Bizi Takip Edin
movenpick

Yatırım

IC İÇTAŞ: AKKUYU’DAKİ SÖZLEŞME FESHİ HUKUKA AYKIRI!

Akkuyu Nükleer AŞ, Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) projesinde çalışmalarını tamamlayan IC İçtaş İnşaat ile sözleşmenin feshetmişti. Konuyla ilgili IC İçtaş İnşaat’tan yeni bir açıklama daha geldi.

Yayınlandı

Tarih

Akkuyu Nükleer AŞ, Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) projesinde çalışmalarını tamamlayan IC İçtaş İnşaat ile sözleşmenin feshetmiş, TSM Enerji İnşaat Sanayi Limited Şirketi (TSM) ile sözleşme imzalanmıştı. Konuyla ilgili IC İçtaş İnşaat’tan yeni bir açıklama daha geldi.

“BİR OLDU BİTTİ YARATILMAYA ÇALIŞILIYOR”

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

Akkuyu Nükleer A.Ş. tarafından 29 Haziran 2022 ve 30 Haziran 2022 tarihlerinde yapılan basın açıklamalarında sırasıyla “Akkuyu NGS projesinde çalışmalarını tamamlayan IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ ile sözleşmenin feshedildiği” belirtilmiş ve “Akkuyu Nükleer tarafından Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş, Türkiye’de tüzel kişiliği olan TSM Enerji İnşaat Sanayi Limited Şirketi (TSM) ile sözleşme imzalanmıştır” denilerek kamuoyu yanıltılmaya, bir oldu bitti yaratılmaya çalışılmıştır.

“ÇALIŞAN KADROMUZ TASVİYE EDİLDİ TAŞERON SEVİYESİNE İNDİRİLMEYE ÇALIŞLIDI”

Reklam

Akkuyu Nükleer A.Ş. tarafından yürütülen bu fesih girişimi hem sözleşmenin tabi olduğu uluslararası hukuka hem de söz konusu şirketlerin tabi olduğu Türkiye Cumhuriyeti Hukuku’na açıkça aykırıdır. Bu doğrultuda hukuken geçersiz olan bu faaliyetler neticesinde kamuoyunu yeniden bilgilendirme gereği hasıl olmuştur. Öncelikle yeniden belirtmek isteriz ki tüm Mühendislik, Tedarik ve İnşaat işlerinin (EPC) tek bir Rus şirketine hileli, hukuk tanımaz bir şekilde verilmesi; Proje’nin yönetimindeki Türk şirketlerinin varlığını bir oldu bittiye getirerek bitirmeye, projenin yönetim kadrolarında yer alan 3000’e yakın Türk personeli ve bu kadronun yönetiminde çalışan yüzde 93’ü Türk 2 bin 5000 kişilik çalışan kadromuzu tasfiye ederek Türk şirketlerini sadece standart inşaat işleri yapan alt taşeron seviyesine indirgemeye çalışmaktır.

“YETKİLİ PERSONOLEMİZİN SAHAYA GİRİŞİ ENGELLENDİ”

Akkuyu Nükleer A.Ş tarafından yapılan basın açıklamalarında yer alan hususlar gerçeği yansıtmamakta ve kamuoyunda proje alanında her şey yolunda algısı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Akkuyu A.Ş.’nin hukuksuz fesih bildirimi kapsamında verdiği talimat çerçevesinde sahadaki işler durdurulmuş, on binlerce çalışanımız mağdur edilmemeleri adına ücretli izne gönderilmiştir. Belirtilenin aksine, teknik güvenliği gerektiren yapıların korunmasına ait işler kapsamında son derece sınırlı bir çalışma yürütülmektedir.  Esasen fesih bildirimi ile birlikte sahada hukuken çalışma şartları ortadan kalkmış olup, sigortalar geçersiz hale gelmiş, işverenin yetkili personelimizin sahaya girişini engellemesi sebebiyle iş sağlığı ve güvenliği şartları ortadan kalkmıştır.

