Bizi Takip Edin
movenpick

Ar-Ge

CANİK TEKNOLOJİ MERKEZİ, SAVUNMA SANAYİİ BAŞKANLIĞI’NDAN TAM NOT ALDI

CANiK’in yüksek teknoloji merkezi Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir’i ağırladı.

Yayınlandı

Tarih

Samsun’da gerçekleştirilen “15 Temmuz Sonrası Savunma Sanayiindeki Gelişmeler Çalıştayı” kapsamında ziyaretlerde bulunan Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, CANiK markasıyla dünyanın önde gelen hafif silah üreticilerinden olan Samsun Yurt Savunma’nın (SYS) üretim tesislerini gezdi.

CANiK’ten yapılan açıklamaya göre, Samsun Yurt Savunma (SYS) ve onun dünyaca bilinen markası CANiK’in üretiminin gerçekleştirildiği yüksek teknoloji merkezi, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından tam not aldı.

İSMAİL DEMİR ATEŞ DENEMESİ GERÇEKLEŞTİRDİ

Samsun’da gerçekleştirilen “15 Temmuz Sonrası Savunma Sanayiindeki Gelişmeler Çalıştayı” kapsamında ziyaretlerde bulunan Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir ve beraberindeki heyet, CANiK’in üretim, AR-GE ve test merkezlerini gezdi. Burada üretilen ve dünyaya ihraç edilen ürünleri detaylı olarak inceleyen İsmail Demir, yerli ve milli CANiK M2 QCB 12.7 mm makineli tüfek ile de atış denemesi gerçekleştirdi.

Bu arada, CANiK, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) düzenlenen çalıştaya katkılarından dolayı plaketle ödüllendirildi. Ödül töreni sırasında Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal’da sahnede yer aldı. Plaketi CANiK adına SYS Genel Müdürü Utku Aral kabul etti.

Reklam

“HEDEFİMİZ TÜRKİYE’NİN SAVUNMA SANAYİ GÜCÜNÜ TÜM DÜNYAYA TAŞIMAK”

Açıklamada görüşlerine yer verilen SYS Genel Müdürü Utku Aral, CANiK olarak gerek ihracat gerekse inovasyon faaliyetleriyle Türkiye’nin savunma sanayi gücünü tüm dünyaya taşıma hedefleri doğrultusunda durmadan çalışmaya devam ettiklerini belirterek, şunları kaydetti: “Samsun Organize Sanayi Bölgesi’nde toplam 40 bin metrekare kapalı alan üzerine kurulu yüksek teknoloji ile donatılmış üç tesisimizde ürettiğimiz ürünlerimiz, bugün dünyanın 69 ülkesinde kullanılıyor. Bugün geldiğimiz noktada elde ettiğimiz potansiyel, bizleri daha üst noktalara taşıma seviyesine ulaşmış durumda. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir önderliğinde Savunma Sanayii Başkanlığı’mızın bizlere verdiği destek ise ayrıca büyük gurur kaynağı oluşturmakta. Bu önemli ziyaret bizim bundan sonraki hedeflerimize daha da asılarak, azimle ulaşma noktasında önemli bir motivasyon oluşturdu. Bundan sonra Türkiye’nin teknoloji ihraç eden ülke konumunda daha büyük başarılara imza atacağına inanıyor, bu başarıya ulaşma yolunda elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam ediyoruz.”

Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ar-Ge

GTÜ’lü Akademisyenlerin AB Projesi Onaylandı

Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümünden akademisyenlerin, “İnşaat Sektöründe Avrupalı Yöneticiler için Ortak Öğrenim Çıktıları” başlıklı AB Projesi onaylandı.

Yayınlandı

Tarih

Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümünden akademisyenlerin, “İnşaat Sektöründe Avrupalı Yöneticiler için Ortak Öğrenim Çıktıları” başlıklı AB Projesi onaylandı.

