Bizi Takip Edin
movenpick

Sanayi

İTO BAŞKANI AVDAGİÇ’TEN ASGARİ ÜCRET ÇAĞRISI

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, asgari ücrette yapılacak olası artıştan doğacak maliyetin, iş birliği halinde telafi edilebileceğini söyledi.

Yayınlandı

Tarih

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, asgari ücrette yapılacak olası artıştan doğacak maliyetin, kamunun vereceği katkılar ve özel sektörün kaynak aktarımıyla iş birliği halinde telafi edilebileceğini söyledi.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Cityscape Katar Gayrimenkul ve Yatırım Fuarı’nda (Cityscape Qatar 2022) gazetecilere yaptığı açıklamada, son dönemde konut maliyet artışlarının dünyanın birçok ülkesinde görüldüğünü ifade ederek, çelikten çimentoya, demirden seramik ve cama kadar onlarca üründe yüksek fiyat artışları yaşandığını kaydetti.

İnşaat malzemesi üreticisine haksızlık yapıldığını, üreticilerin genelde yurt içine ihraç fiyatının altında mal tedarik ettiğini aktaran Avdagiç, maliyetlerde dövize bağlı yaşanan artışlar olduğunu söyledi. Konut satışlarında birinci ve ikinci el satışların ayrı ayrı açıklanması gerektiğini vurgulayan Avdagiç, “Tıpkı otomobilde olduğu gibi. İnşaat sektöründe bunu sürekli vurgulamalıyız. Bunu kredilendirme politikasında verileri verirken ortaya koymamız lazım” dedi.

Son birkaç ayda belediyelerce izin verilen yapı ruhsatlarında yaşanan düşüşe değinen Avdagiç, kısa süre kira fiyatlarının düşmesi için kamuoyuna duyurdukları 5 öneriye işaret etti.

“BELEDİYELER İŞLERİ KOLAYLAŞTIRMALI”

Reklam

Şekib Avdagiç, ilk önerilerinin, “yerel yönetimlerin çok hızlı bir şekilde konut yapmaya uygun arsa üretmeleri” olduğunu belirterek, konut üretiminde arsa maliyetinin yüzde 80’e kadar çıkabildiğini, makul fiyatlı ilave konut arsası üretilmesi ve bununla ilgili acil imar planları yapılması gerektiğini söyledi. Tüm yerel yönetimlerin ve kamu kurumlarının müteahhitlerden ilave talepte bulunmaması gerektiğini aktaran Avdagiç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ticari olarak kullanılan alanların hızlı bir şekilde konuta çevrilmesiyle ilgili birkaç yıl önce İstanbul ölçeğinde plan notu çıkmıştı ve İBB Meclisi’nde kabul edilmişti. Bunun uygulamasında ilçe belediyelerinde yaşanan sıkıntılar var. Bunun çok hızlı bir şekilde uygulanmasının önünün açılması ve kolaylaştırılması önemli. Tabi bunları yaparken, bu ticari yerler konuta çevrilirken buna bağlı olarak oluşacak okul, cami, alışveriş yerleri gibi donatı alanlarının yerel yönetimler tarafından hızlı bir şekilde çözülmesi lazım. Dolayısıyla burada arzı artırmadan kira problemini çok konuşuruz.”

Avdagiç, imar planında ticari olarak tanımlanan arsalarda konut üretiminin yapılmasının önünün açılması gerektiğini bildirdi.

“KENTSEL DÖNÜŞÜMDE İYİ BİR NOKTADA DEĞİLİZ”

İTO Başkanı Avdagiç, belediyelere, “kentsel dönüşümde işlemlerin hızlandırılması” çağrısında bulunarak, şunları kaydetti: “Kentsel dönüşümde birkaç kurumun koordineli bir çalışması var. Bu koordinasyonun sağlanması konusunda iyi yürüyen konular var, hızlandırılması ve üzerinde çalışması gereken konular var. İstanbul ölçeğinde baktığınız zaman kentsel dönüşüm konusunda iyi bir yerde değiliz. İstanbul’da çok dönüştürülmesi gereken bina var. Maalesef bunları dönüştürme oranı henüz beklentileri karşılamaktan çok uzak. İstanbul’da 1999’dan önce yapılan tüm binaların gözden geçirilmesi lazım. Belediyelerin, TOKİ ve benzeri kurumlarla devreye girmesi ve ada bazlı projeler üretilmesi, bunları belki müteahhitlere parça parça ya da toplu olarak dağıtması dönüşümü hızlandıracaktır. Bazı belediyelerimizin bu noktada başarılı çalışmaları var. Bunu 39 ilçeye yaymalıyız.”