SÖZKONUSU FESİH GİRİŞİMİ KANUNLARA AYKIRI ve GEÇERSİZ BİR İŞLEMDİR

Akkuyu Nükleer Güç Santrali Projesi kapsamında şirketimiz IC İçtaş İnşaat A.Ş.’nin, Rus Titan-2 şirketiyle (Rosatom ortaklı) %50-50 eşit oranda hissedar olduğu T2-IC Ortak Girişim A.Ş. proje işvereni Akkuyu Nükleer A.Ş. ile Mühendislik, Tedarik ve İnşaat Sözleşmesi’ni 22.07.2019 tarihinde imzalamıştır. Lakin kamuoyuna duyurulan fesih girişimi bildirisinde yalnızca şirketimiz IC İçtaş İnşaat’ın sözleşmesinin tek taraflı olarak sona erdirildiği belirtilmiştir. Daha önce de ifade ettiğimiz üzere IC İçtaş İnşaat, Akkuyu Nükleer A.Ş ile direkt hiçbir sözleşmenin tarafı olmayıp, Rus TİTAN-2 şirketi ile beraber kurulmuş olan T2-IC Ortak Girişim A.Ş’nin, TİTAN-2 ile beraber eşit hak ve yükümlülüğe sahip yüzde 50 hissedarı konumundadır. Projede tüm işler her seviyede eşit hak ve sorumlulukta ortak olarak yürütülmektedir.

Reklam

“RUS TİTAN-2 ŞİRKETİNİN YÜZDE YÜZ HİSSEDARI OLDUĞU TSM ENERJİ İNŞAAT SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ…”

Akkuyu Nükleer A.Ş., bir taraftan T2-IC Ortak Girişim A.Ş.’nin sözleşmesinin feshi girişimini bu çapta bir projeye göre son derece yüzeysel ve hukuk yönünden kabul edilemez gerekçelere dayandırmak isterken; diğer taraftan bu ortak girişimde IC İçtaş İnşaat ile eşit yönetim hakkına ve sorumluluğuna sahip Rus TİTAN-2 şirketinin alt şirketleri aracılığı ile doğrudan ve dolaylı olarak yüzde yüz hissedarı olduğu merkezi Rusya’da bulunan TSM Enerji İnşaat Sanayi Limited Şirketi (TSM) ile yeni sözleşme imzalamıştır.  Bu büyüklükte bir Proje’nin Ana Yüklenicisi olarak sözleşme imzalanan firmanın herhangi bir iş bitirme yeterliliği olmayan bir “Limited Şirket” olması da yapılan işlemdeki oldu bitti yaratma çabasını açıkça göstermektedir.

TSM şirketi ile Akkuyu arasındaki bu sözleşme hem yerleşik hukuka hem de IC İçtaş İnşaat ile Rus TİTAN-2 şirketi arasında imzalı hissedarlar sözleşmesinde yer alan münhasırlık hükümleri içeren sözleşmeye açıkça aykırıdır.

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’NİN MUVAFAKATİ ALINMADI”

Bütün bunlara ilave olarak T2-IC Ortak Girişim A.Ş ile Akkuyu Nükleer A.Ş. arasında imzalı sözleşme içinde bağlayıcı hüküm olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onayı ile kanunlaşan, 06 Ekim 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu arasında imza edilmiş olan Milletlerarası Andlaşma’nın 5.5. maddesi gereklerine aykırı olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin muvafakati alınmadan ve oldu bittiye getirilerek yapılmak istenen bu fesih girişimi açıkça kanunlara, sözleşmeye aykırı, hileli ve geçersiz bir işlemdir.

Reklam

“FESİH GİRİŞİMİNİN FİİLEN VE HUKUKEN UYGULANMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Mevcut sözleşme kapsamında halen geçerli olan ve birçok ticari, hukuki ve teknik boyutuyla mutabık kalınmamış ve mahsuplaşılmamış 100’e yakın alt sözleşme, 1000’e yakın malzeme ve tedarik sözleşmesi bulunmaktadır. Bu işlemler mahkeme gözetimindeki tespit davaları ile tüm boyutlarıyla tamamlanmadan durdurulan işlerin hiçbiri TSM’ye veya başka şirketlere devredilemez.

