EPDK’nin elektrikli araç şarj hizmeti piyasasında rekabeti artırmak ve altyapının daha verimli kullanılmasını sağlamak amacıyla Şarj Hizmeti Yönetmeliği’nde esnek fiyatlandırma imkanı sağlayacak düzenlemeler kabul edildi.
Kurumun daha önce 9 Aralık 2025’te duyurduğu taslak kapsamında elektrikli araç şarj piyasasına ilişkin yeni düzenlemelerle birlikte ücret yapısında sadeleşmeye ve rekabetin artırılmasına yönelik önemli adımlar atılıyor.
ŞARJDA TEK FİYAT BELİRLENECEK
Buna göre işletmeciler, AC (yavaş şarj) ile DC (hızlı şarj) üniteler için tek fiyat belirlemekle yükümlü olacak. Böylece kullanıcılar, karmaşık ve değişken tarife yapıları yerine daha net, karşılaştırılabilir ve öngörülebilir ücret sistemiyle karşılaşacak.
Öte yandan 1 Temmuz 2026’dan itibaren otoyol ve devlet yollarında kurulacak tüm DC şarj ünitelerinde kredi kartı entegrasyonu zorunlu hale getirilecek. Bu adımın, ödeme süreçlerini kolaylaştırması ve kullanıcı erişimini artırması hedefleniyor.
Düzenleme, ayrıca şirketlere belirli saatlerde veya belirli lokasyonlarda indirim uygulama imkanı da tanıyor. Özellikle talebin düşük olduğu zaman dilimlerinde daha avantajlı fiyatların oluşması beklenirken bu esneklikle birlikte piyasada rekabetin güçlenmesi amaçlanıyor.
Mevcut aşamada tavan fiyat uygulamasının gündemde olmadığı, serbest piyasa dengesi içinde fiyat oluşumunun esas alındığı vurgulanıyor ancak piyasa dengesinin bozulması veya hizmet sürekliliğinin riske girmesi halinde tavan fiyat seçeneğinin de değerlendirilebileceği ifade ediliyor.
ESNEK FİYATLAMA, GECE KULLANIMINDA YÜZDE 60 AVANTAJ SAĞLAYABİLİR
Türkiye Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği (TEHAD) Başkanı Berkan Bayram, elektrikli araç kullanımındaki artışa paralel olarak şarj altyapısının daha güçlü, erişilebilir ve kullanıcı dostu hale getirilmesinin kritik önem taşıdığını belirterek, yoğun ve düşük talep görülen saat dilimlerinde farklı fiyat uygulanmasını öngören esnek fiyatlama modelinin bu süreçte belirleyici rol oynayacağını söyledi.
Bayram, esnek fiyatlamanın Türkiye için orta ve uzun vadede şebeke gerekliliği olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Mevcut altyapı bugünkü araç parkına cevap verebiliyor ancak yakın dönemde pik saatlerde talep artışı şebekeyi zorlayabilir. Elektrikli otomobil kullanıcısını yoğun saatlerden uzaklaştırıp gece tarifelerine yönlendirirsek aylık şarj maliyetlerinde yüzde 60’a varan düşüş görülebilir.” dedi.
Maliyet avantajının kullanıcı tercihine bağlı olduğunun altını çizen Bayram, “Gece saatlerinde düşük fiyatlı şarj imkanı sağlanır ve bu uygulama, Türkiye genelinde doğru lokasyonlarda ve etkin kampanyalarla desteklenirse maliyetler belirgin şekilde düşebilir.” diye konuştu.
Bayram, esnek fiyatlamanın yatırımları da hızlandıracağına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Lisans sahibi şarj operatörleri ve yatırımcılar açısından yasal çerçevesi belirlenmiş pazarlar, her zaman yatırım açısından caziptir. Özellikle coğrafi yayılım hedefi, yatırımları hızlandırabilir ve sektörde birleşmeleri beraberinde getirebilir. Yeni şarj istasyonu yatırımlarını destekleyen en önemli adım dinamik yani esnek fiyatlama olacaktır. Belirli saatlerde atıl kalan bir istasyonun zarar yazması yerine, esnek fiyat uygulaması ve kampanyalar sayesinde kullanım oranı artar, yatırımın geri dönüş süresi kısalır.”
“ŞARJ İSTASYONLARINDA DİJİTAL KİMLİK TABANLI ÖDEME SİSTEMİ SAĞLANMALI”
Bayram, kredi kartıyla ödeme zorunluluğuna da işaret ederek, bunun operatörler ve kullanıcılar için ek maliyet yaratabileceğini ancak devlet açısından daha izlenebilir ve güvenli çözüm sunduğunu belirtti.
Operatör uygulamalarında yaşanan teknik aksaklıkların, kullanıcıların şarj işlemini başlatma ve ödeme süreçlerinde sorunlara yol açabildiğine dikkati çeken Bayram, sözlerini şöyle tamamladı:
“Elektrikli otomobilin şarj ünitesine bağlandığında otomatik olarak tanımlanması ve ödemenin araç kimliği üzerinden tahsil edilmesi sağlanmalıdır. Türkiye, araç üreticileri ve şarj operatörleri arasında bu sistemin sağlıklı işlemesini sağlayacak evrensel bir işbirliği platformu oluşturabilir. Böyle bir adım atılması halinde, küresel ölçekte en yenilikçi pazar yapılarından ve en kullanıcı dostu sistemlerden birine sahip olarak önemli bir fark yaratılabilir. Yapılması gereken budur.”
Kaynak: AA