Türkiye’de kadın istihdamının önündeki en büyük engellerden biri olan “bakım yükü” sorununa karşı dev bir adım atıldı. Özyeğin Üniversitesi ve TÜSİAD iş birliğiyle kurulan Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, zihinsel iş yükünü dengeleyerek kadınların iş gücüne katılımı noktasında kurumsal bir dönüşüm başlatıyor. İşte iş dünyasında taşları yerinden oynatacak projenin detayları…
Türk sanayisinin ve akademisinin iki dev ismi, kadınların kariyer yolculuğundaki görünmez engelleri kaldırmak için güçlerini birleştirdi. Özyeğin Üniversitesi ve TÜSİAD tarafından hayata geçirilen Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, “bakım emeği” ve “zihinsel iş yükü” kavramlarını kurumsal politikaların merkezine yerleştiriyor. Fiba Grubu’nun ana destekçisi olduğu bu ağ, şirketlere sadece farkındalık değil, veriye dayalı somut çözüm araçları sunarak kadınların iş gücüne katılımı sürecini hızlandırmayı hedefliyor.
Bakım Yükü Artık Sadece Aile İçi Değil, Ekonomik Bir Altyapı Sorunu

Türkiye’de istatistikler, bakım sorumluluklarının eşitsiz dağılımının dramatik sonuçlarını ortaya koyuyor. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren’in paylaştığı verilere göre; 3 yaş altı çocuğu olan kadınların yalnızca %27,1’i istihdamda kalabilirken, erkeklerde bu oran %90,6’ya kadar yükseliyor. Bu durum, bakım meselesinin bireysel bir tercih değil, doğrudan bir “ekonomik altyapı” sorunu olduğunu kanıtlıyor.
Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, bu tabloyu değiştirmek için şirketlere “Bakım Emeği ve Zihinsel İş Yükü Analiz Aracı (CML Kit)” gibi dijital ve yapay zeka destekli ölçümleme araçları sağlıyor. Şirketler, bu anonim veri toplama sistemleri sayesinde kendi mevcut durumlarını ulusal veri setleriyle kıyaslayabilecek ve kadınların iş gücüne katılımı önündeki engelleri bilimsel verilerle tespit edebilecek.
Beyaz Yakalı Kadınların %77’si Kurumsal Farkındalık Bekliyor

Özyeğin Üniversitesi tarafından 2025 yılında yayımlanan güncel rapor, çalışanların şirketlerinden beklentilerini net bir şekilde ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan kadınların %77’si, kurumlarının bakım emeği konusunda farkındalık yaratmasını beklerken; katılımcıların %85,26’sı, bu alandaki destekleyici politikaların motivasyonlarını doğrudan artırdığını belirtiyor.
Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan, eşitsizliğin somut kariyer kayıplarına yol açtığına dikkat çekerek; “Kadınların %31’i hayatlarının bir noktasında işinden ayrılıyor, evli ve çocuklu kadınların %14,5’i ise terfi tekliflerini reddediyor. Kalıcı bir dönüşüm için önce ölçmek, sonra somut politikalar uygulamak gerekiyor,” değerlendirmesinde bulunuyor. İşte bu noktada kurulan ağ, şirketlere özel danışmanlık ve eğitim programlarıyla rehberlik ederek kadınların iş gücüne katılımı stratejilerini profesyonelleştiriyor.
İş Dünyasında “Zihinsel İş Yükü” Neden Şimdi Gündemde?

Yıllardır kadın istihdamı konuşulurken odak noktası genellikle kreş desteği veya doğum izinleri oldu. Ancak modern iş yaşamı gösterdi ki; sorun sadece fiziksel bakım değil, evin ve çocukların tüm organizasyonunu üstlenmek anlamına gelen “zihinsel iş yükü” oldu. Bir çalışanın ofisteyken evdeki akşam yemeğini veya çocuğun okul takvimini düşünmek zorunda kalması, performansı ve kariyer hırsını doğrudan etkiliyor.
Bakım Eşitliği Şirketler Ağı’nın önemi, bu “görünmez” yükü görünür kılması. Fiba Grubu gibi öncü grupların desteğiyle, Türkiye’nin en büyük şirketlerinin bu ağı sahiplenmesi, konunun bir “sosyal sorumluluk” projesinden çıkıp “kurumsal performans” kriterine dönüşmesini sağlayacak. Bu dönüşüm gerçekleştiğinde, kadınların iş gücüne katılımı sadece bir kota meselesi olmaktan çıkacak, sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın ana yakıtı haline gelecek.
Veriye Dayalı Dönüşüm ve Yapay Zeka Desteği

Ağ kapsamında sunulan CML Kit ve yapay zeka destekli analiz araçları, şirketlerin insan kaynakları departmanlarına devrim niteliğinde imkanlar tanıyor. Anonim verilerle çalışanların gerçek ihtiyaçlarını ölçen şirketler, nokta atışı politikalar geliştirebilecek. İyi uygulamaların paylaşılacağı zirveler ve periyodik olarak güncellenecek ulusal veri setleri sayesinde Türkiye, bakım eşitliği konusunda kendi literatürünü ve başarı hikayelerini oluşturacak. Bu sistematik yaklaşım, kadınların iş gücüne katılımı oranlarını %30 seviyelerinden gelişmiş ekonomi standartlarına çekmek için en güçlü araçlardan biri olacak.
Kurumsal Yan Haklarda “Bakım” Devrimi
Geleneksel yan haklar anlayışı artık yerini çalışanların yaşam kalitesine odaklanan bütüncül yaklaşımlara bırakıyor. Bakım Eşitliği Şirketler Ağı, bu noktada sadece bir sosyal sorumluluk projesi değil, şirketlerin yetenek yönetim stratejisi haline geliyor. CML Kit aracılığıyla elde edilen veriler, İnsan Kaynakları departmanlarına “esnek çalışma modelleri” veya “ebeveyn destek paketleri” tasarlarken sezgisel değil, veri odaklı hareket etme şansı tanıyor.
Yapay zeka destekli analizler sayesinde, kadınların iş gücüne katılımı önündeki engeller departman bazlı mikroseviyede tespit edilebiliyor. Bu sayede şirketler, çalışan bağlılığını artırırken işten ayrılma maliyetlerini de minimize ediyor. Bakım sorumluluğunun eşit paylaşılması, kurumsal aidiyeti güçlendirerek beyaz yakalı dünyasında “prestijli işveren” olmanın yeni altın standardı haline geliyor. Türkiye’nin dev gruplarının bu teknolojik altyapıyı benimsemesi, yerel sanayinin küresel rekabetteki sosyal sürdürülebilirlik puanını da yukarı taşıyacaktır.
Kaynak: AA