Bir yandan iş durdurma talimatı verilip, bir yandan da işlerin devam etmekte olduğu izlenimini vermek çabasıyla sahada yetkisiz firma ve kişiler eliyle kaotik bir ortamda yaptırılmaya çalışılan imalatlar nükleer denetim standartlarının dışına çıkma riskini doğurmuş bulunmaktadır.  Proje sahası içerisindeki Titan2 ve İçtaş eşit ortaklıklı Ana Yüklenici ve ayrı tüzel kişiliklere haiz alt şirketlere ait olan hiçbir makina, araç, laboratuvar TSM tarafından kullanılamaz.  Yetkili mahkemelere tedbir başvurularımızı yapmış bulunuyoruz.  Basına yansıyan mevcut haberlerdeki bu şirketlerimizin demirbaşlarına gasp olayları ile ilgili suç duyuruları yapılmış olup, yapılmaya devam edilecektir.

“ÇALIŞANLARIMIZ İSTİFAYA ZORLANDI”

TSM’nin Akkuyu’da çalışanlarımızı istifaya zorlayarak yapmaya çalıştığı bütün sözleşmeler çalışma mevzuatına aykırı ve hükümsüzdür.  Çalışanlarımızın tasfiye süreçlerini hakkıyla tamamlamalarına müsaade bile edilmeden sahaya girişlerinin önlenmesi, bilgisayarlarına ve şahsi eşyalarına el konulması ve muvaffakatleri olmaksızın haklarında yapılmaya çalışılan tüm işlemlerle ilgili yargı yollarına başvurulacaktır.

Reklam

Bir ay öncesine kadar tüm sistemimizi oturtarak ülkemizin stratejik önemdeki bu Projesini hayata geçirmek için bütün gücümüzle çalışırken ve Proje’nin başlangıcından bu yana en üst performans seviyesine ulaşmışken kurduğumuz büyük yapının bir anda dağıtılmaya kalkışılmasından ve Proje’nin çok kısa bir sürede durma noktasına gelmesinden büyük üzüntü duyuyoruz.  Gelinen bu durumun ülkemizin enerji arz güvenliği açısından hayati öneme haiz Akkuyu Projesi’nde gecikmelere sebep olması kaçınılmaz olacaktır.

“KONUYLA İLGLİ GELİŞMELERİN TAKİPÇİSİYİZ”

Türk şirketlerinin projede ana yüklenici seviyesindeki varlığı nükleer santral yapımında kurumsal birikimin, yerel istihdamın ve yerli kaynaklardan tedarikin tek ve en önemli garantörüdür ve ülkemizin üstün yararına hizmet etmektedir. Yeniden belirtmek isteriz ki tüm önceliğimiz Proje’ye kendisini adamış binlerce çalışanımızın haklarının ve iş sağlığı güvenliklerinin korunmasıdır. Konuyla ilgili gelişmelerin bizzat takipçisi olduğumuzu ve tüm yasal haklarımızın en üst düzeyde kullanılacağını kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yatırım

Yatırımın Yeni Gözdesi Sürdürülebilir Gıda Teknolojisi Malty

Malty tarafından aktarılan bilgilere göre girişim, tohum yatırım turunda 2,4 milyon Türk Lirası yatırım aldı.

Yayınlandı

Tarih

Anadolu Efes Girişim Atölyesi’nden doğan sürdürülebilir gıda teknolojileri girişimi olarak karşımıza çıkan Malty, yeni bir yatırım aldığını duyurdu. Malty tarafından aktarılan bilgilere göre girişim, tohum yatırım turunda 2,4 milyon TL yatırım aldı. 

Tohum yatırımını Anadolu Efes’ten alarak ticarileşen ilk girişim olma özelliği de taşıyan Malty’nin yeni yatırım turuna Lima Ventures, Boğaziçi Ventures Yönetim Kurulu Başkanı Agah Uğur, Girişimci Kurumlar Platformu Başkanı Tuğrul Ağırbaş gibi isimler de katıldı.

YENİLİKÇİ FİKİRLER

Reklam

Anadolu Efes çalışanlarının yenilikçi fikirlerini hayata geçirebildikleri kurum içi girişimcilik programı Anadolu Efes Girişim Atölyesi’nde Elif Özcü, Merve Yetiş ve Berkan Mifleh tarafından 2021 yılında kurulan Malty, temelinde malt bazlı sağlıklı atıştırmalıklar üretiyor. Malty’nin ileri dönüştürdüğü 1 kilogram ham maddede en az 1.000 litre su kullanımının önüne geçtiğini de ekledi.

