Cumhurbaşkanı Yardımcısı İzmir’de İş İnsanlarıyla Buluştu: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İzmir’de iş insanlarıyla bir araya geldi. Türkiye ekonomisiyle ilgili önemli açıklamalar yapan Yılmaz son 20 yılda dünyanın yıllık ortalama yüzde 3,6 büyürken Türkiye ekonomisinin yıllık ortalama 5,5 büyüdüğünü, yıl sonu itibarıyla da yüzde 4,4 bir büyüme beklediklerini söyledi.
Yılmaz, İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen İzmir İş Dünyası İstişare Toplantısı’na katılarak Orta Vadeli Program hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye Yüzyılının Hakkını Vereceğiz
Yılmaz, pek çok ülkenin siyasi, ekonomik, askeri ve sosyal krizlerin yol açtığı bir ateş çemberinden geçtiğine işaret ederek, Türkiye Yüzyılı vizyonunun hakkını vermek için gece gündüz çalıştıklarını, katılımcı bir anlayışla, ekip ruhuyla hareket ettiklerini söyledi.
Türkiye’nin uluslararası konumunu yükseltme ve yüksek gelirli ülkeler arasına dahil olması çerçevesinde son 21 yılda pek çok çalışmaya imza attıklarına anlatan Yılmaz, küresel ve bölgesel düzeydeki pek çok çalkantıya rağmen, Türkiye’nin 2002 yılından bu yana dolar cinsinden kişi başı gelirini yaklaşık 3 kat artırdığını kaydetti.
Yılmaz, uygulamaya koydukları, üretimi ve yatırımı özendirici politikalarla milli gelirin 2002 yılında 238 milyar dolarken, geçen yıl itibarıyla 900 milyar dolar sınırını aştığını hatırlatarak, “Şu anda baktığımızda geriye 12 aylık bir hesap yaptığımızda, bugün itibarıyla bir trilyon doları aşmış durumdayız. Yıl sonu itibarıyla da inşallah 1,1 trilyona yakın bir seviyede milli gelirimizi kapatmayı öngörüyoruz. Geçen yıl 10 bin 600 dolarlar civarında bir kişi başına milli gelirimiz oluşmuştu. Bu sene 12 bin doları aşan bir kişi başına geliri yıl sonu itibarıyla hep birlikte göreceğiz inşallah.” diye konuştu.
Türkiye Ekonomisi Yıllık Ortalama Yüzde 5,5 Büyüdü
Son 20 yılda dünyanın yıllık ortalama yüzde 3,6 büyürken Türkiye ekonomisinin yıllık ortalama 5,5 büyüdüğünü, yıl sonu itibarıyla da yüzde 4,4 bir büyüme beklediklerini belirten Yılmaz, “Nitekim bir takım uluslararası kuruluşlar da yukarı yönlü olarak Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahminlerini güncelliyorlar. Aşağı yukarı Orta Vadeli Programı’mıza yakın seviyelerde tahminler yapıldığını da ifade edebilirim.” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, geçen yıl 2 milyona yakın istihdam artışı olduğuna dikkati çekerek, bu yılın ilk 6 ayında da depreme karşın 310 bin ilave istihdam artışı sağladıklarını dile getirdi.
Risk Azaltıcı Yatırımlar Bulunmuyor
Yılmaz, OVP döneminde 3 trilyon liradan fazla kaynağın sadece depremin yaralarını sarmak için harcanacağını, bunda risk azaltıcı yatırımların bulunmadığını ifade etti.
Cevdet Yılmaz, bütçe harcamalarının tek seferli harcamalar ve her yıl gerçekleşen sürekli harcamalar olarak iki kategoride değerlendirilebileceğini belirterek, “Deprem harcamaları genel itibarıyla tek seferlik harcamalardır ve yapısal bozulmaya yol açmazlar. Bütçe açıklarında geçici artışlara yol açarlar. Nitekim bizim de bütçe açığımız 2023 ve 2024’te 6,5 civarına geliyor. 2025 ile birlikte azalıyor, 2026’da yüzde 3’ün altına düşüyor. Burada deprem harcamaları birkaç yıl bütçemizi belki bozucu bir etki yapacak ama yapısal bir bozulmaya yol açmayacak. Bütçe disiplinini hiçbir şekilde elden bırakmadan yolumuza devam edeceğiz.” dedi.