“İSTANBUL’DA 675 BİN İŞ YERİ DÖNÜŞTÜRÜLMELİ”

Reklam

Şekib Avdagiç, İstanbul’da hep konut dönüşümünün konuşulduğunu, deprem olduğunda sadece evlerde olunacağının düşünüldüğünü, sanayi siteleri ve ticari çarşıların ihmal edildiğini söyledi. İstanbul’da yaklaşık 900 bin işletme bulunduğunu bildiren Avdagiç, şu değerlendirmelerde bulundu: “900 bin işletmenin, iş yerlerinin en az 4’te üçünün, yani 675 bininin yenilenmesi lazım. Kentsel dönüşüm derken hep konutu konuşuyoruz. Halbuki burada çok hızlı bir şekilde sanayi çarşılarının, iş merkezlerinin, fabrikaların dönüşümünü de radarımıza almamız lazım. Onu hiç konuşmuyoruz veya çok az konuşuyoruz. Maalesef konut dönüşümüyle ilgili teşviklerin çoğu iş yeri dönüşümlerinde yok. Bu iş yerlerinin dönüşümü için teşviklerin yerinde olacağını düşünüyoruz. Burada tabii ki insan canının parasal bir karşılığı yok ancak ekonomik anlamda bir beka sorunu olmaması için İstanbul çok önemli.” Avdagiç, İstanbul’un ekonomik açıdan önemine işaret ederek, buradaki firmaların ayakta kalmasının çok önemli olduğunu vurguladı.

MEVZUATIN KOLAYLAŞTIRILMASI TALEBİ

İTO Başkanı Avdagiç, iş yerlerinin dönüşümü için ne gibi teşvikler istenildiği sorusu üzerine, “İş yerlerinin dönüşüm konusunda asla bir kaynak beklentisi yok. Sadece mevzuatla ilgili kamuya karşı olan mükellefiyetlerin daha makul bir noktaya çekilmesi, süreçlerin daha hızlı ve masrafsız hale getirilmesi veya daha az bedelli hale getirilmesini istiyoruz. Yani burada şirketler ‘bize para verin’ demiyor. Bu süreci yaparken ayağımızdaki prangaların azaltılmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

“İSTANBUL’UN ÜRETİM GÜCÜNÜ YOK SAYILAMAZ”

Şekib Avdagiç, şehir içinde bazı küçük sanayi siteleri için belediyelerin olumsuz bir tavrı olduğunu belirterek, bunu kesinlikle tasvip etmediklerini, herkesin ihtiyacını kendi semtinde çözmesinin kaynak tasarrufu sağlayacağını kaydetti. Bu sanayi sitelerinin yenilenerek işlevine devam etmesi gerektiğini vurgulayan Avdagiç, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bazen uçuk kaçık noktaya gidiyoruz. ‘Efendim, İstanbul kültür- sanat, turizmi şehri…’ Hayır, efendim. ‘Tek başına öyle’ diyemeyiz. Geçenlerde bakanlık Türkiye’de üretilen 4 bin ürünün nerede üretildiğini açıkladı. İstanbul bunların yaklaşık yarısında birinci ya da ikinci sırada. İstanbul’un üretim gücünü yok sayamazsınız. Tamam, ‘İstanbul’a sıfır yatırım yapılsın’ demiyoruz ama İstanbul’a özel teşvik istiyoruz. Buradaki üreticilerin mevcut tesislerini modernize etmesi, Yeşil Mutabakat’a geçiş ve teknolojik altyapıya geçiş için imkan verelim.”

