR

Projede ağır vasıta yük taşıtlarında sıfır emisyona ulaşmak için 3 ana alanda yenilikçi konseptler geliştirilecek.

Bu konseptler, aracın çok daha verimli ve uygun maliyetli altyapı sistemlerine sahip olmasını sağlayacak.

Şebeke dostu ve hızlı şarj altyapı sistemlerinin tasarımını ve filoların kapasitesini, kullanılabilirliğini, hızını dikkate alan dijital ve yapay zeka tabanlı yönetim sistemlerinden oluşacak. Böylelikle ağır yük taşıma sektöründe sıfır emisyon değerlerine ulaşılarak sürdürülebilir bir ekosistem yaratılacak.

TÜBİTAK koordinasyonunda FEV Almanya ve Surrey Üniversitesinin destekleriyle dünya çapında 37 paydaşın yer aldığı proje Ocak 2023’te başlayacak.

Reklam
Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ar-Ge

TÜRK FİRMASI GELİŞTİRDİ ELON MUSK’IN PROJESİNDE KULLANILACAK

Türk firmasının geliştirdiği yüzey teknolojisi Elon Musk’ın ‘Hyperloop’ projesinde kullanılacak.

Yayınlandı

Tarih

Tesla ve SpaceX’in Üst Yöneticisi Elon Musk’ın desteklediği mühendislik ekiplerinden UMD Loop, “geleceğin süper hızlı ulaşım sistemi” olarak tanımlanan “Hyperloop” projesinde, Türk firmasının diş implantları için geliştirdiği yüzey teknolojisinden yararlanacak.

Gebze TÜBİTAK Marmara Teknokent’te faaliyet gösteren DTİ İmplant, çok sayıda ülkeye ihraç ettiği implantlarda TÜBİTAK’la birlikte geliştirdiği yüzey teknolojisini kullanıyor. Söz konusu teknoloji, implant yüzeyinde makro pürüzlülük oluşturarak kemikte tutunumu maksimum seviyeye çıkarıyor.

“SLA Aktif” adı verilen yüzey, implantlar kumlama ve asitleme işlemlerinden geçirildikten sonra plazma prosesine tabi tutularak oluşturuluyor. Böylece implant yüzeyi, suyu, kanı ve kemik hücrelerini çeken hidrofilik (sıvı maddenin yüzeye yapışması) bir özellik kazanıyor. Sıvı çekme özelliği kazanan yüzey, uygulamanın ardından iyileşme süresinin kısalmasını sağlıyor.

UMD Loop ekibi de “Hyperloop” projesi kapsamında tünel kazma makinesi ve ulaşım aracının içeriğindeki komponentlerin (parçaların) yapıştırılmasında, DTİ İmplant firmasının geliştirdiği yüzey teknolojisinden faydalanacak. Plazma yüzey teknolojisi, parçaların yüzeyinde kalan artık partiküllerin uzaklaştırılmasında kullanılacak. Böylelikle, makinenin birbirine yapıştırılan farklı parçalarının daha uzun ömürlü olması hedefleniyor.

“TÜBİTAK’LA BİRLİKTE GELİŞTİRDİK”

Reklam

DTİ İmplant Genel Müdürü Dr. Talat Buğur, TÜBİTAK projesi sonucu elde ettikleri diş implantlarını tüm dünyaya pazarladıklarını söyledi. Gebze TÜBİTAK Marmara Teknokent’te faaliyetlerini sürdürdüklerini belirten Buğur, üretimin yüzde 40’ını yurt dışına sattıklarını, başta İsviçre ve ABD olmak üzere 30’a yakın ülkeye ihracat yaptıklarını kaydetti.

Diş implantlarının yüzeyle ilgili özelliklerini TÜBİTAK Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü ile birlikte geliştirdiklerini vurgulayan Buğur, “SLA yüzey dışında ‘SLA Aktif’ dediğimiz diş implant yüzeyi dünyada tektir. Kuru yüzey üretiminde dünyada tekiz. Bu da implantın çene kemiğine yerleştirildikten sonraki iyileşme sürecini daha hızlı şekilde sağlıyor” diye konuştu.

