Reklam

Kocaeli-Belediyesi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay 2023 Bütçesini Değerlendirdi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: 2023 bütçesi, pek çok alanda kalkınmayı sağlayacak bir bütçedir, açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "2023 bütçesi; kadınlarımızı güçlendirecek, ormanlarımızı koruyacak, enerji verimliliğini artıracak, tarımda rekolteyi yükseltecek ve daha pek çok alanda kalkınmayı, gelişmeyi sağlayacak bir bütçedir" dedi.

Oktay, 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin sunumunu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda yaptı.

"Tüm Hedeflerin Kaynağı, Projesi, Dayanağı Belli"

Tüm hedeflerin kaynağı, projesi ve dayanağının belli olduğuna işaret eden Oktay, vatandaşların ihtiyaçlarına odaklanan ve aynı zamanda bir atılım bütçesi olan 2023 bütçesinin, Türkiye yüzyılının yolunu açacak bir yapıda olduğuna dikkati çekti.

Oktay, 2023 bütçe kanun teklifinin temel misyonunun; vatandaşı küresel belirsizliklerden ve risklerden koruyacak, her kesimden vatandaşı kollayacak bir mali altyapı oluşturduğuna dikkati çekti.

Sosyal Bütçe Olarak Nitelendirilecek Teklif

Bütçe teklifinin, vatandaşların ihtiyaçlarına odaklanan bütçe olarak, adil ve sosyal bir anlayışa sahip olduğunu dile getiren Oktay, şöyle devam etti: "Sosyal bütçe olarak nitelendirebileceğimiz teklifimiz, toplumun tüm kesimlerine hitap eden, sahip çıkan programlar, destekler ve ödenekler içermektedir. Bütçenin sadece program dağılımına baktığımızda dahi işçisinden işverenine, emeklisinden çiftçisine, sağlık personelinden polislerimize, genç ve yaşlı toplumun tüm kesimlerini kapsadığını ve 85 milyonun bütçesi olduğunu görebiliriz. 2023 bütçesi; kadınlarımızı güçlendirecek, ormanlarımızı koruyacak, enerji verimliliğini artıracak, tarımda rekolteyi yükseltecek, turizmde yeni rekorların önünü açacak, kültürel değerlerimizi zenginleştirecek ve daha pek çok alanda kalkınmayı, gelişmeyi sağlayacak bir bütçedir. 2023 bütçemiz ile cumhuriyetimizin 100'üncü yılında ülkemizin bütünlüğünü, milletimizin birliğini ve devletimizin gücünü daha da perçinleyerek, yeni yükseliş destanları yazacağız."

Olağanüstü Küresel Koşullar Altında Hazırlandı

Oktay, birkaç yıldır bütçeleri olağanüstü küresel koşullar altında hazırladıklarına değinerek, bu kapsamda yaşanan küresel ekonomik gelişmelere dikkati çekti. Yaşanan gelişmelerin, küresel büyümeye ilişkin tahminlerin aşağı yönlü revize edilmesine yol açtığını anlatan Oktay, "Mevcut riskler bir yandan yakından takip edilirken bir yandan da bu risklerin Türkiye ekonomisi için yeni fırsatlar getirebileceği hususu hükümetimizce dikkate alınmaktadır." diye konuştu.

Oktay, gelecek dönemde küresel fiyat düzeyini ciddi şekilde olumsuz etkileyen emtia ve enerji fiyatlarının sürdürülebilir seviyelere gerilememesi, finansal koşulların sıkılaşmaya devam etmesi ve jeopolitik gerilimlerin sürmesinin, küresel ekonominin daha kırılgan hale gelmesine yol açabileceğini söyledi.