Reklam

” KAMU VE ÖZEL SEKTÖR BERABER ADIM ATMALI”

Şekib Avdagiç, bir soru üzerine, şu anda iş dünyası, devlet ve tüketiciler olarak enflasyonun durağan bir seyre gireceğine inanmaları gerektiğini söyledi. Avdagiç, “Zaten baz etkisinden dolayı son çeyrekte aşağı doğru inecektir. Şu anda enflasyonun yükselmeye devam etmeyeceğinin somut olarak görülmesi lazım. Bu nasıl olacak? Biz iş dünyası olarak ileri dönemdeki artışları öngörerek abartılı fiyatlama yapmayacağız, kamu da bazı fiyatlamalarını gözden geçirecek. Tüketiciler de alışveriş yaparken A marketi buna dikkat etmiyorsa, B marketi ediyorsa, dikkat edenden alacak. Yani kamu da, özel sektör de devlet de bu konuda üzerine düşeni yapacak. İnşallah bunu iyi bir noktaya getireceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Asgari ücrette ilave artışın maliyetini iş dünyası mı karşılayacak?” sorusu üzerine Avdagiç, “Yılbaşında Cumhurbaşkanımız asgari ücrette önemli bir açılım yaptı. Yılın ikinci yarısında yapılacak iyileştirmede yine kamunun vereceği bazı katkılar ile özel sektörün bir miktar kaynak aktarması bir araya gelerek ücretlerin enflasyon karşısındaki kayıplarının telafi edilmesi noktasında beraber adım atılması gerektiğini düşünüyoruz.” dedi.

” POZİTİF AYRIMCILIK YAPILSIN”

İTO Başkanı Avdagiç, bir inşaatın maliyeti kadar arsa maliyeti ekleyip devletin en fazla o tutarda kredi vermesi gerektiğini belirterek, “Mesela 100 metrekare bir konutun maliyeti 1 milyon liraysa arsa maliyeti de 1 milyon lira olarak sayılsın. Devlet en fazla 2 milyon lira kredi versin. Makul fiyatlı ve makul metrekarede konut arzını artırmamız gerekiyor.” diye konuştu.

Reklam

Mevcut kira rakamları ile kamu görevlilerinin megakente gelmek istemeyeceğini dile getiren Avdagiç, bu nedenle İstanbul’da çalışan kamu görevlilerine pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğini söyledi. Avdagiç, İstanbul’un çeperinde yer alan ilçelerdeki Hazine arazilerinde oluşturulacak uydu kentlerin de konut arzına katkı sunacağını bildirdi.

Yabancıya konut satışında vatandaşlık hakkı verilmesine yönelik eleştirilere değinen Avdagiç, “Türkiye’de konut alan yabancıların sadece yüzde 14’ü vatandaşlık için alıyor. Burada garip bir mahalle baskısından dolayı bütün sektör dayak yiyor. Gidin İngiltere’ye, Almanya’ya bakın, yatırımcılara nasıl davranılıyor?” dedi.

Okumaya Devam Et
Reklam
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sanayi

Kimyanın Çekim Bölgesi: Yumurtalık SB

Türkiye’nin en büyük serbest bölgelerinden biri konumundaki Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi, özellikle kimya alanında güçlü firmalarıyla öne çıkıyor.

Yayınlandı

Tarih

Adana ekonomisinin can damarlarından Yumurtalık Serbest Bölgesi, özellikle kimya ve petrokimyada güçlü firmalarıyla öne çıkıyor.

ÜRETİME DAYALI TESİSLER

Beş kilometrelik sahil şeridi ve 4,6 milyon metrekarelik alan üzerine kurulu olan Türkiye’nin en büyük serbest bölgelerinden biri konumundaki Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi, özellikle orta ve büyük ölçekli kimya ve petrokimya sanayi için ideal bir yatırım ve kümelenme bölgesi olarak faaliyet gösteriyor. İskenderun Körfezi’nde, Adana-Hatay’ın birleşiminde yer alan ve küresel ölçekte Orta Doğu, Yakın Doğu, Avrupa ve Kuzey Afrika pazarlarına yakınlığıyla bir adım öne çıkan bölge; Torosport Ceyhan Limanının hemen yakınında yer alıyor. Adana Şakirpaşa Havalimanına 80 kilometre mesafede bulunan serbest bölgenin direkt otoyol bağlantısı bulunuyor. Bölgenin, Erzin Tren İstasyonuna uzaklığı ise 16 kilometre.