SLA yüzey için implantın kumlamadan sonra asitleme işlemine tabi tutulduğuna dikkati çeken Buğur, şöyle devam etti: “Bunu biz daha da ileriye götürmek için plazma teknolojisini kullanıyoruz. Aslında maddenin dördüncü hali diyebileceğimiz bir teknoloji bu. Yani katı, sıvı ve gaz hali dışında plazma hali olduğunu söyleyebiliriz. Burada yüzeyi hidrofilik yapıyoruz, aynı zamanda yüzeyde kalan tüm kalıntıları ortadan kaldıran bir teknoloji. İmplantlar, diş kökü yerine kullanıldığından implantın kemik tarafından tutunması için kemik hücrelerine benzer nitelikte olması beklenir. Bu sebeple implant yüzey işlem proseslerinde implant yüzeyine kemik hücreleri büyüklüğünde gözenekler açılır. Kemik hücreleri implant yüzeyinde tutunma sağlayarak implantın yapay diş kökü görevini görmesini destekler. Bununla birlikte implantın yüzey enerjisinin artırılması ile yüzey hidrofilik hale getirilerek kemik tarafından tutunması, erken iyileşme döneminde operasyonun başarısını artırır. Bu yüzey aktifleştirme prosesi firmamıza özeldir, SLA Aktif teknoloji olarak nitelendirilir.”

“TEKNOLOJİMİZİ KULLANMALARIYLA İLGİLİ ÇALIŞMALAR ÇOK KISA SÜREDE BAŞLAYACAKTIR”

Talat Buğur, sahip oldukları bu teknolojiyle ilgili önemli bir gelişme yaşandığına işaret ederek, “Elon Musk, geleceğe yatırım yapan ve gelecekteki teknolojilerle ilgili çalışmalar yapan bir girişimci. ‘Hyperloop’ adında bir projesi var. Washington’dan New York’a 29 dakikada ulaştıracak yüksek hızlı yer altı toplu taşıma sistemini hayata geçirmeye çalışıyor” diye konuştu.

Reklam

“Hyperloop” projesinde daha sonra New York ve Los Angeles arasında tünel kazılarak bir çeşit “yer altı mekiği”yle ulaşımın sağlanmasının hedeflendiğini anlatan Buğur, şu bilgileri verdi: “Bu projede 2 makinenin kullanılması düşünülüyor, biri tüneli kazan, diğeri de tünel içinde vakumlu ortamda hareket edecek yer altı mekiği. The Boring Company firması ile Maryland Üniversitesinden UMD Loop ekibindeki araştırmacılarla, bu 2 makinede elde ettiğimiz yüzey teknolojisini kullanmak istemeleriyle ilgili bir iş birliğine gittik. Diş implantlarında kullandığımız teknolojiyle Elon Musk’ın fonladığı projede iş birliği içerisinde bulunuyoruz.”

Geliştirdikleri yüksek teknolojiyi UMP Loop ekibiyle paylaşacaklarını belirten Buğur, geçen ay imzaladıkları sözleşmenin ardından bilgi transferine başladıklarını, 2023’ün ortalarında belirli prototip ürünlerin ortaya çıkmasının beklendiğini dile getirdi.

Buğur, bu konuya maddi olarak bakmadıklarını, Türk firması olarak projede yer almalarının daha önemli olduğunu ifade ederek, başarılı olması halinde bunun çok anlamlı şekilde maddi faydasını göreceklerini düşündüğünü kaydetti.

Okumaya Devam Et

Ar-Ge

ETİ ALÜMİNYUM’UN PROJESİNE AVRUPA BİRLİĞİ’NDEN DESTEK

Eti Alüminyum’un Alüminyum, Diğer Metaller ve Bileşiklerinin Üretimi için Alüminyum İçeren Hammaddelerin Kullanılması” ERA-MIN 3 Projesi, AB Ufuk 2020 Hibe Programı’ndan fon almaya hak kazandı.

Yayınlandı

Tarih

Eti Alüminyum’un üç farklı ülkeden şirketler ve üniversitelerle birlikte çalışacağı “Alüminyum, Diğer Metaller ve Bileşiklerinin Üretimi için Alüminyum İçeren Hammaddelerin Kullanılması” ERA-MIN 3 Projesi, AB Ufuk 2020 Hibe Programı’ndan fon almaya hak kazandı.

Dünya çapında bilimsel bilginin üretilmesi ve üniversite-sanayi iş birliklerinin oluşturulması konusunda destek veren Avrupa Birliği (AB) Ufuk 2020 Hibe Programı kapsamında fon almaya hak kazanan Eti Alüminyum, “Alüminyum, Diğer Metaller ve Bileşiklerinin Üretimi için Alüminyum İçeren Hammaddelerin Kullanılması” projesini İsveç ve Çekya’daki şirket ve üniversitelerle hayata geçirecek. TÜBİTAK tarafından da desteklenen proje 3 yıl sürecek. Projenin Türkiye ayağında Eti Alüminyum, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Yeditepe Üniversitesi birlikte çalışacak.