"Zorlu Sınamalara Rağmen Hedeflerine Ulaşma Kararlılığı"

Oktay, 2020'nin ikinci yarısından itibaren toparlanan Türkiye ekonomisinin, 2021'in ilk çeyreğinden itibaren aşılamanın ülke genelinde hızla yaygınlaşmasıyla kısıtlayıcı önlemlerin hafifletilmesi, kademeli normalleşme adımları ve firmalar ile hane halkına verilen desteklerin de etkisiyle kesintisiz büyümesini sürdürerek 2021'de yüzde 11,4 oranıyla son 50 yılın en yüksek büyüme hızına ulaştığını bildirdi.

Kuvvetli Dış Talep ve Artan İhracat

Hızlı ve etkin karar alma mekanizmalarının hayata geçirilmesiyle uygulamaya koydukları somut ve dinamik politikalarla salgın sürecinin üretim çarklarını durdurmadan başarıyla yönetildiğini dile getiren Oktay, şunları kaydetti: "2022 yılının ilk yarısı itibarıyla kuvvetli dış talebe bağlı olarak artan ihracatımız ve canlı yurt içi talep sayesinde, sanayi sektörü öncülüğünde büyüme sürecimiz devam etmiştir. Makine ve teçhizat yatırım harcamaları öncülüğünde toplam sabit sermaye yatırımları aynı dönemde yüzde 4,4 artarken, net mal ve hizmet ihracatının büyümeye katkısı 2,9 puan olmuştur. Küresel ekonomilerde resesyon endişelerinin baş gösterdiği 2022 yılının ikinci çeyreğinde ülkemiz benzer gelişmekte olan ülkelerden olumlu yönde ayrışarak yüzde 7,6 büyüme oranı ile OECD ülkeleri içerisinde en yüksek oranda büyüyen ikinci ülke olmuştur.

Yılın ikinci yarısında turizm ve ihracattaki güçlü seyrin ekonomik faaliyetlerdeki olumlu görünümü koruyarak büyümeyi desteklemesi beklenmektedir. Küresel düzeyde ekonomik durgunluk belirtilerine rağmen 2022 yılı genelinde Türkiye ekonomisinin yüzde 5 büyümesi öngörülmektedir. Bu öngörü; yaklaşık yarısı dış talepten kaynaklanan dengeli bir büyümeye işaret etmektedir."

Oktay, kaydedilen güçlü büyüme performansıyla 2018'de 28 bin 281 dolar olan satın alma gücü paritesi cinsinden kişi başına gelirin 2022'de artışını sürdürerek 34 bin 768 dolar seviyesine kadar yükselmesinin öngörüldüğüne değinerek, 2023'te ise ekonominin üretim ve talep yönüyle dengeli bir görünüm sergileyerek yüzde 5 büyüme oranının korunmasının hedeflendiğini ifade etti.

Böylece Türkiye'nin zorlu sınamalara rağmen hedeflerine ulaşma kararlılığını sürdüreceğini belirten Oktay, yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla hedefli büyüme esasına dayanan programlarını kararlılıkla uyguladıklarını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, şöyle konuştu: "Güçlü ekonomik aktivitenin ve dış talebin ekonominin istihdam oluşturma kapasitesi üzerindeki olumlu etkileriyle istihdamımız 2021 yılının ikinci çeyreği itibarıyla salgın öncesi seviyelerin üzerine çıkmıştır. Devam eden toparlanma süreciyle birlikte 2022 yılının ikinci çeyreği itibarıyla Türkiye, salgın öncesi döneme göre 2,6 milyona yakın ilave istihdam artışıyla OECD ülkeleri arasında açık ara ilk sırada yer almayı başarmıştır. 2022 yılında istihdamdaki yıllık artışın 1,9 milyona yaklaşması ve işsizlik oranının yıl sonu itibarıyla yüzde 10,8 olarak gerçekleşmesi öngörülmektedir. 2023 yılında ise işsizlik oranının yüzde 10,4'e gerilemesi beklenmektedir.