YATIRIMCININ GÖZDESİ

Ham maddenin deniz yoluyla gelebileceği tedarikçi pazarlara ve Türkiye’deki müşterilere olan yakınlığının yanında, ihracat pazarlarına yakınlığıyla da avantaja sahip olan bölge; parsellerin büyüklüğü ve uygunluğu yanında limana yakınlığıyla kimya ve petrokimya sanayinde yeni yatırım yapmak isteyen yerli ve yabancı yatırımcıların gözdesi durumunda bulunuyor. Bölgedeki üretim alanları, 30-45 yıl gibi uzun süreli olarak kiralanabiliyor. Bölge, Adana ve çevre illerden toplam yaklaşık 1.200 kişiye istihdam sağlıyor.

Reklam

KURUCU ŞİRKET TAYSEB

Tekfen Holdingin tarımsal sanayi grubu Toros Tarımın Ceyhan’daki üretim ve liman tesisinin bulunduğu bölgede yer alan Adana Yumurtalık Serbest Bölgesinin kurulup işletilmesi işini, “Yap, işlet, devret” modeli çerçevesinde Toros Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi Kurucu ve İşleticisi A.Ş. (TAYSEB) üstlendi. TAYSEB, serbest bölgedeki altyapı hizmetlerinin yapılması ve bölge içerisinde elektrik, su, telekomünikasyon, yemek, otopark, güvenlik gibi hizmetlerin verilmesini sağlıyor. TAYSEB ayrıca, yüzde 9,56 hissesi ile Mersin Serbest Bölgesinin (MESBAŞ) ve yüzde 10 hisse ile Antalya Serbest Bölgesinin (ASBAŞ) kurucu ortakları arasında bulunuyor.

BÜROKRASİDEN UZAK BÖLGE

Yatırımcılar için elektrik, su, telefon, yol, doğalgaz gibi tüm alt yapı hizmetlerini ücretsiz olarak kendi sahalarına kadar ulaştırdıklarını bildiren TAYSEB Toros Adana Yumurtalık Serbest Bölge Kurucu ve İşleticisi A.Ş.’nin İşletme Müdürü Yusuf Dinçsoy; tüm inşaat ve iskân ruhsatlarının yerel idarelerden ve bürokrasiden uzak bir şekilde bağımsız olarak serbest bölge içerisinde sağlandığına dikkat çekiyor.

ÜRETİCİLERE KDV İSTİSNASI

Reklam

Özellikle ihracat ağırlıklı çalışan yatırımcılara sunulan vergi avantajlarının ise ihracatçı firmaların uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırdığını söyleyen Dinçsoy; “Serbest bölgelerin doğal yapısı itibarıyla, ‘Dâhilde İşleme Bölgesi’ olması avantajı nedeniyle girdilerini yurt dışından getirip, yurt içinde işleyip ihraç eden firmalar için büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Tüm bu avantajların yanında üretim yapan firmalar için Kurumlar Vergisi ve KDV istisnasının olduğu serbest bölgemizde, yatırım için alınan vergi dışı tüm teşviklerin de uygulanabileceğinin altını çizmek isteriz” diye konuştu.

Okumaya Devam Et

Sanayi

İşsizlik Rakamları Geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan-haziran dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı.

Yayınlandı

Tarih

Türkiye’de istihdam edilenlerin sayısı, yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla 765 bin kişi artarak 30 milyon 775 bin kişiye ulaşırken, istihdam oranı 1,1 puanlık artışla yüzde 47,7 olarak kayıtlara geçti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan-haziran dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde mevsim etkisinden arındırılmış işsiz sayısı, bu yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 43 bin kişi azalarak 3 milyon 654 bin kişi oldu. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı ise 0,4 puanlık azalışla yüzde 10,6 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı, ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre 1,8 puan azaldı.

Aynı dönemde 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 0,4 puanlık azalışla yüzde 20,3 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı erkeklerde yüzde 17,1, kadınlarda ise yüzde 26,3 olarak tahmin edildi.

İş bulanların sayısı 765 bin kişi arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan-haziran dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı.