 GTÜ proje ekibini İnşaat Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr.  Selçuk Toprak (Proje Üniversite Yürütücüsü), Doç. Dr. Sevilay Demirkesen Çakır, Dr. Öğr. Üyesi Onur Şeker ve Araş. Görevlileri Oğuz Dal ile Emel Sadıkoğlu’nun oluşturduğu. “İnşaat Sektöründe Avrupalı Yöneticiler için Ortak Öğrenim Çıktıları (Common Learning Outcomes for European Managers in Construction)” başlıklı AB projesi desteklenmeye hak kazandı.

Gebze Teknik Üniversitesi’nin ortak kuruluş olduğu bu proje 2022 Yılı Teklif Çağrısı Dönemi Erasmus+ Programda Yüksek Öğrenim İşbirliği Ortaklıkları (KA220-HED)) kapsamında Avrupa Komisyonu ve Polonya Ulusal Ajansı tarafından fonlanacak. Yürütücülüğünü Varşova Teknik Üniversitesi’nin (Warsaw University of Technology) yaptığı projede Türkiye, Polonya, İtalya, Almanya ve İzlanda’dan üniversite ve kuruluşları temsil eden 7 ayrı paydaş yer almakta. Bunlar: Gebze Teknik Üniversitesi, Warsaw University of Technology (Polonya), Technische Universitat Darmstadt (Almanya), Polish Association of Building Managers (Polonya), Reykjavik University (İzlanda), Radex Corporation (Polonya) ve The University of Ferrara (Italya).

GÜNÜMÜZ DÜNYASININ TEMEL SORUNLARINA YANIT

Uluslararası projenin GTÜ’de yürütücüsü olan Prof. Dr. Selçuk Toprak, projenin günümüz dünyasının temel sorunlarına (istihdam, ekonomik istikrar ve büyümenin yanı sıra demokratik yaşama ve serbest işgücü piyasasına aktif katılım) yanıt olarak AB’deki inşaat yöneticileri için eğitim ve öğretim sistemlerinin modernizasyonu, geliştirmesi ve güçlendirmesini hedeflediğini belirtti.

Reklam

Proje, eğitim ve inşaat sektörü arasındaki güçlü ortaklıklara dayanmasından dolayı eğitim ve öğretimde en iyi yaklaşımı geliştirerek proje ürünlerinin inşaat sektörünün ve toplamda Avrupa pazarında çalışanların ihtiyaçlarına uygun olarak kullanılmasını sağlayacak. Çalışmalar kapsamında şu iş paketleriyle sektörün ihtiyaçlarına cevap verilmesi planlanıyor: inşaat yöneticileri için cephe tasarımı ve uygulaması; inşaatta dijital ikiz; inşaatta kentsel madencilik; inşaat yöneticileri için depremlerin ve madenciliğin çevresel etkileri; inşaatta lojistik; inşaat yöneticileri için yeşil teknoloji; inşaat yöneticilerinin yetenek yönetimi. Ulusal (bölgesel) ve Avrupa inşaat sektörü işgücü piyasasının ihtiyaçları sürekli olarak değiştiği için bu proje aynı zamanda müfredatın ve yeterlilik profillerinin zamanında uygulanmasını saptayarak ekonomik sektörlerdeki (inşaatla ilgili) beceri uyumsuzluklarının ve eksikliklerinin azaltılmasını sağlayacak. 

PROJENİN 2025 YILINDA TAMAMLANMASI BEKLENİYOR

Uluslararası proje konsorsiyumu, mesleki eğitim sağlayıcıları ve sosyal ortaklar ile inovasyon sistemlerindeki kuruluşlar, ticaret odaları dahil olmak üzere ekonomik kuruluşlar arasında istikrarlı ortaklıklar kurma süreci üzerinde olumlu bir etkiye sahip olacak. Projenin 2025 yılında tamamlanması bekleniyor.