ÖNCE TÜRKİYE’YE SONRA GLOBALE

Alınan yeni yatırım ile ilgili açıklamalarda bulunan Malty kurucuları, hedeflerinin önce Türkiye pazarında akabinde de global pazarda sürdürülebilir ve fonksiyonel gıdalar geliştirerek hızla büyümek ve sürdürülebilir bir bakış açısı ile döngüsel gıda ekonomisi oluşturmak olduğunu dile getirdi.

Malty ekibi tarafından aktarılan bilgilere göre girişim, alınan yatırımla birlikte gıda endüstrisine sağlıklı, ileri dönüşüm ham maddeler kazandırmaya devam etmek ve bu yolculuğunu globale taşımak için çalışmalarına devam edeceğini belirtti.

Reklam
Okumaya Devam Et

Yatırım

TÜRK TELEKOM’DAN 20.2 MİLYAR LİRA GELİR

Türk Telekom, konsolide gelirlerini 2021’in ilk yarısına göre yüzde 28,1 artırarak 20 milyar 203 milyon TL’ye ulaştırdı.

Yayınlandı

Tarih

Türk Telekom, konsolide gelirlerini yıllık bazda yüzde 28 artırarak 20 milyar 203 milyon TL’ye çıkardı. Şirketin 6 aylık kârı 1 milyar 953 milyon TL oldu.

Türk Telekom, konsolide gelirlerini 2021’in ilk yarısına göre yüzde 28,1 artırarak 20 milyar 203 milyon TL’ye ulaştırdı. FAVÖK’ünü (Faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr) 2022’nin ilk yarısında 8 milyar 519 milyon TL’ye yükselten Türk Telekom’un yılın ilk yarısındaki konsolide net karı ise 1 milyar 953 milyon TL oldu.

Türk Telekom, 2022’nin ilk altı aylık döneminde toplam 3 milyar 955 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirdi. Sabit genişbant abone sayısını ilk yarı sonu itibarıyla 14,6 milyona yükselten Türk Telekom’un fiber abone sayısı ise 2022’nin ilk yarısında 10,7 milyona ulaştı. Türk Telekom’da sabit genişbant tabanında fiber abonelerin payı, bir önceki yıla kıyasla yüzde 58,5’ten yüzde 73,5’e yükseldi. Yılın ilk yarısında fiber ağ uzunluğu 381 bin km’ye ulaşan Türk Telekom’un fiber hane kapsaması da 30,8 milyona ulaştı.

“SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR TEMELDE SAĞLIKLI BÜYÜME”

Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, finansal sonuçlara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sürdürülebilirlik temelinde sağlıklı büyüme kaydederken riskleri azaltmaya odaklanarak, planlarımızı hayata geçirdik. Kaliteli hizmetlere, müşteri deneyimine ve değer büyütmeye yönelik değişmez önceliğimiz, tatmin edici operasyonel ve finansal performansımıza büyük destek verdi. Dinamik fiyatlama ve müşteri odaklı stratejilerimiz sayesinde yılın ilk yarısında beklenenden daha yüksek FAVÖK ve gelir büyümesi kaydettik. Konsolide gelir büyümesindeki olumlu gelişimin yılın geri kalanında da devam edeceğine inanıyoruz. Türkiye’nin dijital bir topluma dönüşme yolculuğunda, üzerimize düşeni en iyi şekilde yapma hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz. Bu yaklaşımla tüm paydaşlarımıza karşı sorumluluğumuzu da yerine getiriyoruz. 2022 yılı için yatırım öngörümüzü 13 milyar TL ile yukarı yönlü revize ettik.”

“FİBERDE BÜYÜME HIZ KESMİYOR”