İkinci amacın tek haneli enflasyon olduğunu hatırlatan Yılmaz, güncellenmiş para politikaları, maliye politikaları ve yapısal reformlarla birlikte programı hayata geçireceklerini aktardı.
Önemli Olan Bu Programı Hayata Geçirmemiz
Yılmaz, seçimlerin ardından ülkede pekişen güven ve istikrar ortamının OVP ile konulan hedeflerin yakalanması noktasında en önemli destek noktalarından olduğuna işaret etti.
Yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik atılacak adımları paylaşan Yılmaz, yeşil ve dijital dönüşümün orta vadeli programın ana eksenlerinden biri olduğunu, yarı iletken, elektrikli araç, batarya, elektronik, havacılık, savunma ve biyomedikal gibi stratejik sektörlerde atılacak adımlara da önem verileceğini aktardı.
Program döneminde ihracatın 300 milyar dolar, turizm gelirinin ise 70 milyar doları aşmasını beklediklerini dile getiren Yılmaz, cari işlemler açığında da yılın ikinci yarısında turizm ve ihracat gelirlerindeki artışlar ve altın ithalatına yönelik tedbirlerin etkisiyle iyileşme beklediklerini ifade etti.
Cari Açığın Milli Gelire Oranı Kademeli Düşecek
Cari açığın milli gelire oranını bu yıl sonu yüzde 4, gelecek yıldan itibaren kademeli düşüşle birlikte 2026’da yüzde 2,2 olarak öngördüklerini vurgulayan Yılmaz, şu değerlendirmede bulundu:
“Koyduğumuz politikaların, hedeflerin içeride ve dışarıda takdir edilmesini, gerçekçi bir program olarak nitelendirilmesini de mutlulukla izliyoruz. Önemli olan bu programı hayata geçirmemiz. Bu anlamda üç noktanın altını çizmek isterim programı uygulama kararlılığımız anlamında. Birincisi hiçbir programın, arkasında siyasi destek yoksa anlamı yoktur. Güçlü bir siyasi irade varsa anlamı vardır. Orta Vadeli Program’ımızı bizzat Sayın Cumhurbaşkanımızın ilan etmesi ve toplumla paylaşırken tam ve güçlü bir siyasi irade ortaya koyması programımızın en önemli unsurudur. Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımızı sunuyoruz ekonomi yönetimi olarak.
İkinci unsur sosyal destek. Toplumun değişik kesimlerinin de iş dünyası, çalışanlar, değişik toplumsal kesimler…Bu kesimlerin desteği olmadan da bir programı sürdüremezsiniz. Bu anlamda tüm toplumsal kesimlerde Orta Vadeli Programı ciddi bir sahiplenme oldu. İzlediğimiz yöntemin de buna katkıda bulunduğuna inanıyorum. Katılımcı bir yöntemle, tüm toplumsal kesimlerle görüşerek konuşarak hazırladık. Bu da sahiplenmeyi getirdi.”
Kendi İçinde İzleme Sistemi Kurulacak
Program kapsamında takvime bağlanan çok sayıda adım bulunduğunu, tüm adım ve eylemlerin Cumhurbaşkanlığı Strateji Bütçe Başkanlığı kanalıyla takip edileceğini dile getiren Yılmaz, kendi içinde izleme sistemi kurulmasının da OVP için üçüncü önemli unsur olarak öne çıktığına işaret etti.
OVP’nin Türkiye’nin dünya sıralamasında yerini değiştirecek bir hamle yapmasına vesile olmasını temenni ettiklerini söyleyen Yılmaz, Türkiye Yüzyılı’nı bu programlarla ve bunun altını dolduran hamlelerle gerçekleştireceklerini belirtti.
İzmir’e son 21 yılda toplam 227 milyar 512 milyon liralık yatırım harcaması gerçekleştirildiğini de kaydeden Cevdet Yılmaz, özellikle ulaşım altyapısına ciddi yatırımlar yapıldığını, kentin sağlık teknolojileri, tarım, turizm, yenilenebilir enerji ve üniversiteleriyle yüksek büyüme kapasitesine sahip olduğuna bildirdi.