Okumaya Devam Et

Ar-Ge

ASPİLSAN ENERJİ’DEN AR-GE ATAĞI

ASPİLSAN Enerji 2021 yılında AR-GE proje sayısına göre ülkemizin en çok proje yürüten 33. firması oldu.

Yayınlandı

Tarih

ASPİLSAN ENERJİ’DEN AR-GE ATAĞI

ASPİLSAN Enerji 41 yıldır savunma sanayinin enerji ihtiyaçlarına kesintisiz cevap verirken; son yıllarda ürettiği yenilikçi, vizyonel çözümleriyle farklı sektörlere de yönelerek yeni ürünleri ile portföyünü önemli ölçüde genişletti.

ASPİLSAN ENERJİ’DEN YERLİ PİL ÜRETİMİ

ASPİLSAN Enerji’nin ülkemizin enerji ihtiyaçları konusunda dışa bağımlılığını azaltmak adına AR-GE faaliyetlerine yönelik verdiği öneme ilişkin açıklamada bulunan ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ferhat Özsoy; “Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın desteğiyle başladığımız ve sürdürdüğümüz li-iyon pil üretim tesisi yatırımımız, dönüşüm ve büyüme anlamında 2021 yılında ASPİLSAN Enerji’nin en önemli konusu oldu. ASPİLSAN Enerji olarak pil üretimini yerli ve milli olarak yapma konusunda çok önemli bir yol katettik” dedi.

YÜKSEK TEKNOLOJİK BATARYA TASARIMI

ASPİLSAN Enerji olarak Kayseri, Ankara, İstanbul ve Edirne’de bulunan dört ayrı AR-GE merkezimizde sektörümüzdeki inovatif çözümleri ve ileri teknolojileri sıkı takip ediyoruz diyen Özsoy; “AR-GE merkezlerimizde ASELSAN, TUSAŞ ve Roketsan ürünlerine yönelik yüksek teknolojili batarya tasarım projelerinde önemli bir yol aldık. Bu bataryalar, ülkemizin kritik savunma sistemlerinin yerli ve milli olarak üretilmesine önemli katkılar sağlıyor olacak. Ankara AR-GE merkezimizde, pil geliştirme ve tasarlama yeteneğine sahip, hem de hammadde üreticilerine destek verecek bir altyapının kurulumunu tamamladık. Ülkemizin pil çalışmalarında bir üs olacak olan bu AR-GE merkezimizde, pil üretimi ve geliştirilmesine yönelik küçük ya da büyük her türlü testle ilgili tüm paydaşlarımıza hizmet veriyoruz. Benzer şekilde, TÜBİTAK Raylı Ulaşım Teknolojileri Enstitüsü (RUTE) ile imzaladığımız bir sözleşme sayesinde pil geliştirme çalışmalarını ortak olarak yürütüyoruz. İstanbul AR-GE merkezimizde ise 2021 yılında hidrojen ve yakıt pili konusundaki çalışmaların ilk prototiplerini ortaya koyarak önemli bir aşamayı geride bıraktık. Hem elektrolizör, hem de yakıt hücresi prototiplerimizi kamuoyuna sunduk. Bu çalışmalarımızın ne kadar önemli olduğu, Paris Sözleşmesi’nin imzalanmasından sonra daha da belirginleşti. Önümüzdeki dönemde bu konudaki çalışmalarımız daha da hız kazanıyor olacak” diye konuştu.