Reklam

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı, yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla 765 bin kişi artarak 30 milyon 775 bin kişiyi buldu. İstihdam oranı da 1,1 puanlık artışla yüzde 47,7’ye ulaştı. Bu oran erkeklerde yüzde 65,3 iken kadınlarda yüzde 30,4 olarak gerçekleşti.

Mevsim etkisinden arındırılmış iş gücü, söz konusu dönemde 722 bin kişi artarak 34 milyon 429 bin kişiye yükseldi. İş gücüne katılma oranı da 0,9 puanlık artışla yüzde 53,3 oldu.

Bu dönemde istihdam edilenlerin sayısı, bir önceki çeyreğe göre tarım sektöründe 113 bin kişi, sanayi sektöründe 217 bin kişi, inşaat sektöründe 42 bin kişi, hizmet sektöründe 393 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 16’sı tarım, yüzde 22’si sanayi, yüzde 5,9’u inşaat, yüzde 56,1’i ise hizmet sektöründe yer aldı.

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi bu yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,5 saat azalarak 44,4 saat olarak gerçekleşti.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel iş gücü ve işsizlerden oluşan atıl iş gücü oranı ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre 0,9 puanlık azalışla yüzde 21,3 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 14,7 iken potansiyel iş gücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 17,6 olarak tahmin edildi.

Reklam
Okumaya Devam Et

Sanayi

Dalgakıran, İSO Başkanlığına mı Aday?

TOBB’a bağlı oda ve borsalarda seçim hareketliliği start aldı. İSO Başkanlığına adaylığını koyacak güçlü isim Adnan Dalgakıran mı?

Yayınlandı

Tarih

2022 iş dünyasının seçim yılı, oldu. Nisan ayından hazirana kadar ihracatçı birliklerinin seçimleri gerçekleştirildi. Türkiye İhracatçılar Meclisi ve 61 birlikte başkanlık seçimleri yapıldı. Araya yaz tatili girdi, şimdi ise çok daha büyük bir seçim heyecanı başlıyor.

İş dünyasının çatı örgütü Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 81 il, 160 ilçede örgütlü. 365 oda ve borsa bulunuyor. Bir erteleme olmaz ise yasa gereği ekim sonu, kasım aylarında iş dünyası sandık başına gidecek. Önce oda meslek komiteleri, ardından oda meclisleri ve en son da TOBB Başkanı seçilecek.

TOBB’DA SEÇİM SÜRECİ BAŞLADI

TOBB’a bağlı oda ve borsalarda seçim hareketliliği sesli sedalı start almış durumda. Yakın zamanda ‘stokçuluk’ tartışmasına sahne olan İSOda başkanlığa aday olmaya hazırlanan tanıdık bir isim var. Bu ismin kulislerde anılmasıyla birlikte yılın asıl seçim heyecanının İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) yaşanması bekleniyor, diyebiliriz.  İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, resmen açıklamasa da aday olacağı kesin görülüyor. Ancak bu kez karşısına güçlü ve sesli bir rakibin aday olması bekleniyor.

2019’DA İSTİFA ETMİŞTİ

Reklam

Erdal Bahçıvan’ın iki dönemlik görevinin sonuna gelmesi ile İSO kulislerinde bir hareketlilik başlamış durumda. Daha önce İSO’da Bahçıvan’ın yardımcılığı görevini de yapmış olan Dalgakıran, Eylül 2019’da yönetimle görüş ayrılıkları nedeni ile bu görevinden istifa etmişti.

YENİ DÖNEMİN İSMİ DALGAKIRAN MI OLACAK?

Şimdi ise İSO’da ciddi bir değişim başlatmak üzere kolları sıvadığı belirtilen Dalgakıran Komprösörleri’nin sahibi olan Adnan Dalgakıran, halihazırda Makine İmalat Sanayi Dernekleri Federasyonu (MAKFED) Başkanlığı’nı yürütüyor. Henüz adaylığını resmen açıklamamış olsa da, iş dünyasında ses getiren görüşleri ile tanınan Dalgakıran’ın yeni dönemde İSO’nun başına geçmesinin kuvvetli bir ihtimal olabileceği ifade ediliyor.

Okumaya Devam Et

Trendler

Copyright © 2022 Sanayi Gazetesi - Tüm hakları saklıdır.