BİRİNCİL ALÜMİNYUM ÜRETEN TEK ENTEGRE TESİS

Eti Alüminyum Genel Müdürü Mehmet Arkan, Türkiye’de madenden birincil alüminyum üreten tek entegre tesis olduklarını vurgulayarak, “49 yıl önce kurulan şirketimiz, yarım asırlık tecrübe ve bilgi birikimini, 2005 yılında Cengiz Holding çatısı altına girdikten sonra teknoloji ve Ar-Ge faaliyetleriyle birleştirerek Türkiye ve dünyada önemli bir konuma geldi. Ar-Ge çalışmalarıyla geliştirdiğimiz yeni ürünleri Türkiye’de stratejik sektörlerin kullanımına sunarken devam eden yenilikçi çalışmalarımızla da önemli projelere imza atıyoruz. Bunlardan biri olan; alüminyum üreticilerinin hammaddesi olan boksit cevherine alternatif bulmayı amaçladığımız bu projenin, AB tarafından desteklenmesi bizim için büyük gurur kaynağı” diye konuştu.

“BOKSİT, KRİTİK HAMMADDE İLAN EDİLDİ”

Reklam

Boksitin dünya birincil alüminyum üretiminde kullanılan birincil cevher olduğunun altını çizen Arkan, yüzde 90’ı tropikal ve subtropikal bölgelerde bulunan boksitin, AB tarafından kritik hammadde ilan edildiğini dile getirdi. Arkan, “Bu nedenle boksit, dünyada ekonominin ve sanayinin sürdürülebilirliği için büyük öneme sahip. Bir taraftan boksit rezervleri azalırken diğer taraftan boksitin atığı olan kırmızı çamurun bertarafı da önemli bir gündem maddesini oluşturuyor. Bu projeyle, Orta Avrupa ve Türkiye’deki bölgesel özellikleri göz önünde bulundurarak; alümina, alüminyum oksit gibi bazı bileşikler ve düşük dereceli ikincil malzemelerden alüminyum üretmek için çalışacağız. Tabii bu çok ürünlü esnek metalürjik süreçlerin tasarımına ve geliştirilmesine odaklanmamızı sağlayacak. Pek çok hammadde ve atığı analiz edeceğiz. Bunun da bizim Ar-Ge faaliyetlerimiz açısından önemli kazanımlar sağlayacağına inanıyorum. Tüm bu süreçlerde İTÜ ve Yeditepe Üniversitesi’yle çalışmamızın da bilimsel bakış açımıza büyük katkısı olacağını düşünüyorum. Bu projede emeği geçen tüm arkadaşlarımı kutluyorum” dedi.

Okumaya Devam Et

Ar-Ge

TÜBİTAK’IN İHA YARIŞMALARI BUGÜN BAŞLIYOR

TÜBİTAK tarafından düzenlenen Uluslararası İnsansız Hava Araçları (İHA) ile Liseler Arası İHA yarışmaları bu yıl Afyonkarahisar’da, gerçekleştirilecek.

Yayınlandı

Tarih

TÜBİTAK tarafından düzenlenen Uluslararası İnsansız Hava Araçları (İHA) ile Liseler Arası İHA yarışmaları bu yıl Afyonkarahisar’da, Uluslararası Serbest Görev İHA Yarışması ise Kütahya’da gerçekleştirilecek.

TÜBİTAK’tan yapılan açıklamaya göre, Uluslararası İHA yarışmaları 2016’dan, Liseler Arası İHA yarışmaları 2020’den bu yana gerçekleştiriliyor. Serbest Görev İHA yarışmalarının da bu yıl ikincisi düzenleniyor.

Afyonkarahisar ve Kütahya’da bugün başlayacak yarışmalara geçen yıla göre yüzde 54 artışla toplam 2 bin 352 takım ve yaklaşık 18 bin 500 öğrenci başvuru yaptı.

Yarışmalarda, bilimsel ve teknik kriterlere göre başarılı bulunan toplam 352 ulusal ve uluslararası takımın İHA’ları, 9-14 Ağustos’ta iki ilde derece almak için gökyüzünde kıyasıya yarışacak.

ÖDÜLLER TEKNOFEST’TE VERİLECEK

Reklam

Büyük rekabet ve heyecanın yaşanacağı yarışmalarda takımların 50 bin liraya kadar Performans, Yerlilik, Mansiyon, Teşvik ve TUSAŞ ödülleri 14 Ağustos’ta belirlenecek. Derece alan takımlar, ödüllerini 30 Ağustos-4 Eylül döneminde Samsun’da düzenlenecek TEKNOFEST’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden alacak.

Yarışmalar, üniversite ve lise eğitimine devam eden öğrencileri İHA teknolojilerine yönlendirmeyi, bilimsel ve teknik çalışmalar yapmalarını teşvik etmeyi ve İHA teknolojisinde başarılı Türkiye’yi yetenekli ulusal ve uluslararası öğrencilerin buluşma noktası haline getirmeyi amaçlıyor.

Okumaya Devam Et

web tasarımı

Reklam

Trendler

Copyright © 2022 Sanayi Gazetesi - Tüm hakları saklıdır.