Reklam

E-MOBİLİTE’DE ÖNEMLİ İŞ BİRLİKLERİ

Çeşitli raylı sistem akülerini yerlileştirerek önemli bir pazara giriş yaptıklarına dikkat çeken Ferhat Özsoy; “Ülkemizde yapılan metro ve tren yatırımlarına paralel olarak raylı sistem bataryaları alanında yatırımlarımızın sonucunu aldık ve ilk yerli Raylı Sistem akülerimizi işletmelerimize ve üretici firmalarımıza sağladık. Ayrıca farklı deniz platformları için de ilk ürünlerimizi vermeye başladık. Bunun yanı sıra Arçelik ile birlikte ev aletleri için de bataryalar üretme kararı alarak yeni bir pazara daha adım atmış olduk. Yine telekom bataryalarımız ve e-mobilite bataryalarımızla iki ayrı sektörde de önemli iş birlikleri gerçekleştirdik. Yine 2021 yılında tamamladığımız Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA) sertifikasyonu sayesinde sivil havacılık pazarına da girdik. Bu açıdan da 2021 yılı, ASPİLSAN Enerji’nin yürüttüğü AR-GE projeleri açısından verimli bir sene oldu diyebiliriz. Yerli ve milli imkân ve Türk mühendislerinin emeği ile ülke sanayimizin güçlenmesi için araştırmaya, geliştirmeye çizdiğimiz stratejiden çıkmadan emin adımlarla devam edeceğiz.”

Okumaya Devam Et

Ar-Ge

TÜRK FİRMASI GELİŞTİRDİ ELON MUSK’IN PROJESİNDE KULLANILACAK

Türk firmasının geliştirdiği yüzey teknolojisi Elon Musk’ın ‘Hyperloop’ projesinde kullanılacak.

Yayınlandı

Tarih

Tesla ve SpaceX’in Üst Yöneticisi Elon Musk’ın desteklediği mühendislik ekiplerinden UMD Loop, “geleceğin süper hızlı ulaşım sistemi” olarak tanımlanan “Hyperloop” projesinde, Türk firmasının diş implantları için geliştirdiği yüzey teknolojisinden yararlanacak.

Gebze TÜBİTAK Marmara Teknokent’te faaliyet gösteren DTİ İmplant, çok sayıda ülkeye ihraç ettiği implantlarda TÜBİTAK’la birlikte geliştirdiği yüzey teknolojisini kullanıyor. Söz konusu teknoloji, implant yüzeyinde makro pürüzlülük oluşturarak kemikte tutunumu maksimum seviyeye çıkarıyor.

“SLA Aktif” adı verilen yüzey, implantlar kumlama ve asitleme işlemlerinden geçirildikten sonra plazma prosesine tabi tutularak oluşturuluyor. Böylece implant yüzeyi, suyu, kanı ve kemik hücrelerini çeken hidrofilik (sıvı maddenin yüzeye yapışması) bir özellik kazanıyor. Sıvı çekme özelliği kazanan yüzey, uygulamanın ardından iyileşme süresinin kısalmasını sağlıyor.

UMD Loop ekibi de “Hyperloop” projesi kapsamında tünel kazma makinesi ve ulaşım aracının içeriğindeki komponentlerin (parçaların) yapıştırılmasında, DTİ İmplant firmasının geliştirdiği yüzey teknolojisinden faydalanacak. Plazma yüzey teknolojisi, parçaların yüzeyinde kalan artık partiküllerin uzaklaştırılmasında kullanılacak. Böylelikle, makinenin birbirine yapıştırılan farklı parçalarının daha uzun ömürlü olması hedefleniyor.

“TÜBİTAK’LA BİRLİKTE GELİŞTİRDİK”

DTİ İmplant Genel Müdürü Dr. Talat Buğur, TÜBİTAK projesi sonucu elde ettikleri diş implantlarını tüm dünyaya pazarladıklarını söyledi. Gebze TÜBİTAK Marmara Teknokent’te faaliyetlerini sürdürdüklerini belirten Buğur, üretimin yüzde 40’ını yurt dışına sattıklarını, başta İsviçre ve ABD olmak üzere 30’a yakın ülkeye ihracat yaptıklarını kaydetti.