Reklam

Sabit genişbant tarafında abonelerinin 2022 ilk yarı itibarıyla 14,6 milyona ulaştığını söyleyen Ümit Önal, şöyle devam etti: “Hem yeni hem de sözleşmesi yenilenen abonelerin yüksek hıza olan talebinin bozulmadığını gördük. 2022’nin ikinci çeyreğinde 24 Mbps ve üzeri paketler yeni satışların yüzde 55,4’ünü oluşturdu. 2021 ikinci çeyrek itibarıyla 345 bin km olan fiber ağ uzunluğumuz yılın ilk yarısı itibarıyla 381 bin km’ye çıktı. Fiber ağ, istikrarlı fiber dönüşüm odağımızı yansıtacak şekilde 2022’nin ilk yarısında 30,8 milyon hane halkını kapsıyor. Toplam fiber abone sayımız, yıllık bazda 15 puan ve 2019 yıl sonundan bu yana 36,4 puan artarak toplam tabanımızın yüzde 73,5’ini oluşturacak şekilde 10,7 milyona ulaştı. Avrupa FTTH Konseyi’nin Mayıs 2022’de yayınlanan ‘Avrupa FTTH/B Pazar Panoraması, Eylül 2021’ raporuna göre Türkiye, ‘kapsanan FTTH/B hane sayısı’ sıralamasında EU39 karşılaştırmasında üçüncü, ‘en hızlı büyüyen 5 pazarda’ (hacim ve yüzde açısından) ise dördüncü sırada yer alıyor. Bu, Türk Telekom’un Türkiye’nin fiberleşmesine yönelik liderliğini ve tutkusunu açıkça ortaya koymaktadır.”

Okumaya Devam Et

Yatırım

YENİLENEBİLİR ENERJİYE ‘BİTCİ’ DESTEĞİ

Bitçi Teknoloji, yeşil enerjinin sertifikasyonu ve fonlanması ile ilgili çalışmalar yapıyor. Hedefi, bu alana yapılacak yatırımların artmasına destek vermek.

Yayınlandı

Tarih

Bitçi Teknoloji, yeşil enerjinin sertifikasyonu ve fonlanması ile ilgili çalışmalar yapıyor. Hedefi, yenilenebilir enerji santrallerin finansmanı için yeni bir model yaratmak ve bu alana yapılacak yatırımların artmasına destek vermek.

TÜRKİYE DE BU GELECEĞE HİÇ UZAK DEĞİL!

COVID-19 salgını ile jet hızına ulaşan dijitalleşme sürecinde, blockchain ‘dünya ekonomisinin geleceği’ olarak tanımlanıyor. Türkiye de bu geleceğe hiç uzak değil!

Dört sene önce kurulan Bitci Teknoloji; dünya üzerinde birçok forex, borsa ve özel yatırım fonuna alt yapı hizmeti veriyor. Şirket, geliştirdiği ve alım satım platformu üzerinden test ettiği teknolojik yenilikleri dünyaya ihraç ediyor ve kendini blockchain AR-GE şirketi olarak tanımlıyor. Bitci.com, anlık kar-zarar analizlerinin tek bir ortamda gerçekleştiği bir kripto para alım-satım platformu olarak hizmet veriyor. Türk mühendisler ve yazılımcılar tarafından geliştirilen; şirketlere borsa ve ödeme platformu ile entegre blockchain çözümleri sunan Bitci Chain ise Türkiye’nin ilk blockchain platformu.

Şirketin son dönemdeki ilgi alanı ise yenilenebilir enerji santrallerin finansmanı için token kullanımını devreye sokmak. Bitci Teknoloji CEO’su Onur Altan Tan ile yeni projeleri üzerine konuştuk:

Reklam

ORGANİZASYONLARA 140 MİLYON DOLARLIK KAYNAK YARATTIK

“Yola çıkarken öncelikle bir kripto para alım-satım platformu kurduk; fakat bu bize yeterli gelmedi. Blockchain teknolojisini çok sevdiğimiz için daha fazla ne yapabiliriz diye düşündük ve Türkiye’nin ilk blockchain platformu Bitcichain’i hayata geçirdik. BitciChain; tokenler üretebilen, farklı blockchain projelerinin, NFT’lerin yapılabildiği bir blokzincir ağı. Bu platform üzerinde takım ve federasyonlar için fan token projesi gerçekleştirdik. Böylece hem spor kulüplerini finansal açıdan desteklemek, hem de özellikle Covid döneminde taraftarı daha fazla etkileşime sokmayı hedefl edik. Bugün Türkiye’de iş birliği yaptığımız kulüp ve organizasyonlara 140 milyon dolarlık bir kaynak sağlamış durumdayız. Spor kulüplerine finans sağlayarak, daha önce elde edemedikleri bir gelir modeli yaratmış olduk. Türkiye’nin dışında, Brezilya ve İspanya milli takımlarının da küresel çaptaki tek fan token partneriyiz. Faaliyet gösterdiğimiz bir diğer alan ödeme platformları. Kripto para yatırımcısının günlük hayatından yaptığı işlemleri hızlandırıyoruz. Ödemenin dışında bir de NFT platformumuz var. Bu platform yakında yayınlanacak. Burada yine futbol kulüplerinin NFT’leri ile farklı projelerin NFT’lerini barındırıyor olacağız. Bir de metaverse projemiz var. Birçok farklı firmanın yer alabileceği ve kendi dünyalarını yaratabileceği bir metaverse projesi üzerinde çalışıyoruz.”

