Sevgi PİLGİ
Yeşil dönüşümün, günümüz sanayisinin rekabetçiliği ve sürdürülebilirliği açısından son derece kritik bir başlık haline geldiğini söyleyen Karabük Teknokent Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Samet Nohutçu, “Özellikle Batı Karadeniz Bölgesi gibi sanayi altyapısı güçlü ancak dönüşüm ihtiyacı yüksek bölgelerde, bu sürecin uyum içerisinde ve planlı bir şekilde ilerleyebilmesi için kamu desteklerinin daha etkin kullanılması büyük önem taşımaktadır. Karabük Teknokent olarak bu farkındalıkla hareket ederek, TÜBİTAK 1831 – Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Programı’nın bölgesel etkisini değerlendirdik” dedi.
Ölçülebilir, uygulanabilir yol haritası
Bu çerçevede, programın uygulama yapısı, mentörlük modeli ve KOBİ’lere sunacağı yol haritası çıktıları üzerine uygulayıcı kuruluşlarla bir dizi istişare ve değerlendirme toplantısı gerçekleştirdiklerini söyleyen Karabük Teknokent Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Samet Nohutçu, “Yapılan görüşmeler neticesinde, bilgi birikimi, mentörlük kapasitesi ve saha uygulama deneyimi açısından bölgeye en yüksek katma değeri sağlayacağını öngördüğümüz Gebze Teknik Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ile iş birliği yapma kararı aldık. Bu stratejik ortaklıkla, Karabük ve çevresindeki sanayi işletmelerinin yeşil dönüşüm süreçlerine ölçülebilir, uygulanabilir ve uzun vadeli yol haritalarıyla güçlü bir destek sunmayı hedefliyoruz” ifadelerine yer verdi.
Yeşil dönüşüm ve Ar-Ge’ye destek
Samet Nohutçu, TÜBİTAK 1831 – Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Programı’nın temel amacını, bölgeye ve KOBİ’lere sunacağı katkıları şu şekilde sıraladı: “Programın temel amacı; KOBİ’lerin yeşil dönüşüm süreçlerinde ihtiyaç duydukları teknik bilgi, stratejik yol haritası ve mentörlük desteğini erişilebilir hale getirmektir. Program kapsamında enerji verimliliği, karbon ayak izi azaltımı, dijitalleşme ve döngüsel ekonomi gibi kritik alanlarda firmaların mevcut durumları analiz edilmekte ve en az beş yıllık bir perspektifi kapsayan Yeşil Dönüşüm Yol Haritaları oluşturulmaktadır. Karabük Teknokent olarak bu program aracılığıyla, bölgemizdeki KOBİ’lerin yalnızca çevresel sürdürülebilirliğini değil, aynı zamanda TÜBİTAK ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen diğer yeşil dönüşüm ve Ar-Ge destek programlarına hazırlık kapasitelerini de güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Böylece firmalar, mentörlük sürecini takiben daha kapsamlı Ar-Ge ve yatırım projeleri geliştirebilecek bir altyapıya kavuşmaktadır.”
Sektörler ve uzmanlık alanları için kapsayıcı bir yapı
Samet Nohutçu, Gebze Teknik Üniversitesi TTO ve Konya INNOPARK ile ortak yürütülen programın, üç kurum arasındaki iş birliğinin niteliğini de ele aldı: “Program çağrısı kapsamında firmaların üç proje sunma hakkı bulunmakla birlikte, her bir uygulayıcı kuruluş ile en fazla iki proje yürütülebilmektedir. Bu yapı, çok paydaşlı bir iş birliği modelini zorunlu kılmaktadır. Karabük Teknokent olarak Gebze Teknik Üniversitesi TTO ile güçlü bir uygulama ortaklığı yürütürken, aynı zamanda Konya INNOPARK başta olmak üzere farklı uygulayıcı kuruluşlarla da temaslarımızı sürdürmekteyiz. Bu yaklaşım, programın farklı sektörler ve uzmanlık alanları için daha kapsayıcı bir yapıya kavuşmasını sağlamakta, aynı zamanda firmaların ihtiyaçlarına göre farklı teknik yetkinliklerin sürece dahil edilmesine imkân tanımaktadır.”
Sanayi politikalarıyla doğrudan temas
Kurulan bu paydaşlı iş birliği modelin, Karabük ve çevresindeki sanayi için önemli bir bilgi ve deneyim transferi ortamı oluşturacağını vurgulayan Nohutçu, “Farklı Teknoloji Transfer Ofislerinin ve teknokentlerin bir araya gelmesiyle, firmalar yalnızca mentorluk hizmeti almakla kalmamakta; aynı zamanda ulusal ölçekte yürütülen yeşil dönüşüm, düşük karbonlu üretim ve sürdürülebilir sanayi politikalarıyla doğrudan temas kurma fırsatı yakalamaktadır. Bu sinerji, bölgesel kalkınmayı hızlandıran ve sanayinin dönüşüm kapasitesini artıran önemli bir kaldıraç görevi görmektedir” ifadelerine yer verdi.
Sanayinin pratik tecrübesi
Üniversite-sanayi iş birliğinin, yeşil dönüşümün en kritik yapı taşlarından birisi olduğunu söyleyen Samet Nohutçu, “Akademik bilgi birikiminin sahadaki uygulama ihtiyaçlarıyla buluşması, sürdürülebilir ve ölçülebilir çözümler üretmenin temelini oluşturmaktadır. Bu program kapsamında üniversitelerin araştırma gücü ile sanayinin pratik tecrübesi bir araya getirilerek, teorik bilginin doğrudan üretim süreçlerine ve yatırım kararlarına yansıtılması sağlanmaktadır” dedi.