Reklam

Diş implantlarının yüzeyle ilgili özelliklerini TÜBİTAK Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü ile birlikte geliştirdiklerini vurgulayan Buğur, “SLA yüzey dışında ‘SLA Aktif’ dediğimiz diş implant yüzeyi dünyada tektir. Kuru yüzey üretiminde dünyada tekiz. Bu da implantın çene kemiğine yerleştirildikten sonraki iyileşme sürecini daha hızlı şekilde sağlıyor” diye konuştu.

SLA yüzey için implantın kumlamadan sonra asitleme işlemine tabi tutulduğuna dikkati çeken Buğur, şöyle devam etti: “Bunu biz daha da ileriye götürmek için plazma teknolojisini kullanıyoruz. Aslında maddenin dördüncü hali diyebileceğimiz bir teknoloji bu. Yani katı, sıvı ve gaz hali dışında plazma hali olduğunu söyleyebiliriz. Burada yüzeyi hidrofilik yapıyoruz, aynı zamanda yüzeyde kalan tüm kalıntıları ortadan kaldıran bir teknoloji. İmplantlar, diş kökü yerine kullanıldığından implantın kemik tarafından tutunması için kemik hücrelerine benzer nitelikte olması beklenir. Bu sebeple implant yüzey işlem proseslerinde implant yüzeyine kemik hücreleri büyüklüğünde gözenekler açılır. Kemik hücreleri implant yüzeyinde tutunma sağlayarak implantın yapay diş kökü görevini görmesini destekler. Bununla birlikte implantın yüzey enerjisinin artırılması ile yüzey hidrofilik hale getirilerek kemik tarafından tutunması, erken iyileşme döneminde operasyonun başarısını artırır. Bu yüzey aktifleştirme prosesi firmamıza özeldir, SLA Aktif teknoloji olarak nitelendirilir.”

“TEKNOLOJİMİZİ KULLANMALARIYLA İLGİLİ ÇALIŞMALAR ÇOK KISA SÜREDE BAŞLAYACAKTIR”

Talat Buğur, sahip oldukları bu teknolojiyle ilgili önemli bir gelişme yaşandığına işaret ederek, “Elon Musk, geleceğe yatırım yapan ve gelecekteki teknolojilerle ilgili çalışmalar yapan bir girişimci. ‘Hyperloop’ adında bir projesi var. Washington’dan New York’a 29 dakikada ulaştıracak yüksek hızlı yer altı toplu taşıma sistemini hayata geçirmeye çalışıyor” diye konuştu.

“Hyperloop” projesinde daha sonra New York ve Los Angeles arasında tünel kazılarak bir çeşit “yer altı mekiği”yle ulaşımın sağlanmasının hedeflendiğini anlatan Buğur, şu bilgileri verdi: “Bu projede 2 makinenin kullanılması düşünülüyor, biri tüneli kazan, diğeri de tünel içinde vakumlu ortamda hareket edecek yer altı mekiği. The Boring Company firması ile Maryland Üniversitesinden UMD Loop ekibindeki araştırmacılarla, bu 2 makinede elde ettiğimiz yüzey teknolojisini kullanmak istemeleriyle ilgili bir iş birliğine gittik. Diş implantlarında kullandığımız teknolojiyle Elon Musk’ın fonladığı projede iş birliği içerisinde bulunuyoruz.”

Reklam

Geliştirdikleri yüksek teknolojiyi UMP Loop ekibiyle paylaşacaklarını belirten Buğur, geçen ay imzaladıkları sözleşmenin ardından bilgi transferine başladıklarını, 2023’ün ortalarında belirli prototip ürünlerin ortaya çıkmasının beklendiğini dile getirdi.

Buğur, bu konuya maddi olarak bakmadıklarını, Türk firması olarak projede yer almalarının daha önemli olduğunu ifade ederek, başarılı olması halinde bunun çok anlamlı şekilde maddi faydasını göreceklerini düşündüğünü kaydetti.

Okumaya Devam Et

Trendler

Copyright © 2022 Sanayi Gazetesi - Tüm hakları saklıdır.