YENİLENEBİLİR ENERJİ İÇİN YENİ BİR FİNANS KAYNAĞI

“Blockchain, aynı zamanda bir kayıt mekanizması. Tedarik zinciri takibinden, sadakat tokenlarına, security token dediğimiz gelir paylaşım tokenlarına kadar farklı tokenlar yaratılabiliyor. Bu alanda inşaat ve enerji şirketleri için uyguladığımız ve planladığımız farklı projeler var. Özellikle enerji sektöründe yeşil enerjiyi desteklemek adına yaptığımız bir çalışma var. Burada 2 farklı alanda çalışıyoruz. Bunlardan birincisi, yeşil enerjinin blockchain üzerinde sertifikasyonuyla ilgili. Böylelikle kullanılan enerjinin yeşil enerji olup olmadığını gerek şarj istasyonlarında gerekse dağıtımı yapılan herhangi bir ünitede izliyoruz. İlgilendiğimiz diğer konu ise, yeşil enerjinin fonlanması. Diyelim ki bir enerji santraliniz var. Bu enerji santralini büyütmek istiyorsunuz. Bu yatırımın bir bölümünü token arzı ile fonlayabilmeniz mümkün. Buraya yatırım yapmak ve pasif gelir elde etmek isteyen kişiler kaç tane token istiyorlarsa, bu santralinin gelirinin payına düşecek belli miktar gelir elde etme şansına sahip oluyorlar. Böylece; hem yatırımcı için yeni bir model yaratmış oluyoruz, hem de yenilenebilir enerji alanına daha fazla sermaye çekilmesine destek veriyoruz. Bu alanda, Türkiye’de büyük ölçekli bir enerji firması ile çalışıyoruz. Blockchain sayesinde, hiçbir veriye gerek duymadan, enerjinin dağıtımını anında takip etmek mümkün. Bir enerji santralinden çıkan enerjinin öncelikle dağıtım istasyonlarına gitmesini, dağıtım istasyonuna gittikten sonra son kullanıcıya aktarımının kaydını tutabiliriz. Bu modelin özellikle uluslararası yatırımları çekmekte etkili olacağına inanıyorum. Biz bir Türk borsası olarak yabancı kullanıcı üye alamıyoruz. Fakat bu tokenların farklı dünya ülkelerinde listelenmesiyle birlikte dünyanın her yerindeki farklı kullanıcıları ve yatırımcıları cezbedebiliriz. Böylelikle elde edilen gelirlerle yeni enerji santralleri sisteme eklenebilir. Böyle bir yapının öncüsü olarak, birçok yeşil enerji şirketinin bize ulaşacağını düşünüyoruz.”

“YATIRIMDA DÜNYA DÖRDÜNCÜSÜYÜZ AMA GELİŞTİRMEDE GERİDEYİZ”

Reklam

Yatırımcı tarafında Türkiye, dünyada dördüncü sırada. Bu alana çok fazla ilgi var. Geliştirici tarafında ise o kadar ileride değiliz. Blockchain teknolojisini destekleyecek önemli adımlar atılması, bizlerin ve projelerimizin desteklemesi; regülatif, finansal ve kullanım açısından kolaylıklar sağlaması, bu teknolojinin Ar-Ge merkezlerinden birinin Türkiye’de olmasına yol açar. İlk web siteleri ve büyük şirketler nasıl güçlendiyse, gerekli altyapıyı sağlayıp blockchain şirketlerin yetkinliğinin artmasını sağlamak gerekli; çünkü bu ülkemize giren döviz demektir.” (Dünya)

Okumaya Devam Et

web tasarımı

Reklam

Trendler

Copyright © 2022 Sanayi Gazetesi - Tüm hakları saklıdır.