Önümüzdeki üç yıllık süreçte istihdamın yıllık ortalama 890 bin kişi civarında artacağı ve işgücüne katılım oranlarında öngörülen artışa rağmen işsizlik oranının önümüzdeki dönemde tek haneli rakamlara gerileyeceği öngörülmektedir."

Orta Vadeli Program'daki Temel Politikalar ve Bütçe Öngörüleri

Orta Vadeli Program'daki (OVP) temel politikalar ve bütçe öngörülerine değinen Oktay, "OVP ile temel amacımız da salgın sonrası toparlanma sürecinde elde edilen kazanımları koruyarak yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı önceleyen büyümenin sürdürülmesi, verimli ve rekabetçi yerli üretim yapısının güçlendirilerek ithalat bağımlılığının azaltılmasıdır" ifadesini kullandı.

Oktay, bu kapsamda, program döneminde, büyüme potansiyelini ve istihdamı artıran, yüksek katma değerli üretimi öncelikli kılan, ihracat temelli sürdürülebilir büyüme stratejisini ve kalıcı fiyat istikrarına ulaşılması hedefini kararlı bir biçimde uygulamaya devam edeceklerini dile getirerek, bu uygulamalarla, 2002 yılında 9 bin 279 dolar olan Satın Alma Gücü Paritesine göre kişi başı gelirin 2023 yılında hedeflenen büyüme artışıyla yaklaşık 38 bin dolara, program dönemi sonunda ise yaklaşık 44 bin dolara çıkmasını beklediklerini kaydetti.

Borçlanma Maliyetleri Yüksek Seyretti

Dış finansman tarafında ise artan jeopolitik risklerin etkisiyle uluslararası finansal piyasalarda oynaklığın ve borçlanma maliyetlerinin yüksek seyrettiği son dönemde gerçekleştirilen 2,5 milyar dolarlık kira sertifikası ihracı yoğun talep görmüştür. Böylece dünya genelinde finansmana erişimin zorlaştığı 2022 yılında yapılan 3 ayrı ihraç ile toplamda 7,5 milyar dolar dış finansman sağlanmıştır. 2002 yılında yüzde 71,5 olan Avrupa Birliği tanımlı borç stokunun GSYH'ye oranı 2022 yılı ikinci çeyreği itibarıyla yüzde 39,3 seviyesine gerilemiştir. Söz konusu oran AB ülkelerinde ortalama yüzde 88 seviyesinde seyretmektedir."

Oktay, kamu borç stokunun makroekonomik değişkenlere karşı duyarlılığının, kamu maliyesindeki sıkı duruş ve borç stokunun yapısında kaydedilen iyileşme sayesinde önemli ölçüde azaltıldığını ve kamu borç stokunun sürdürülebilirliğinin sağlandığını bildirdi. 2021 yılında bütçe giderlerinin 1 trilyon 603,5 milyar lira, bütçe gelirlerinin 1 trilyon 402 milyar lira olduğunu belirten Oktay, bütçe açığının 201,5 milyar lira, faiz dışı açığın da 20,7 milyar lira olarak gerçekleştiğini ifade etti.

Bütçe Açığının Son Durumu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, "2021 yılında 201,5 milyar lira olarak gerçekleşen bütçe açığı, başlangıçta öngörülen açığın 43,5 milyar lira altında, yıl sonu gerçekleşme tahmininin 28,5 milyar lira altında gerçekleşmiştir. Ayrıca, 2020 yılında 41,3 milyar lira olan faiz dışı bütçe açığı 2021 yılında 20,7 milyar liraya düşürülmüştür." diye konuştu.

