Barclays, Çin’de insansı robotların iş gücündeki daralmayı önemli ölçüde telafi edebileceğini öngördü. Bankanın değerlendirmesine göre, insansı robotlar ülkede önümüzdeki yıllarda yaşanması beklenen iş gücü kaybının yüzde 60’ına kadarını karşılayabilir.
Barclays tarafından hazırlanan analizde, çeşitli demografik tahminler ve iş gücüne katılım oranının yüzde 65 seviyesinde kalacağı varsayımı dikkate alındı. Buna göre Çin’de iş gücünün gelecek 10 yılda 37 milyon kişi azalabileceği tahmin ediliyor.
Söz konusu gerilemenin, ülke ekonomisinin yaklaşık dörtte birini oluşturan imalat sektörü üzerinde baskı oluşturabileceği belirtiliyor. İş gücündeki azalışın üretim kapasitesi ve sanayi faaliyetleri açısından önemli bir risk unsuru haline gelebileceği değerlendiriliyor.
Kurum analistleri, yayımladıkları raporda Çin’in karşı karşıya olduğu demografik baskıların yalnızca verimlilik artışlarıyla aşılmasının zor olduğuna dikkat çekti. Analistlere göre, önümüzdeki dönemde beklenen üretkenlik kazanımları, iş gücünde öngörülen azalmanın ancak sınırlı bir bölümünü karşılayabilecek.
Raporda, bu nedenle otomasyon ve robotik teknolojilerine yönelik ekonomik gerekçenin giderek güçlendiği belirtildi. İş gücü arzındaki daralmanın sanayi üretimi ve büyüme üzerinde baskı oluşturabileceği, robotik çözümlerin ise bu kaybı kısmen dengeleyebileceği değerlendirildi.
Pekin otomasyon yatırımlarına ağırlık veriyor
Çin yönetimi de azalan iş gücünün etkilerini hafifletmek amacıyla otomasyon kaynaklı verimlilik artışlarına önem veriyor. Devlet Başkanı Şi Jinping, robotik dahil olmak üzere bilim ve teknoloji alanlarına yapılan yatırımların, ülkenin ekonomik büyüme stratejisinde merkezi bir rol oynadığını sık sık vurguluyor.
Yaklaşık 1,4 milyar nüfusa sahip Çin’de demografik görünüm ise zayıflamaya devam ediyor. Ülkede doğum oranları geçen yıl 1949’dan bu yana kaydedilen en düşük seviyeye gerilerken, çalışma çağındaki nüfusun toplam nüfus içindeki payı da azaldı.
2025 itibarıyla çalışma çağındaki nüfusun toplam nüfusa oranı yaklaşık yüzde 61 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, 10 yıl önce yüzde 70’in üzerinde bulunuyordu. Bu tablo, Çin’in uzun vadeli büyüme hedefleri açısından otomasyon ve robotik teknolojilerinin önemini daha da artırıyor.