Nohutçu, programın; KOBİ’lerin enerji verimliliği eksikliği, karbon ayak izi hesaplama ve yönetimindeki bilgi açığı, dijital dönüşüm süreçlerinde yaşanan yönsüzlük ve döngüsel ekonomi uygulamalarına geçişte karşılaşılan teknik engeller gibi temel sorunlara doğrudan çözüm sunduğunu da sözlerine ekledi. Mentörlük desteği sayesinde firmaların, sürdürülebilirlik hedeflerini enerji tüketimi, emisyon azaltımı ve süreç verimliliği gibi ölçülebilir performans göstergeleriyle desteklenen somut projelere dönüştürebildiğini söyledi.
Üniversite-sanayi iş birliği modelinin örneği
Finansal modelin KOBİ’lerin katılımını etkileyeceğini dile getiren Nohutçu, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşletmelerin proje bedelinin yalnızca %10’unu karşılıyor olması, programa katılım açısından güçlü bir teşvik mekanizması oluşturmaktadır. Hizmet bedelinin yüzde 90’ının TÜBİTAK tarafından karşılanması, özellikle KOBİ’lerin nitelikli mentörlük hizmetlerine erişimini önemli ölçüde kolaylaştırmaktadır. Bu cazip finansal yapı sayesinde, Karabük Üniversitesi öğretim üyelerinin de sürece yüksek bir sahiplenme ile katkı sunduğunu görmekteyiz. Karabük Teknokent öncülüğünde geliştirilen bu üniversite-sanayi iş birliği modeli, firmaların programa olan ilgisini önemli ölçüde artırmaktadır.”

Uygulanabilir çözümler sunacak
Nohutçu, Mentörlük hizmetlerinde destek sağlanacak kriterleri şu şekilde sıraladı: “Mentörlük hizmetleri, firmaların yeşil dönüşüm kapsamındaki mevcut durumları, sektörel ihtiyaçları ve dönüşüm potansiyelleri dikkate alınarak yapılandırılmaktadır. Bu kapsamda özellikle enerji yoğun üretim yapan, karbon salımı yüksek olan veya dijitalleşme ve döngüsel ekonomi alanlarında gelişim ihtiyacı bulunan firmalar öncelikli olarak değerlendirilmektedir. Mentörlük süreci, firmaya özgü ihtiyaç analizi ile başlamakta ve uygulanabilir, ölçülebilir çıktılar üretecek şekilde planlanmaktadır. Böylece her KOBİ için standart çözümler yerine, kendi üretim yapısına ve stratejik hedeflerine uygun yol haritaları oluşturulmaktadır. Mentör havuzunda yer alacak uzmanlar; yeşil dönüşüm, enerji verimliliği, karbon yönetimi, sürdürülebilir üretim ve dijital dönüşüm alanlarında deneyim sahibi, sektörel bilgi birikimi yüksek ve uygulama tecrübesi bulunan kişiler arasından titizlikle seçilmektedir. Bu süreçte uzmanların akademik yetkinliklerinin yanı sıra sanayi tecrübesi, daha önce yürüttükleri proje ve danışmanlık çalışmaları da dikkate alınmaktadır. Bu sayede mentörlük hizmetlerinin hem teorik altyapısı güçlü olmakta hem de sahada karşılık bulan, uygulanabilir çözümler sunması sağlanmaktadır.”
Karabük’ün demir-çelik ağırlıklı sanayi yapısı göz önüne alındığında, programın bu sektör için önemli bir dönüşüm fırsatı sunduğunu vurgulayan Nohutçu, “Enerji yoğun üretim süreçlerinin iyileştirilmesi, karbon emisyonlarının azaltılması ve verimlilik artışı açısından program kapsamındaki mentörlük hizmetleri stratejik bir rol üstlenmektedir. Bu süreç, aynı zamanda firmaların ulusal ve uluslararası karbon düzenlemelerine uyum kapasitelerini de güçlendirmektedir” dedi.
“Karabük’ü yeşil inovasyonda bölgesel bir referans haline getirmeyi hedefliyoruz”
TÜBİTAK 1831 – Yeşil İnovasyon Teknoloji Mentörlük Programı’nın, Türkiye’nin ulusal yeşil dönüşüm, düşük karbonlu kalkınma ve sürdürülebilir sanayi hedefleriyle güçlü bir uyum içerisinde olduğunu söyleyen Nohutçu, sözlerini şöyle bitirdi: “Program, bu stratejilerin sahada somut uygulamalara dönüşmesini sağlayan önemli bir araç niteliği taşımaktadır. KOBİ’lerin mevcut durum analizinden başlayarak yol haritası oluşturmasına kadar uzanan bu yapı, ulusal politika belgelerinde yer alan hedeflerin işletme ölçeğinde hayata geçirilmesine katkı sunmaktadır. Program sonunda enerji tasarrufu oranları, karbon emisyon azaltımı, süreç iyileştirme çıktıları ve firmaların dönüşüm yol haritalarının hayata geçirilme düzeyi temel başarı göstergeleri olarak ölçümlenecektir. Bu göstergeler, TÜBİTAK 1831 çağrısında tanımlanan performans kriterleriyle uyumlu şekilde izlenecek ve raporlanacaktır. Karabük Teknokent olarak yeşil dönüşüm ekosistemine yönelik yeni projeler için aktif görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Sanayi ziyaretleri gerçekleştirerek programın tanıtımını yapıyor, ön onay aldığımız Karabük firmalarıyla birlikte sürece hız kazandırmayı hedefliyoruz. Bu süreçte hedefimiz, Karabük’ü yeşil inovasyon alanında bölgesel bir referans noktası haline getirmektir.”


Kaynak: Haber Merkezi