2021 yılına ait bütçe performans göstergelerine ilişkin bazı bilgileri paylaşan Oktay, şöyle konuştu: "Genel devlet dengesinin GSYH'ye oranı yüzde -4,5 olarak öngörülmüşken yüksek bütçe performansıyla bu oran yüzde -2,6 olarak gerçekleşmiştir. Kamu kesimi tasarruflarının GSYH'ye oranı yüzde -1,6 olarak öngörülmüşken 2,5 puan iyileşerek yüzde 0,9 olarak gerçekleşmiştir. İmalat sanayii ihracatı 173,5 milyar dolar olarak hedeflenmişken yapılan teşviklerimizin de katkısıyla 212,8 milyar dolara yükselmiştir. İmalat sanayinin GSYH içindeki payı yüzde 20,4 olarak öngörülmüşken yüzde 21,9 olarak gerçekleşmiştir.

İstihdam oranı yüzde 44,6 olarak öngörülmüşken yüzde 45,2 olarak gerçekleşmiştir. Kırmızı et üretim miktarı 1 milyon 518 bin ton olarak öngörülmüşken 1 milyon 952 bin tona yükselmiştir. İhraç edilen bitkisel ürün değeri 6,3 milyar dolar olarak öngörülmüşken 9,6 milyar dolara yükselmiştir. Kadın işverenlerin oranı yüzde 10,4 olarak hedeflenmişken 2,8 puan artışla yüzde 13,2 olarak gerçekleşmiştir."

2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşme Tahminleri

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2022 yılı merkezi yönetim bütçe gerçekleşmelerine ilişkin yıl sonu beklentilerine yönelik, "2022 yılında; merkezi yönetim bütçe giderlerinin 3 trilyon 133,7 milyar lira, merkezi yönetim bütçe gelirlerinin 2 trilyon 672,5 milyar lira, bütçe açığının 461,2 milyar lira, faiz dışı açığın 131,4 milyar lira olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz." dedi.

2022 yıl sonu bütçe açığının milli gelire oranının ise yüzde 3,4 olacağını öngördüklerini bildiren Oktay, 2022'de personel giderlerinin 617,3 milyar lira, Sosyal Güvenlik Kurumlarına devlet primi giderlerinin 98,1 milyar lira, mal ve hizmet alım giderlerinin 258,3 milyar lira, cari transferlerin 1 trilyon 224,4 milyar lira, sermaye giderlerinin 277,6 milyar lira, sermaye transferlerinin 35,9 milyar lira, borç verme giderlerinin 292,2 milyar lira, faiz giderlerinin 329,8 milyar lira olarak gerçekleşmesini beklediklerini söyledi. Oktay, 2022 yılında vergi gelirlerinin ise yaklaşık 2 trilyon 269,6 milyar lira, vergi dışı gelirlerin ise yaklaşık 402,9 milyar lira olacağını öngördüklerini ifade etti.

"2023 Bütçe Ödenekleri, 2022'ye Göre Yüzde 57,9 Artmaktadır"

Oktay, 2023 bütçesinin, kalkınma hedefleri, halkın ihtiyaçları ile sosyal ve mali alanda ilerlemeye yönelik adımlar çerçevesinde hazırlandığını belirterek şunları kaydetti: "2023 yılı bütçesinde; bütçe giderleri 4 trilyon 469,6 milyar lira, bütçe gelirleri 3 trilyon 810,1 milyar lira, bütçe açığı 659,4 milyar lira olarak öngörülmüştür. 2022 yılına göre (ek bütçe dahil) 2023 yılı bütçe ödenekleri yüzde 57,9 artmaktadır. 2023 yılı bütçe giderlerinin ekonomik sınıflandırmaya göre dağılımı ise personel giderleri 952,3 milyar lira, Sosyal Güvenlik Kurumlarına devlet primi giderleri 150,4 milyar lira, mal ve hizmet alım giderleri 318,7 milyar lira, cari transferler 1 trilyon 682 milyar lira, sermaye giderleri 315,8 milyar lira, sermaye transferleri 37,3 milyar lira, borç verme giderleri 359,2 milyar lira, yedek ödenekler 88,2 milyar lira ve faiz giderleri 565,6 milyar liradır” açıklamasında bulundu.